Giriş Tarihi :
Bu dönemde Ege ve Anadolu'nun çeşitli müzikal birikimlerinden etkilendi. Klarnet müzikleri onun için adeta bir tutku haline geldi. 1988 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Çalgı Eğitimi Bölümü'nde eğitim gördü. 4 yıl sonra okuldan ayrıldı.
Vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz ile birlikte çalışmaya başladı. Katıldığı turnelerde klarnet resitali ile dinleyicileri kendisine hayran bıraktı. Turnelerin yanı sıra uluslararası festivallerde de solo klarnet şovları ile adından sıkça söz ettirdi. Güçlü parmak hakimiyeti sayesinde klarnet taksimlerine adeta kendi imzasını attı. Hüsnü Şenlendirici'nin profesyonel müzik kariyeri bu şekilde yüzlerce festivalle devam etti.
BİRÇOK ÜNLÜ SANATÇIYA EŞLİK ETTİ
Yıllarca başta Türk Müziğinin çeşitli dallarındaki sanatçılar olmak üzere, Türk Pop ve cazının önemli sanatçılarına sahne, TV ve albüm kayıtlarında eşlik etti. Bunlardan bazıları Özdemir Erdoğan, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Müslüm Gürses, Kibariye, Fatih Kısaparmak, Zara, Kubat, Kayahan, Seda Sayan, Emel Sayın, Adnan Şenses, Zerrin Özer, Cengiz Kurtoğlu, Candan Erçetin, Fatih Erkoç, Serdar Ortaç, Athena, İzel, Ayna, Hande Yener, Hasan Cihat Örter, İlhan Erşahin, Mercan Dede...
YURT DIŞINDA DA ADINI DUYURDU
İlk solo albümünü 2000 yılında Doublemoon etiketiyle Bergama Gaydası adıyla çıkardı. Bu albümle birlikte Hüsnü Şenlendirici klarnet taksim ve sahne performanslarında yeni bir sayfa açtı. Albümün ülkemizde gördüğü başarı uluslararası müzik şirketlerinin de dikkatini çekti. Etnik müzik plak şirketlerinden Traditional Crossroads albümün yurt dışında satış işlerini üstlendi. Böylelikle dünya çapında daha büyük başarılara imza atmaya başladı. Yurt içi konserlerinin yanı sıra yurt dışı konserleri de müzik dünyasında ses getiren çalışmalar haline geldi.
HEP TELEVİZYON EKRANLARINDA OLDU
2000'li yıllarda Türk müziği ve klarnet şarkıları alanında birbirinden önemli pek çok başarıyı yakaladı. Bir taraftan yurt dışı konserlerinde Türk müziğini geniş kitlelere sevdirdi. Bir taraftan da sol klarnetin müzik dünyasında ilgi görmesini sağladı. Enstrüman tercihi daima sol klarnetti. Bu klarnet çeşidinin Türk müziğine uygun ses yapısını kendine özgü yorumlarıyla birleştirdi. Sol klarnetle sergilediği müzik performansı ile adından söz ettirmeyi ve albümleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Bu dönemde Hüsnü Şenlendirici'nin hayatı müzik dünyasının dışında farklı kulvarlarda da önemli değişimlere sahne oldu. Televizyon ekranlarında çeşitli dizi, film ve reklam müziği çalışmalarında performans sergiledi. 2006 yazında Brooklyn Jazz Essentials ile tekrar bir araya geldi. Birlikte pek çok konsere imza attılar.
SOL KLARNETLE DİNLEYİCİLERİ BÜYÜLEDİ
2010 yılında Hüsnü Şenlendirici, Hindistan'da verdiği konserle adından yine sıkça söz ettirdi. Konserin ardından, New York Gypsy All Stars grubuyla turneye çıkarak Amerika'daki birçok eyalette konserler verdi. 2011 yılında Türkiye'ye gelen New York Gypsy All Stars grubuyla İstanbul Babylon ve İzmir Arena'da yeniden konserler verdi. Bu konserler, Hüsnü Şenlendirici'nin hayatı ve müzik kariyerindeki en önemli başarılar arasında yerini aldı.
Pop müziğin yanı sıra caz müzik alanında da önemli çalışmalara imza atan ünlü klarnet ustası, gerçekleştirdiği her performansta kendine özgü klarnet stilini korudu.
KONSERLERİ BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
Usta sanatçı Hüsnü Şenlendirici'nin hayatı içinde bugüne kadar 10 albüm çıkarmıştır. Bu albümleriyle sadece ülkemizde değil, Avrupa ve Ortadoğu'da da büyük ilgi gördü. Sol klarnet alanında ülkemizin dünyaca ünlü virtüözlerinden biri olarak adını duyurdu. Albümleri Avrupa'da, Ortadoğu coğrafyasında, Kuzey Afrika'da ve Amerika'da büyük ilgi gördü. Konserleri hep yüksek katılımla gerçekleşti. Öyle ki konser biletleri günler öncesinden bitti. Yoğun istek üzerine aynı gün içinde ikinci konser düzenlemek durumunda bile kaldı.
İZMİR'DE KLARNET KAMPI KURDU
2016'da Hüsnü Şenlendirici'nin hayatı önemli bir başka dönüm noktasına sahne oldu. İzmir'de satın aldığı çiftlikte klarnet kampı düzenleyerek klarnet ve müzik meraklılarını aynı çatı altında buluşturdu. Türk klarnet dünyasının iyi tanıdığı isimlerin yanı sıra dünyaca ünlü klarnet sanatçıları da kampa katıldı. Böylelikle Şenlendirici hünerlerini katılımcılarla paylaştılar. Sanatçı, kamp projesiyle müzik dünyasında oldukça ses getiren işlere imza attı.
Bergama Klarnet Kampı Şenlendirici'nin müzik kariyerinde bu bakımdan önemli bir dönüm noktasıydı. Kamp hakkında "Burası benim gezegenim" açıklaması yapan usta sanatçı, yılda 250 klarnetçiyle paylaştığı kamp deneyiminden her zaman mutluluk duydu. Klarnet kampı ayrıca İzmir ve çevresinin, Kınık ve Bergama'nın tanıtımına da katkı sağladı.
Hüsnü Şenlendirici ismi kamuoyunun gündemine son olarak sağlık problemiyle geldi. Yakalandığı bağırsak kanserinin ardından ameliyat geçiren usta sanatçının bağırsaklarından 11 cm alındı. Bu zor dönemi doktor gözetiminde ve sevenlerinin desteğiyle geçiren usta sanatçının sağlığı şimdilerde iyi durumda.
19. FERDİ ÖZBEĞEN: TAVERNA MÜZİĞİNİN UNUTULMAZ PİYANİST ŞANTÖRÜ
Ünlü piyanist Ferdi Özbeğen 17 Ağustos 1941 tarihinde İzmir'de doğdu. 11 yaşındayken ortaokulla birlikte özel müzik eğitimine başladı. 1960 yılında Özel İzmir Koleji'ni bitirdikten sonra İstanbul'da İktisat Fakültesi'ni kazandı fakat 1963 yılında babasının vefat etmesi üzerine eğitimini yarıda kesmek zorunda kaldı. Bu andan itibaren, ilgi alanı olan müziğe yöneldi.
Ferdi Özbeğen, sanat yaşamında genellikle, daha önce başka sanatçıların seslendirdiği şarkıları ve popüler yabancı şarkıların Türkçe aranjmanlarını seslendirdi. Kariyerine orkestra müzisyenliği ile başladı. 70'li yılların ikinci yarısından itibaren tanındığı müzik tarzıyla, sonraki yıllarda da "piyanist şantörlük" olarak anılacak Türk müzik akımının öncüsü olarak görüldü.
GREV YÜZÜNDEN ORKESTRASI DAĞILDI
1965 yılında Ferdi Özbeğen Orkestrası ile Altın Mikrofon Yarışması'na katıldı. İki şarkı seslendirdiği yarışmadan sonra orkestra 1967'de Okay Temiz'i, 1968'de de Esin Engin'i bünyesinde bulundurdu. 1974 yılına kadar orkestrası ile çeşitli lokal ve eğlence merkezlerinde konserler verdi. Ancak en son çalıştığı Çınar Oteli'nin greve gitmesiyle orkestrası dağıldı, Özbeğen de Şefik Uyguner'in orkestrasında çalışmaya başladı.
ÜÇ ALBÜMÜ DE ÖDÜL KAZANDI
1977 yılında ilk uzunçaları olan Ferdi Özbeğen'le 45 Dakika'yı çıkardı. 'Acaba tutar mı' endişesiyle yapılan bu albüm, kısa sürede büyük bir satış rakamına ulaştı. 1978 yılında Orhan Gencebay'ın plak şirketi Kervan Plak'a geçerek Ferdi Özbeğen'le Sohbet, 1979 yılında Teşekkürler ve 1980 yılında da Mutluluklar albümlerini piyasaya sürdü. Sohbet albümüyle Altın Plak Ödülünü kazanan Özbeğen, Mutluluklar albümüyle de Platin Plak ve Altın Piyano Ödüllerini kazandı.
VERGİ REKORTMENİ OLDU
1980'de Kervan Plak ile ortaklığını bitiren Yaşar Kekeva, kendi adını taşıyan bir şirket kurdu ve milyonları peşinden sürükleyen Ferdi Özbeğen'i de transfer etti. Şirketin ilk plağı olan Nice Yıllara albümünü çıkardı. Bunu 1981 yılında Yaşadıkça, 1982 yılında 'Bir Sır Gibi' ve 1983 yılında 'Seviyorum Delicesine' albümleri izledi.
1983 yılında, Şan Tiyatrosu'nda 20'inci sanat yılını İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile verdiği müthiş konserler zinciriyle kutlayan Ferdi Özbeğen, 1984 yılında kalitesiyle büyük takdir toplayan Piyanist albümünü çıkardı. Artık şöhretinin zirvesinde olan Ferdi Özbeğen, 1982 yılının vergi rekortmeni oldu.
ALBÜMLERİ ŞİRKETİ KURTARDI
1984 yılında Yaşar Plak'ı düştüğü zor durumdan kurtaran Ferdi Özbeğen oldu. Sizin Seçtiklerinizle albümü kendisinin yorumuyla o zamanın yapılmış ilk best of albümüdür. Dönemin sevilen 11 şarkısını seslendirdiği bu albüm kendisinin en çok satan albümü idi. 1986 yılının sonlarına doğru çıkardığı Sevdiğiniz Şarkılar albümü Türkiye'de çıkarılan ilk krom kasettir ve dönemin şartlarına göre masraflıdır.
1990'LARDA İNZİVAYA ÇEKİLDİ
Ferdi Özbeğen, 80'lerin sonu ile 90'ların başına kadar çıkarttığı albümlerde gene alaturka ve taverna tarzı şarkılar söyledi. 90'lar yeni müzik türleriyle tanışırken kendisi de yavaş yavaş inzivaya çekildi. 1998'de Kandil albümünü çıkardı, bu albüm kendisini tanımayan yeni kuşak ve hayranları için büyük bir prestij albümü oldu. Bu albümü 2001'de Ayrılmayalım albümü izledi. 2006 yılında Yaşar Plak, Ferdi Özbeğen'in 26 yıl önce okuduğu şarkıları bir re-mastered çalışmasıyla Can Suyum adıyla yayınladı.
İSTANBUL'DA KANSERE YENİLDİ
Sanatçı, 2001 yılında yakalandığı prostat kanserine 28 Ocak 2013'te 72 yaşındayken yenik düştü ve tedavi gördüğü İstanbul Okmeydanı Hastanesi'nin yoğun bakım servisinde yaşamını yitirdi. Özbeğen'in cenazesi 30 Ocak tarihinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenen törenin ardından, Levent Camii'ne getirildi. Burada kılınan cenaze namazının ardından da Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi.
20. VOLKAN SEVERCAN: ROLÜYLE, SESİYLE TOP YEKÜN BİR TİYATRO EMEKÇİSİ
Ünlü oyuncu ve seslendirme sanatçısı Volkan Severcan, 28 Ağustos 1966 tarihinde İzmir'de doğdu. Bora adında bir erkek, Meltem adında bir kız kardeşi vardır. Volkan Severcan, İzmir Özel Türk Koleji'nden mezun olduktan sonra, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde okumaya başladı. Fakat daha sonra geçtiği İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro ve Oyunculuk Bölümünü bitiren sanatçı, sanat yaşamına 1984 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda başladı. 90'lı yıllarda Taksim Sanat Evi'nde İşletme Müdürü olarak çalıştı.
Volkan Severcan birçok tiyatro oyununda oynadı, dizide ve sinema filmlerinde rol aldı. Ayrıca, yıllardır seslendirme yönetmenliğinin yanı sıra, birçok yabancı sinema filmi ve yabancı dizide de seslendirme yapmış olması nedeniyle, sesi en çok tanınan sanatçılar arasındadır. Oyunculuk, yönetmenlik ve sunuculuğun dışında 2005 yılında kurucusu olduğu VS Creative ile birçok önemli kuruluşa hizmet vermektedir.
GENÇ YAŞTA TORUN SAHİBİ OLDU
Yıllarca rol aldığı Çocuklar Duymasın dizisindeki Zero karakteri ile bilinen Volkan Severcan, iki evlilik yaptı. Severcan, 11 Mart 1994 tarihinde Buket Dereoğlu ile evlendi. Fakat 18 Mayıs 1996 tarihinde boşandı. Boşandıktan bir yıl sonra 1997 yılında Müge Hanım ile evlenen Severcan'ın Melis adında bir kızı var.
Oyuncu Volkan Severcan'ın kızı Melis Severcan, 2021'in Nisan ayında uzun zamandır birlikteliğini sürdürdüğü iş insanı Canset Yavuz ile nikah masasına oturdu. Mutlu birliktelikleri süren çift, 2022'de ilk çocuklarına kavuştu. Volkan Severcan, müjdeli haberi, "Masal'ımız dünyaya geldi. 'Dede' unvanımı dört bir yana duyururum" sözleriyle duyurdu.
Volkan Severcan'ın kızı Melis Severcan ile Canset Yavuz'un düğününe, Volkan Severcan'ın uzun yıllar rol aldığı 'Çocuklar Duymasın' dizisinin ekibinden çok sayıda davetli katılmıştı. Gelinin nikah şahitliğini Volkan Severcan'ın 'Çocuklar Duymasın'da birlikte rol aldığı yakın arkadaşı Tamer Karadağlı üstlenmişti.
21. GÖKŞİN SİPAHİOĞLU: DÜNYACA ÜNLÜ SİPA AJANS KURUCUSU
İzmir'de 28 Aralık 1926'da dünyaya gelen Gökşin Sipahioğlu, Sipa Press fotoğraf ajansının kurucusu Türk gazeteci ve foto muhabiridir. Sipahioğlu, Saint Joseph Lisesi ve İstanbul Üniversitesi gazetecilik bölümü mezunudur. Gazetecilik hayatına 1948'de Cumhuriyet ile adım atan Sipahioğlu; İstanbul Ekspress, Yeni Gazete, Vatan ve Hürriyet gazetelerinde muhabirlik ve yöneticilik yaptı.
Spor muhabiri olarak başladığı İstanbul Ekspres gazetesinde Sait Ceylan müstear adıyla yazdığı yazılar dikkat çekti ve kısa sürede gazetenin yazı işleri müdürü oldu. 1956'daki Süveyş Krizi'nden Mao'nun Çin'ine, Küba füze krizinden Münih Olimpiyatları trajedisine ya da 1968 Paris Ayaklanmaları'na kadar birçok büyük olay objektifine yansıdı.
KÜBA'YA GEMİCİ BELGESİYLE GİRDİ
1961 yılında patlak veren füze krizi nedeniyle ABD'nin ablukaya aldığı ve giriş-çıkışların yasaklandığı Küba'ya gemici pasaportu ile girmeyi başaran tek batılı gazeteci oldu. Çektiği fotoğraflar, başta Amerika olmak üzere tüm dünyada pek çok gazetede manşet oldu ve ona büyük ün getirdi. 1965'te vize alıp Çin'e girebilen ilk batılı gazeteci olan Sipahioğlu, 1966'da Erol Simavi'nin teklifini kabul ederek Hürriyet'in Paris muhabiri olarak Fransa'ya gitti. O dönemde Dalmas, Reporters Associes, Vizo, Gamma ve Black Star gibi ajanslar ile çalışmaya başladı.
KURDUĞU SİPA PRESS'İ DÜNYA TANIDI
Sipahioğlu, Sipa Press'i daha sonra eşi olacak olan Amerikalı gazeteci Phyllis Springer ve Cumhuriyet gazetesinin Atina muhabiri Kosta Daponte ile birlikte 1969'da kurdu. Foto muhabirlerini olayların öncesinde olay çıkacak bölgelere yönlendirmede çok usta idi. Bu sayede Sipa Press bir marka haline geldi ve bünyesinde dünyanın en zengin fotoğraf arşivlerinden birini oluşturdu.
Temelleri 1969 yılında atılan ancak resmen 1973'te kurulan ve dünyanın en büyük fotoğraf ajanslarından biri olan Sipa Press, 1945'ten günümüze 20 milyonu aşkın bir fotoğraf arşivine sahip olmasıyla birlikte, birçok ünlü foto muhabirinin de yetişmesine ön ayak oldu.
Fransızların 'Grand Turc' (Büyük Türk) diye hitap ettiği Gökşin Sipahioğlu, fotoğrafları değerlendiren yayın yönetmeni, haberlere herkesten önce ulaşabilen ajans sahibi ve tarafsız bir foto muhabiri olarak başarısını uluslararası alanda da kanıtladı.
'ATLATMA HABERİN PRENSİ'
Yakından takip ettiği sıcak haberlerin yanı sıra hazırladığı özel dosya konularıyla; Le Figaro, L'Express ve International Herald Tribune tarafından "Atlatma haberlerin prensi" ve "Rakipsiz foto muhabiri" olarak nitelendirildi. Birçok karma ve kişisel sergide yer alan fotoğrafçı, 2006'da dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac tarafından Chevalier dans l'Ordre de la Légion D'honneur madalyasına layık görüldü.
1994 ve 2004 yıllarında Fransız Kültür Bakanlığı'ndan, 2000'de ise Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından üstün hizmet madalyaları ile onurlandırıldı. Sahibi ve yöneticisi olduğu Sipa Press ajansını 2001 yılının Eylül ayında Fransız 'Sud Communication' grubuna sattı.
50 YIL YAŞADIĞI PARİS'TE ÖLDÜ
Sipahioğlu, 50 yıl boyunca yaşadığı Paris'te, 5 Ekim 2011 tarihinde 84 yaşında hayatını kaybetti. Türkiye'ye getirilen cenazesi 10 Ekim 2011 günü öğle namazının ardından Teşvikiye Camii'nden alınarak Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Sipa Ajansında yıllarca birlikte çalıştığı arkadaşı Zafer Hakdoğanlı, Gökşin Sipahioğlu'nun ardından şunları söyledi: "Gökşin gazeteciliği yaşamının esası yapmış biriydi. Gazetecilikte yaşayan bir insandı. Ajansçılık işinin inceliklerini her zaman tekrar tekrar aktarmış biriydi. Sanatkardı. Mesleğini ve ülkesini seven bir insandı. Gidilmesi zor olan yerlere her zaman gitmiş, röportajlar yapmış ve önemli dergilerde haberleri ve fotoğrafları yayınlanmış biriydi."
22. BENGÜ: POP DÜNYASININ HANIMEFENDİ YILDIZI
Ünlü şarkıcı, söz yazarı, besteci, yapımcı ve pop sanatçısı Bengü 2 Nisan 1979'da İzmir'de doğmuştur. Babası Tuncer Kelleci, annesi Sebahat Erden Kelleci'dir. Bengü aslen Malatyalıdır. Tam adı Bengü Erden'dir.
Müzikle tanışması ilkokul yıllarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile oldu. İzmir'de sahnelenen 'Oliver Twist' adlı müzikalde başrol oynadı.
Ortaokulu ve liseyi Özel İzmir Amerikan Lisesi'nde okudu. Çocukluk yaşlarında müziğe ilgi duymaya başlayan Bengü, İzmir'de şan dersi almasının yanı sıra müzikal türdeki bir oyunda tiyatro oyunculuğu deneyimi yaşadı. 1998 yılında bir televizyon yarışmasında ikinci olarak adını kamuoyuna duyurdu. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde tamamladı.