Giriş Tarihi : Son Güncelleme :
- Peki Albümden de biraz bahsedelim mi?
İsmi "Yalnızca", teması da yalnızlık. Kapağından şarkı sözüne, müziğine kadar her şey yalnızlık üzerine kuruldu.
- Depresif bir albüm mü?
Cazın dışında bir çalışma olacaktı sanırım. Farklı müzik türlerinin yer aldığı kolektif bir işti aslında. Ama ben müziğin dinleyici açısından türlere ayrılmasına karşıyım. Müzik bir insana hitap ediyorsa, dokunuyorsa o senindir, tamamdır yani. Türü ne olursa olsun. Ben bugün caz seviyorumdur ama yarın öyle bir arabesk parça duyarım ki otururum kahrımdan ölürüm; o bana dokunmuştur işte.
- Yaşanmış bir olaydan mı esinlendin?
Yok değil. Çok başka yerlerden çıktı. Müzikal yorumu ve eleştirisi olan bir çalışma.
- Albümde kaç şarkı var ve kaçı sana ait?
7 parça var ve hepsinin de sözü, müziği bana ait. Bunun yanı sıra albümün tasarımı da bana ait. Tasarımcı olduğum için işi o kısmını da kimsenin eline bırakamazdım. Kapak fotoğrafını da ben çektim. Yalnızlık teması olduğu için selfie çektim. Bunun üstünde daha yalnız bir konsept düşünemiyorum artık. O kadar yalnızsın ki fotoğrafını çeken yok; dramatik. İçinde benim çizimlerim var, her şarkının karşılığında.
ÇOK TİTİZ ÇALIŞIRIM
- İşini yaparken sağlamcısın sanırım?
Tabii tabii. Albümü hazırlarken, çıksın mı çıkmasın mı diye baya uzun bir süre düşündüm. Titiz çalışıyorum biraz.
- İlk albümün müydü?
Albüm olarak ilk. Ama seneler önce Barış Manço'nun "Lambaya Püf De" şarkısını yorumladım. Maksi single çalışmaydı. Sonra da "İstanbul Kafası" parçası televizyon programıyla birlikte çok sevildiği için alelacele klip çekip hemen CD yaptık. Tek şarkılık single oldu. İki single çalışmadan sonra ilk albümümü yapmış oldum.
- "Alın dinleyin" dediğin kişilerden şarkılarla ilgili nasıl yorumlar geldi?
Albümün konsepti var ama her parça müzikal anlamda birbirinden bağımsız. Bu nedenle 3. şarkıyı çok seven biri, sonraki parçadan nefret edebilir. Herkes kendi müzik tarzına göre sevdiği bir şey buluyor, aynı zamanda hoşlanmadığı şeyler de buluyor. Ben ikisine de bayılıyorum.
- Enstrümanlar da mı farklı?
Aynen. Onlar da farklı. - Albümde böyle farklı bir içerik sunmak senin fikrin miydi? Benim fikrimdi. Ben hepsini tek başına bir hikaye olarak aldım. Aslında ben orada şarkı söylemiyorum, müziklendirilmiş olarak hikaye anlatıyorum. Aşk ve aşkın çelişkisi üzerine konuşuyorsam bunu tango ile anlatmak istiyorum. İşi hem edebi açıdan hem de müzikal açıdan düşünmek istiyorum. O yüzden birbirinden farklı müzik türleri çıkıyor ortaya. Konular farklı çünkü.
- Sesini korumak için ne yapıyorsun?
Ruh ve akıl sağlığımı korumaya çalışıyorum. Çünkü insan sinirlendiğinde, gerilip strese girdiğinde farkında olmadan ses tellerini ve boyun kaslarını yıpratıyor. Çok gürültülü yerlerde konuşmamaya, bağırmamaya çalışırım. Sakin bir hayat sürmeye çalışıyorum.
- Senin dinlediğin müzik türü ne?
Kendi içinde farklı bir şey söyleyen herkesi dinliyorum. Herşeyi dinliyorum, çünkü benim işim müzik. Etrafta ne oluyor, bilmek zorundayım. İnsanlar neyi dinleyip, nerden etkileniyor, belgesel izliyor gibi inceliyorum. Müziği dinlerken yalnızızdır aslında. Bir şarkı çalar, ikimiz de yan yana oturuyoruzdur ama farklı köşelere bakıp başka şeyler düşünürüz. O esnada herkes yalnızdır. Benim modlarım ve duygu durumum vardır. Bana bir şey hatırlatıyorsa, o anki duygu durumumu tamamlıyorsa o müziği dinliyorum.
- Bir sonraki albüm için belli bir çıkış tarihi var mı?
Tarih yok. Bir sonraki albüm mü olur onu da bilmiyorum. Karar veremedim henüz. Benim için şarkı şarkı ilerliyor her şey. Her şarkı bir hikaye olduğu için yeni anlatacak şeylerim olduğu zaman çıkıp anlatırım.
- Yakın bir tarihte İzmir'de yeniden sahne alacak mısın?
Şu an için bir plan yok fakat olmasını çok isterim. Tatil amaçlı geldiğim zamanlar da oldu. İzmir'i çok iyi tanımıyorum ama burasının benim için anlamı şudur; Bence İzmir ve İzmir insanı Türkiye'nin batıya dönük yolu. Özel bir bölge burası. Bir duruşu olan bir şehir. Türkiye'de çok fazla olmayan bir özellik ve bu özelliğini de koruyor.