Giriş Tarihi : Son Güncelleme :
YEDİ UYUYANLAR MAĞARASI - İZMİR
Efes Antik şehrinin yakınlarında, Panayır Dağı eteklerinde bulunan Yedi Uyuyanlar Mağarası'na Vedius Gymnasium'unun yanından doğuya doğru dönen asfalt yoldan giderek ulaşılabilir. Burası, hem İslam dininde, Hem Hristiyanlıkta söz edilen Yedi Uyuyanlar –ya da Yedi Uyurlar- hikâyesindeki yedi gencin uyuduğu mağara olarak bilinir.
ALSANCAK KORDONBOYU - İZMİR
Şiirlere ve şarkılara esin kaynağı olmuş, romantik günbatımı, imbatı, kafeleri, balık lokantaları, şık mağazaları, geçit törenleri, koşu ve bisiklet parkurlarıyla ünlü Alsancak semti İzmir'in en popüler gezi ve eğlence merkezidir. Sahil şeridi "Kordonboyu" (I. Kordon), Kıbrıs Şehitleri Caddesi, çarşısı, Gündoğdu Meydanı, Cumhuriyet Meydanı, rum evleri, kiliseler, sinagoglar, kordonun ilk iskelesi olan Pasaport İskelesi, II.Kordon eğlence dolu zaman geçirilebilecek oldukça hareketli ve keyifli yerlerdir.
SELÇUK– ŞİRİNCE KÖYÜ - İZMİR
İzmir'in Selçuk İlçesi'ne bağlı ve Selçuk'a 8 kilometre mesafede tarihi mimarisi korunmuş turistik bir köydür. Özgün adı olan Kırkınca'nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet'in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in talimatıyla Şirince şeklinde resmileştirilmiştir.
İZMİR DOĞAL YAŞAM PARKI
İzmir Kültürpark Fuarı'nda 18 dönüme kurulan hayvanat bahçesi, 1937 yılında hizmete açılmıştır. 2008 yılında Çiğli Sasalı'daki 425 dönümlük alanda Türkiye'nin ilk Doğal Yaşam Parkı'na dönüştürülmüştür. 2006 yılında başlanılan proje iki yılda tamamlanmıştır. Hayvanların kendileri için özel olarak doğal ortamlarındakine benzer hazırlanan barınaklarda özgürce yaşadığı, binlerce ağaç ve bitki çeşitliliği ile kentin ve kentlinin nefes aldığı Doğal Yaşam Parkı, kısa sürede İzmir'in cazibe merkezlerinden biri haline gelmiştir. Çiğli'de kuşkusuz ki görülmesi gereken yerlerden biridir.
İZMİR KENT ORMANI
İnciraltı Dalyanı'nı çevresiyle birlikte düzenlenen, yaklaşık 2 milyon metrekarelik İnciraltı Kent Ormanı, İzmirlilerin günün her saati kullandıkları, deniz ve yeşilin birleştiği bir ortamda spor, yürüyüş, gezinti ve piknik yapabildiği bir alanıdır. İnciraltı Kent Ormanı'nda doğal taş, kaya ve tahtalarla oluşturulmuş dinlenme alanları, köprüler, yürüyüş ve bisiklet yolları bulunmaktadır. Kuşların barındığı ve yumurtladığı orman içindeki sulak alan, tel örgüyle koruma altına alınarak, Yenikale'den başlayan bisiklet ve yürüyüş yolu, sahilden İnciraltı Kent Ormanı'na bağlanarak, kıyı şeridi taş dizgi ile döşenmiş balıkçı barınağı korunmuştur.
MERYEM ANA EVİ - İZMİR
Selçuk'a 9 kilometre uzaklıktaki Meryem Ana Evi Bülbül Dağı üzerinde bulunmaktadır. İsa'nın ölümünden 4 ya da 6 yıl sonra St.John'un Meryem Ana'yı Efes'e getirdiği bilinmektedir. 1891 yılında Lazarist papazlar Alman rahibe A.Katherina EMERICH'in rüyası üzerine Meryem Ana'nın son günlerini geçirdiği evin araştırmalar sonunda bu yer olduğunu ortaya çıkarmışlardır. Bu olay Hristyanlık dünyasında yepyeni bir buluş olmuş ve din alemine ışık tutmuştur. Haç planlı ve kubbeli olan bu yapı daha sonra restore edilmiştir. Müslümanlarca da kutsal sayılan evde Papa VI.Paul'un 1967 deki ziyaretinden sonra her yıl Ağustos ayının 15 . gününden ayinler düzenlenmekte ve bu ayinler büyük ilgi görmektedir.
BERGAMA AKROPOLÜ - İZMİR
2014 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne giren Bergama, tarihi boyunca işgallere ve yıkımlara maruz kalmasına rağmen, stratejik bir noktada yer alması nedeniyle sürekli iskân edilmiştir. Kent, antik dönemde Pergamon olan adını "kale" veya "müstahkem mevkii" anlamına gelen "perg/berg" kelimesinden almıştır.
İZMİR ARKEOLOJİ MÜZESİ
İzmir'de ilk arkeoloji müzesi üç senelik eser toplama ve derleme çalışmalarından sonra 1927 yılında Basmane semtinde bulunan Ayavukla (Gözlü) Kilisesi'nde ziyarete açılmıştır. Sonrasında 1951 yılında Kültürpark'ta ikinci bir arkeoloji müzesi daha hizmete girmiştir. Ancak çevresindeki antik kentlerden gelen eserlerin yoğun olmasından dolayı yeni bir müzeye ihtiyaç duyulmuştur. Bunun üzerine Konak'ta Bahribaba Parkı içinde 5000 m²lik bir alanda yeni ve modern bir müze binası inşa edilerek 11 Şubat 1984 yılında İzmir Arkeoloji Müzesi ziyarete açılmıştır. Müze teşhir salonları, laboratuvarları, depoları, fotoğrafhanesi, kitaplığı, konferans salonu ile her türlü ihtiyaca cevap verebilecek şekilde düzenlenmiştir. Müzede sergilenen eserler 5 binin üzerindedir.
İZMİR KUŞ CENNETİ
Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alınmış olan Kuş Cenneti, Çiğli'deki Çamaltı Tuzlası sahası içinde 8 bin hektarlık bir alana yayılmaktadır. Dünyada nesli tükenmekte olan tepeli pelikanları, pembe kanatlı flamingoları, gri ve siyah leylekleri ile 205 kuş türünün yaşadığı bu cennet, sahip olduğu doğal şartlar bakımından ülkemizin en önemli sulak alanlarından biri olduğu gibi, dünyadaki benzerleri ile kıyaslanamayacak derecede de mükemmeldir. Doğaseverler ve fotoğrafçılıkla ilgilenenler için Çamaltı Tuzlası ile Kuş Cenneti bulunmaz bir nimettir. Saha içindeki Çamaltı Tuzlası, yıllık 600 bin tonu bulan kapasitesi ile Türkiye'nin tuz ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamaktadır. Bu alan, 1982 yılında "Su Kuşları Koruma ve Üreme Sahası" olarak tescil edilmiştir. Çiğli'ye 10, Karşıyaka'ya 26 kilometre uzaklıktadır. Yılda 50 bin kuşun uğradığı bölge, kuşların göç yolu üzerindedir ve aynı zamanda arkeolojik sit alanıdır. Kuş Cenneti'nde ziyaretçi merkezi, kuş gözlem kuleleri, dürbün ve gezi bisikleti bulunmaktadır.
BİRGİ - İZMİR
İzmir'in Ödemiş ilçesinde yer alan ve antik çağlardan beri, birçok medeniyete ev sahipliği yapan Birgi sırasıyla; Frig Uygarlığı (MÖ 750-680), Lydia Uygarlığı (MÖ 680-546), Pers Krallığı, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu'nun hakimiyeti altında bulunmuştur. Bizans döneminde önceleri kule anlamına gelen Pyrigion adıyla bilinen Birgi, daha sonraları Christoupolis adını almıştır. Kent, Anadolu'da Beylikler döneminde, 13. ve 14. yüzyılda Aydınoğlu Beyliği'ne başkentlik yapmıştır. 1426 yılında ise kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçmiştir.
İZMİR RESİM VE HEYKEL MÜZESİ - İZMİR
İzmir Resim ve Heykel Müzesi 9 Eylül 1952 tarihinde Kültürpark alanı içinde yer alan (Bruno Taut tarafından tasarlanan) maarif velâketi binasında galeri olarak hizmete açılmıştır. Ressam Sadık Renkler ile Ali Rıza Hiti'nin ardından, ressam Kadri Ataman on yıl süreyle galeri müdürlüğü yapmıştır. 1973 yılında ressam ve heykeltıraş Turgut Pura'nın (1964-1979) müdürlüğü döneminde galeri, mimar Muhlis Türkmen ve İnan Göral tarafından tasarlanan ve ödül alan Mithat Paşa Caddesi'ndeki binasına taşınarak müzecilik hizmetine de başlamıştır.
TEOS ANTİK KENTİ - İZMİR
Teos Antik Kenti, İzmir'in Seferihisar ilçesine 5 kilometre uzaklıkta bulunan Sığacık köyündedir. Bir liman kenti olan Teos, bazı tarihçilere göre MÖ 1050-1000 yıllarında kurulmuştur. Kurucusu Dionysos'un oğlu Athamas olarak bilinir.
Teos, 12 İon kentinden biridir. Ana geçim kaynağı deniz ticareti olan Teos'un biri büyük diğeri küçük olmak üzere iki limanı vardır. Teos'taki eserler Helenistik ve Roma dönemlerine aittir.
KARABURUN - İZMİR
Üzerinde yer alan yarımadaya ismini veren Karaburun, İzmir sahil şeridinin en doğal tatil yerlerinden birisidir. Çok güzel köyleri ve el değmemiş koyları vardır. Mavi bayraklı denizi, sualtı dalış, doğa yürüyüşleri, köy turizmi, eko ve agro turizmi gibi alternatif turizm faaliyetleri için ideal özelliklere sahiptir. XIV. yy ve XIX. yy.' dan kalma camileri, çeşmeleri mutlaka görülmeye değer kültürel miraslardır. Çeşmelerden günümüze kalanlar içinde her biri ayrı bir değerdir. Karaburun kırlarını süsleyen ve adını mitoloji kahramanı Irmak tanrıçası Nana'nın oğlu Narsisus'dan alan Nergis çiçeği yörenin önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır.
BORNOVA - İZMİR
Bornova günümüzde büyük bir üniversite kampüsü, öğrenci yurtları, öğrencilere hizmet veren cafe ve lokantalar ve tabiî ki genç nüfusu ile hemen dikkati çekmektedir. Ayrıca Bornova'da 1700'lü yılların sonları ile 1800'lü yıllarda İzmir'de yaşayan Levantenler tarafından yaptırılan bir çok köşk yer almaktadır. Bunlardan; 1859'da yapılan Peterson Köşkü, halk arasında 'Perili Köşk' olarak bilinen Murat Köşkü, Floransalı Aliotti Ailesi tarafından 1820'li yıllarda yaptırılmış Aliotti Evi ve daha başkaları değerli sivil mimari örneklerindendir. Adını ünlü antik çağ yazarından alan Homeros Vadisi Rekreasyon Alanı; 2 büyük gölet, piknik alanı ve yürüyüş yolu ile temiz havada keyif dolu vakit geçirebileceğiniz yeni bir mesire yeri olarak hizmete açılmıştır.
ÖDEMİŞ GÖLCÜK GÖLÜ - İZMİR
Ödemiş'i çevreleyen Bozdağlar'da bulunan bu şirin yayla, aynı zamanda Gölcük Gölü ile de ünlüdür. Göl, çevresi çam ormanları ile kaplı yaylanın tam ortasındadır. Nefis havası, konaklama tesisleri ile spor kulüplerinin de kamp yeri olarak kullandığı Gölcük tam anlamıyla bir doğa cennetidir.
Kaynak: Kültür Portalı