İzmir'de 7.65 çapındaki silahıyla kurbanlarının başına tek el ateş ederek işlediği seri cinayetlerle Türkiye'yi ayağa kaldıran katil zanlısı Hamdi Ayri (27), cinayetleri sürdüremeden yakalandı. Kız arkadaşını öldürmek üzere yazları garson olarak çalıştığı Bodrum'a giden Hamdi Ayri, kaldığı pansiyonda suç aleti silahla birlikte polis baskınıyla kıskıvrak ele geçirildi. Son cinayeti işlediği bölgedeki 44 güvenlik kamerasından 6'sı tarafından görüntülenen katil, görüntülerde elindeki siyah poşetle yürüdüğü sırada polisi görünce yön değiştirmesinden şüphelinelerek belirlendi.
TEŞHİS EDİLDİ
Öldürdüğü son kurbanının, içinde kendi fotoğraflarının da bulunduğu telefonu sattığı bayi tarafından kamera görüntüsünden teşhis edilen zanlı, cinayetleri parasız kaldığı için işlediğini öne sürdü, Bodrum'a da dün sabah saatlerinde randevulaştığı sevgilisi G.G'yi öldürmek için geldiğini dile getirdi. Zanlının ilk ifadesinde polise, "21 kurşunum kalmıştı. Öldürmeye devam edecektim" dediği öğrenildi. Operasyonu İl Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz'la birlikte Ankara'da Gasp Büro Amiri olarak görev yaparken kasklı operacı sapığı yakalayan ve atandığı İzmir'de ilk 4 ayda, faili meçhul 11 cinayeti çözen, Cinayet Büro Amiri Levent Bilici ve Asayiş Şube Müdür Yardımcısı 4. sınıf emniyet Müdürü Derya Kılınç yönetti.
HENÜZ 27 YAŞINDA
İzmir'de 3 günde 3 kişi başlarından tek kurşunla vurarak öldüren seri katil, dün sabah Bodrum'da bir pansiyonda uyurken yakalandı. Balçova'da kardeşleriyle oturan Hamdi Ayri, 24 Nisan gecesi saat 23.55'te önce kendi evine 100 metre mesafede bankacı Esra Yaşar'ı öldürüp çantasını gasp etti. Ertesi gece saat 23.15'te yine aynı bölgede üniversite öğrencisi Ayşe Selen Ayla'yı öldürüp telefonu gasp eden seri katil, üçüncü gece sabaha karşı bu kez Konak'ta kurban aramaya başladı. Kemeraltı Çarşısı yakınlarında karşılaştığı travesti Kazım Toker'i kendisine kurban seçen seri katil, cinsel ilişkiye girme bahanesiyle bir ara sokağa çağırdı. Ancak Toker, hareketlerinden şüphelenerek kaçtı.
"AZRA"YI GÖRÜNCE
Bu sırada otomobiliyle Kazım Toker'in yanından geçen "Azra" lakaplı travesti arkadaşı Mustafa Has, seri katilin bulunduğu sokağa girip aracı park ederek müşteri beklemeye başladı. Has'ın yalnız olduğunu gören seri katil, yanına gittiği otomobilin kapısını açarak, diğer iki kurbanında olduğu gibi başına tek el ateş ederek öldürdü ve çantasıyla cep telefonlarını aldı. Üçüncü cinayetin ardından polise başvurup ifade veren Kazım Toker, yaşadıklarını anlatarak öldürülen arkadaşı Mustafa Has'ın kendisinin kaçtığı sokağa girdiğini anlattı.
Bunun üzerine 350 kişi ile olayı çözmeye odaklanan polis, Alsancak'tan başlayarak Fevzipaşa Bulvarı'na doğru bölgedeki 44 işyeri ile kamu kurumları ve bankaların güvenlik kameralarının kayıtlarını tek tek incelemeye alındı. Görüntülerde, elinde siyah bir poşetle yürüyen bir kişinin, polis aracını görünce yolunu değiştirdiğini fark eden polis, şüphelerini bu kişi üzerinde yoğunlaştırınca 5 ayrı kameraya daha aynı görürtünün takıldığını gördü. Bunun üzerine şüphelinin en net görüntüsünden fotoğrafını basan polis, bölgedeki ikinci el cep telefonu alım satımı yapan dükkanlara ve diğer esnafa gösterip daha önce bu kişiyi görüp görmediklerini sordu. Bu sırada cep telefonu satan Dilara İletişim adlı işyerinin sahibi Nergis Oksay, fotoğraftaki kişinin aynı gün kendisine bir cep telefonu sattığını söyledi.
ADI DOĞRULATILDI
Telefonu inceleyince hafızasında öldürülen travesti Mustafa Has'ın fotoğraflarını bulan polis, seri katilin de telefonu satarken adını Hamdi Hayri olarak yazdırdığını öğrendi. Ayrıca zanlının cep telefonu sattığı yerede kimlik fotokopisi veremediği için satıcının isteği üzerine eski çalıştığı restoranın telefonunu verdiğini tespit etti. Hemen adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden benzer isimleri araştıran polis, ilk 2 cinayetin işlendiği mahallede Hamdi Ayri isimli birinin oturduğunu belirledi. Hamdi Ayri ismi, alınan telefon numarasından çalıştığı eski işyerine de doğrulatıldı.
Polisler bir gecede 20 adrese baskın yaptı
Seri katilin peşine düşen polis, Balçova'da kardeşleriyle birlikte kaldığı ailesine ait eve operasyon düzenledi. Evde bulunan kardeşleri T. (25), A. (19) ve A. Ayri (26) ifadeleri alınmak üzere Cinayet Büro Amirliği'ne götürüldü. Üç kardeş ifadelerinde olaydan haberdar olmadıklarını kardeşlerinin Bodrum'a gittiğini bildiklerini söyledi. Polis, zanlının İzmir'de bulunabileceği 20'ye yakın adrese de baskın düzenlendi. Araştırmada zanlının, İzmir garajından otobüse binip Bodrum'a gittiği kesinlik kazandı. Bunun üzerine Şube Müdürü Derya Kılıç, Huzur timleri Amiri, bir komiser ve 4 polisten oluşan ekip, saat 23.00'de Bodrum'a hareket etti.
Burada katil zanlısının kaldığı pansiyonu belirleyen ekip, sabaha karşı 05.45'te, Muğla Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı özel timle birlikte operasyon düzenledi. Polisler kapıyı kırarak girdikleri odada uyuyan seri katili kıskıvrak yakaladı. Seri katille birlikte cinayetlerde kullandığı tabanca yastığının altında, 21 mermi ile kurbanlarının cep telefonları ve ziynet eşyaları da odasında bulundu. Cebinde 600 lira ile 200 dolar elegeçirildi. İzmir Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz da, operasyonu sabaha kadar makamında takip ederek yönetti ve Vali Cahit Kıraç'ı da bilgilendirdi.
Uyuşturucuya alıştıran sevgilisini öldürecekti
Bodrum'da ve İzmir'de garsonluk yapan Hamdi Ayri'nin ilk ifadesinde cinayetleri parasız kaldığı için gasp amacıyla işlediğini, Bodrum'a da burada yaşayan sevgilisini, kendisini uyuşturucuya alıştırdığı ve parasını yediği için öldürmek üzere geldiğini söylediği öğrenildi.
ETTEN DUVAR
Hamdi Ayri'nin Bodrum Emniyet Müdürlüğü'nden İzmir'e sevk edilmesi sırasında geniş güvenlik önlemleri alındı. Araçların ayrılması sırasında araç trafiği durduruldu. Yetkililer görevli araçlara 'kırmızı ışık kuralına uyulmayacak' talimatı verdi. Bu arada basında yer alan haberleri izleyen meraklı vatandaşlardan bazılarının taş attığı gözlendi.
Polisler, yol boyunca Ayri'yle konuşmayı sürdürdü. Ayri'nin bu sırada neden yaptığın sorusuna, "Param kalmamıştı. Paraya ihtiyacım vardı. Onun için" dediği öğrenildi. Zanlının polisin "Neden 3 kişi" diye sorması üzerine zanlıların, "Canım istedi" dediği kaydedildi. Öte yandan zanlının Bodrum'a sevgilisi G.G'yi öldürmek için gittiğini anlattığı ve yakalanmaması halinde sabah 09.00'da buluşacağı sevgilisini de gün içerisinde öldürmeyi istediğini anlattığı ve "21 kurşunum daha vardı. Öldürmeye devam edecektim" dediği belirtildi.
ÇELİK YELEKLE GETİRİLDİ
İzmir'e korku dolu üç gün yaşatan Hamdi Ayri, Bodrum'dan İzmir'e saat 14.30 sıralarında getirildi. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Emniyet Müdürlüğü Bozyaka Hizmet Binası'na getirilen zanlı çevrede toplanan vatandaşlar tarafından yuhalandı. Bazı vatandaşlar idam cezasının geri getirilmesini istediklerini söyledi. Zanlı Hamdi Ayri'ye çelik yelek giydirildiği dikkat çekti.
TAKDİRLİK POLİSLER
İzmir Valisi Cahit Kıraç, Emniyet Müdürlüğü bünyesinde 350 polisin bu soruşturma için görevlendirildiğini anlatarak, bu ekiplerin, delil toplama ve değerlendirmenin yanı sıra kapı kapı dolaşıp kameraları topladığını belirtti. Zanlının yakalanmasında en büyük etkenin çaldığı cep telefonunu satması olduğunu söyleyen Kıraç, 40'a yakın güvenlik kamerası görüntüsüyle de tespit edildiğini açıkladı. Kıraç, balistik incelemede 3 cinayetin de aynı silahla işlendiğini belirlediklerini ancak bunu açıklamadıklarını da söyledi. Vali Kıraç, konuyla ilgili çalışan polisleri takdirnameyle ödüllendireceklerini açıkladı.
İzmir Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz da izinleri kaldırıp 350 polis görevlendirdiklerini, ortada hiç bir görgü tanığının bulunmadığı için farklı bir taktik uyguladıklarını anlattı. Yılmaz, bu çerçevede zanlının kendisini rahat hissetmesi için taktik olarak hayali bir robot resmi çizip dağıttıklarını da anlattı.
FAİLİ MEHÇUL AVCISI
Ankara'da Gasp Büro Amiri olarak görev yaparken, Türkiye gündemine oturan kasklı operacı sapığını yakalayan ve Ercüment Yılmaz'ın İzmir'e beraberinde getirdiği Cinayet Büro Amiri olarak görevlendirdiği Emniyet Amiri Levent Bilici, 4 ayda İzmir'de faili meçhul 11 cinayeti de çözdü. Son olarak 2008 yılında Kordon'da herkesin gözü önünde öldürülen ve faili meçhul olarak kayıtlara geçen 28 yaşındaki genç barmen Veli Yılmaz Sarıcı cinayetini aydınlatan Bilici ve ekibi, İzmir'de görev yaptığı son 8 ayda 2 yılda, faili meçhul kalan İşadamı Sezai Rahmi Özden cinayeti, Suna Vural cinayeti, Kumru Aslanboğa cinayeti, Altındağ'da toprağa gömülü bulunan Mehmet Özer Fevzi Aluç cinayetleri, Cenk Çelik cinayeti, Mustafa Dinç cinayeti, Veli Yılmaz Sarıcı cinayeti ve Hamit Yüzer cinayetini çözmüştü. Operasyonu Bodrum'da bizzat yöneten Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Derya Kılınç ise İstanbul'da görev yaptığı sırada Avcı lakapı ile tanınıyordu. 4. sınıf Emniyet Müdürü Derya Kılınç, Söylemez çetesi liderini de Adana'da yakalamıştı.
Kızlarına, "Katilin yakalandı" dediler
İlk kurban Esra Yaşar'ın Adıyaman'da yaşayan ailesi, Hamdi Ayri'nin yakalandığını öğrenince kızlarının mezarına koşarak gözyaşları içinde "Katilin yakalandı" haberini verdi. Anne Türkan Yaşar, abla Tuğba Yaşar ve akrabaları mezarlıkta ağıtlar yakıp, cinayeti işleyen katile lanetler yağdırdı. Gözü yaşlı anne, "Üç can alıp yürekleri yakan bu caniyi devletimiz asmalı. Onu cezaevine atmak yetmez. Bunun bir caydırıcılığı yok. Bu caniyi cezaevine atacaklar, bizlerden kesilen vergilerle de besleyecekler. İdamın yeniden gelmesi için gerekirse referandum yapılsın" dedi. Kızının peynirli helvayı çok sevdiğini söyleyen anne, mezarın üzerine bir paket helva bırakarak, "Kızım bak sen bunu çok severdin. Sana getirdim, şimdi senin de bir evin var. Ben artık buraya senin evine, senin yanına geleceğim" dedi. Katilin yakalanmasının acılarını bir nebze olsun hafiflettiğini ifade eden abla Yaşar kardeşinin mezarına kapaklanırken, amca Mehmet Yaşar da adaletin bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini kaydetti.
"EN AĞIR CEZA"
Katil zanlısını yakalanması, katilin ikinci kurbanı, üniversite öğrencisi Ayşe Selin Ayla'nın (22) ailesine de buruk bir mutluluk yaşattı. Mimarlık Bölümü öğrencisi kızlarını önceki gün toprağa veren aile, dün sabah aldıkları haberin, acılarını bir nebze olsun hafiflettiğini söyledi. Yaşadığı acının etkisiyle anne konuşmakta bile zorlanırken, gözü yaşlı baba Sertel Ayla, "Hayattaki tek varlığımız, en değerlimizi elimizden alan acımasız katilin yakalanmış olması bir nebze de olsa acımızı hafifletti. Türk adaletine olan güvenimiz tam. Gereken en ağır cezanın verilmesini ve affedilmemesini istiyoruz" dedi. Baba Ayla, katili kısa sürede yakalayan İzmir polisine de teşekkür ettiğini belirterek, aileleri de uyardı, "Biz yandık, başka aileler yanmasın" dedi. Baba, idam cezasının tekrar getirilmesi ve silah satışlarının zorlaştırılması için hükümetin gereken önlemleri almasını da istedi.
TABANCA BODRUM'DAN ÇALINDI
İzmir'de dört gece boyunca "seri katil" kabusu yaşatan Hamdi Ayri'nın peş peşe işlediği cinayetlerde kullandığı tabancayı 10 gün önce Bodrum'da bir restorandan çaldığı ortaya çıktı. Dün sabah Bodrum'da nefes kesen operasyonla kaldığı pansiyonda ele geçirilen Ayri'nin daha önce de aynı odada kaldığı öğrenildi. Bodrum Cevat Şakir Caddesi üzerindeki Adil Bakar'a ait döner restoranına olaydan 10 gün kadar önce gelen Hamdi Ayri'nin yemek yediği, parası olmadığı için kimliğini rehin olarak bıraktığı öğrenildi. Gece restoran kapandıktan sonra işyerinin kapısını açarak cinayette kullandığı silahın yanısıra diz üstü bilgisayar ve para çalan Ayri'nin bu sırada kimliğini de aldığı belirlendi. İşadamının, işyerinin görüntü kayıtlarını polise teslim edip 400 lirası ile birlikte silah ve bilgisayarının da çalındığını bildirdiği öğrenildi.
AYNI BERBERDE TRAŞ
Öte yandan ilk iki cinayetin işlendiği Balçova Korutürk Mahallesi'nde berberlik yapan Abdurrahman Kuktay ise katil zanlısının ilk cinayetin ardından pazar günü dükkana gelip saçlarını kestirdiğini kaydetti. Çok konuşmadıklarını belirten Kuktay, "Cinayetlere çok üzüldük. İlk cinayette ölen banka çalışanı Esra Yaşar'ın babası, cenaze için geldiği İzmir'de dükkanda tıraş olmuştu. Hemen ardından katil zanlısı geldi. Peş peşe tıraş oldular, hatta karşılaştılar" dedi.
MAHALLELİ ŞAŞIRDI
Diğer yandan mahalleliler katil zanlısı Hamdi Ayri'nin düzgün giyinen, asık yüzlü bir kişi olduğunu öne sürerken, bu kişinin cinayet zanlısı olarak yakalanmasına şaşırdıklarını ifade etti. Mahalle sakinlerinden İsmail Kurdaş ise zaman zaman karşılaştıkları Hamdi Ayri'nin uzun palto giydiğini, davranışları nedeniyle psikolojisinin bozuk olduğunu düşündüğünü kaydetti.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Adli Tıp Enstitüsü Eski Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, polisin, zanlıya benzemeyen robot resmi dağıtmadan önce zanlının eşkaline ulaşmış olduğunu belirterek, "Zanlının rahat hareket etmesini sağlamak üzere böyle bir yanlış yönlendirme yapılabilir. Burada robot resim dağıtma bir yakalama olanağı olarak görülmemektedir. Bu olayda kimliği saptanmış, peşinden özel bir ekip gitmiş. Katil zanlısı baştan beri rahat hareket ediyor. Cep telefonunu satmaya kalkması da rahat hareket ettiğini gösteriyor" dedi. 1998 yılında da bir seri katilin, maktulün cep telefonunu satmaya çalışırken yakalandığını belirten Atasoy, zanlıların bu şekilde hareket edebildiğini kaydetti. Emekli Emniyet Müdürü Yusuf Vehbi Dalda, polisin böyle bir yöntem kullanmasında bir sakınca görmediğini belirterek, "Her iş yapılırken çeşitli taktikler var. Bunların da mevzuatta şu veya bu şekilde kesin kuralları yoktur. İşin başındakiler bir olumlu sonuca varmak için ahlak ve kanun dışına çıkmadan tüm teknik ve taktikleri uygulayabilir. Burada da hedefe ulaşılmış ve sade bir vatandaşın mağdur olmasına fırsat verilmemiştir" dedi.
KORKUYORUM
Seri katili fotoğrafından teşhis ederek yakalanmasını sağlayan Dilara İletişim'in sahibi Nergis Oksay, hala şokta olduğunu söyleyerek, "İnanılır gibi değil. Bizi Allah korudu. Deli numarasıyla tahliye olur da gelir diye korkuyorum" dedi.
