Giriş Tarihi : Son Güncelleme :
Sultan II. Abdülhamid Han'ın talimatıyla çalışmalar yapan Fransız şehir plancısı Bouvard, meydan için çizdiği tasarımlarda At Meydanı'nı orijinal seviyesine indirmişti. Taban, simetrik inşa edilecek birkaç merdivenle ciddi seviyesine ulaşacaktı, meydanın Divanyolu'na erişen kuzey ucunda bir giriş düşünülmüştü. Bir önceki tasarımda budama ile biçim verilmiş peyzaja sahip köşe noktalarında ağaçlar bulunan simetrik Fransız Bahçesi, görünümünü korumuştu. Dikilitaş, Yılanlı Sütun ve Örme Sütun'un sıralanışı simetriyi sağlıyor ve meydana hafifçe Paris, hatta Concorde Meydanı havası veriyordu.
Meydanın iki tarafında yükseltilmiş bir kaldırım boyunca dikilecek ağaçlar, meydana zarif bir sınır çizecekti. Bouvard tasarısında, 1616 tarihinde inşa edilmiş Sultan Ahmed Külliyesi Medresesi'nin tamamen, bahçe duvarınınsa kısmen yıkılmasını, böylelikle At Meydanı'nın uzun cephesini dik açıyla kesen hattın vurgulanmasını sağlamayı önermişti.
Caminin avlusuna tipik bir Fransız bahçesi yer alacak, avlunun ortasındaki Alman Çeşmesi, üstü açık heykelvari bir yapı ile değiştirilecekti. Projeye göre At Meydanı'nın batısındaki 16. Yüzyıl yapısı İbrahim Paşa Sarayı da yıkılacak, yerine polis müdürlüğü yapılacaktı. Bu dev bina, At Meydanı'nı boydan boya kaplayacak, ''e'' harfi biçiminde, yaklaşık 480 metre uzunluğunda olacak, ölçek ve plan itibariyle Bouvard'ın Paris'teki şaheseri Sanayi Sarayı'na benzeyecekti.
Ancak Bouvard'ın tasarladığı proje, Osmanlı idaresi tarafından beğenilmemiş ve uygulanmamıştır.
Salih Münir Paşa, Sultan II. Abdülhamid Han'ın talimatıyla Fransız Şehir Plancısı Bouvard'a, İstanbul Nazım İmar Planı hazırlamasını teklif etmiştir. Teklifi kabul eden Bouvard, İstanbul'un büyük boy fotoğraflarını sipariş ederek, Paris'te bu fotoğraflar üzerinden çalışmalar yapmıştır. İstanbul için adeta yeni bir ima önerilen bu projelerde, anıtların ön plana çıkarılması ve temaşa alanlarının açılması prensibini tavsiye etmekteydi. Bouvard'ın tasarladığı At Meydanı projesinde, şehrin tarihi dokusunu korumayı amaçlamışsa da Beyazıt Meydanı tasarından farklı bir yaklaşım benimseyerek, kentte gerçek bir şehir merkezi önerisi sunuyordu.