Giriş Tarihi : Son Güncelleme :
Kütahya'da çocukluğunda çaycılık ve lokantacılığı öğrenmek isterken babasının yönlendirmesiyle çini ve seramik ustası eniştesinin yanında çalışmaya başlayan Ali Buzkan, mesleğinde çeyrek asra yaklaşan tecrübe sahibi oldu.
Babasının kendisini başka bir alana yönlendirdiğini belirten Buzkan, "Babam, benim de eniştem Mehmet Yıldırım gibi sanatla ilgili bir meslek öğrenmemi istedi. Ben de babamın tavsiyesi üzerine 11 yaşımda eniştemin yanında çırak olarak başladım. Ustam bana ahilikte olduğu gibi sıkı bir eğitim verdi." dedi.
Uzun uğraşlar sonucu çini çamurundan yaptığı yumurta şeklindeki ilk eserini göstermek için, heyecanla gece yarısı kar yağışına rağmen ustasının evine gittiğini anlatan Buzkan, "Gayretlerim, ustamın hoşuna gitti. Daha sonraki süreçte ustamın bana verdiği tüm işleri başarıyla yapıyordum. 13 yaşına geldiğimde ustabaşı oldum. 14 yaşına geldiğimde ise ustam beni çarkın başına oturttu." ifadelerini kullandı.
ÇİNİ ÇAMURUNUN SANAT YOLCULUĞUNDA İLK DURAK: ÇARK USTALARI
Çamurun, çark ustalarının elinde sanat yolculuğuna başladığını söyleyen Buzkan, şunları söyledi:
"Bir torba çamur, çark ustasının elinde sanata doğru yola çıkıyor. Çamur ustanın elinde vücut bularak vazolar, ibrikler, tabaklar, kaseler ve çok çeşitli eserler oluyor. Diğer usta eller tarafından da desenlendiriliyor, boyanıyor ve sır çekiliyor. 1050 derecede fırınlandıktan sonra rengarenk elbiselerini giyiyor, ışıl ışıl çok güzel sanat eserleri haline dönüşüyor. Bizler çini ve seramik sanatının bilinmeyen kahramanlarıyız. Bizi, sadece yaptığımız eserlere desen çizen, boyayan çini ustaları bilir. Çini eserleri alanlar maalesef bizi bilmiyor. Bu da bizim için bir burukluktur. Çini eserleri alan insanların, o eserleri şekillendiren usta eller olduğunu bilmelerini istiyoruz."