• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Koronavirüsle mücadelede evde kalmanın önemi

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Metin Hasde, evde kalmanın, diğer değişle sosyal mesafelenmenin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) gibi solunum yoluyla bulaşan hastalıklarda enfeksiyon zincirini kırmak için en önemli halk sağlığı önlemlerden biri olduğunu belirterek, "Böyle bir durumda, virüsün yayılma hızı, insandan insana bulaşı ve vaka sayısı azalır. Hiçbir önlem alınmadığında enfekte bir kişi 1 ay sonunda 406 kişiye hastalığı bulaştırırken, sosyal mesafelenme ile yüzde 75 teması azaltarak bir ay sonundaki hasta sayısını 2,5 kişi ile sınırlayabilir." dedi.

Koronavirüsle mücadelede evde kalmanın önemi

Koronavirüsler, bilim insanlarınca "Hem hayvanlarda hem insanlarda hastalığa neden olabilen büyük bir virüs ailesi" olarak tanımlanırken, ilk kez Çin'de görülmesinin ardından çok kısa süre içerisinde hızla dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) insandan insana bulaşması nedeniyle de göze çarpıyor.

Bu nedenle neredeyse yer yüzünde görülmediği ülke kalmayan Kovid-19 ile mücadele, karar vericilerin aldığı önlemler kadar, toplumların sosyal mesafelenme sağlayarak "evde kal" çağrılarına uymasıyla da şekilleniyor.

Koronavirüsle mücadelede evde kalmanın önemi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 12 Mart'ta pandemi olarak ilan edilen Kovid-19'da en önemli enfeksiyon kaynağının insan olduğu bilinirken, Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Metin Hasde, bu süreçte bireysel izolasyonun önemini anlatarak, "Neden evde kalmalıyız?" sorusu başta olmak üzere, merak edilenleri AA muhabirine anlattı.

Koronavirüsle mücadelede evde kalmanın önemi

KOVİD-19 NASIL BULAŞIR?

Hasde, koronavirüslerin önceki yıllarda neden olduğu iki solunum sistemi enfeksiyonunun Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) olduğunu hatırlatarak, Kovid-19'un ise en son keşfedilen koronavirüsün neden olduğu bulaşıcı hastalık olduğunu aktardı.

Bu yeni virüsün ve hastalığın Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde başlayan salgına kadar bilinmediğini, virüsün 13 Ocak 2020'de tanımlandığını, hastalığın Çin'de ve ardından dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde yayılmasından sonra DSÖ tarafından pandemi ilan edildiğini anımsatan Hasde, hastalığa ilişkin şu bilgileri verdi:

Koronavirüsle mücadelede evde kalmanın önemi

"Yeni tip virüs insandan insana geçiyor. Vücuda mukozalardan yani, ağız, burun ve gözden girmektedir. Virüs damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Damlacık insanlardan öksürme, aksırma, hapşırma hatta gülme sırasında etrafa yayılan küçük parçacıklardır. Hasta bireylerin etrafa yaydığı damlacıklar içerisinde virüs bulunur. Bu damlacıklar solunursa virüs alınabilir. Bunun için hasta ve sağlam kişinin yakın olması gerekir. Ayrıca bu damlacıklar eşyaları ve yüzeyleri kirletir, buralara yapışır. Ellerin bu kirli eşya ve yüzeylere teması, daha sonra da ağız, burun ve gözlere temasıyla virüs vücuda alınmış olur."

Koronavirüsle mücadelede evde kalmanın önemi

HASTA OLANLA, OLMAYANIN BİRBİRİNDEN UZAK TUTULMASI GEREKİYOR

Hasde, "Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede üç müdahale noktası söz konusudur: Enfeksiyon kaynağı, enfeksiyon etkeni ve bulaş yolu. Kovid-19'da enfeksiyon kaynağı hasta insandır. Etken yeni koronavirüstür. Bulaş yolu da damlacık enfeksiyonudur. Tanı koyduğumuz hastayı izole ediyoruz. Bunun için tanı testleri uyguluyoruz. El yıkama, dezenfektan kullanımı ve gerektiğinde koruyucu malzemelerin kullanımı çok önemlidir ve mutlaka hasta olanla, olmayanı birbirinden uzak tutmamız gerekiyor." diye konuştu.

  • SON DAKİKA