• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C

Dokuz Eylül hak ettiği yerde değil

Dokuz Eylül hak ettiği yerde değil

23.06.2016, 00:06

Dokuz Eylül Üniversitesi rektörlüğüne adaylığını açıklayan Prof. Dr. Adnan Kasman, “Üniversitenin finansal sorunlarını kısa sürede çözebiliriz. Ekibimiz liyakat sahibi, çalışkan ve kurumuna öncelik veren insanlardan oluşacak” dedi

Dokuz Eylül Üniversitesi rektör adayı İşletme Fakültesi, İngilizce İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Kasman, kurumun bozulan eğitim kalitesi ve finansal yapısı nedeniyle hak ettiği yerde olmadığını belirterek, "Bu kötü gidişata 'dur' demek için aday olduk" dedi. Üniversitenin 2008 yılında ulusal sıralamada 8. sırada iken son verilere göre 19. sıraya düştüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Kasman, "Hastane borcu 240 milyon liraya yükselmiş, bugünkü değerlerle kurumumuzun uğradığı zarar yaklaşık 400 milyon liraya ulaşmıştır. Bunun sonucunda, öğretim üyesinden idari personeline; öğrencisinden, mezununa, hatta hasta yakınlarına varan, mutsuz, hoşnutsuz, aidiyet duygusundan yoksun, küskün insanlar yaratan bir kurum haline dönüştük. Bu hızlı düşüşün temeli yönetim kaynaklıdır. Üniversitemiz iyi yönetilememiştir" diye konuştu.

"Personel var, yöneten yok"

Üniversitenin temel sorunlarını çözecek donanıma sahip yeterli sayıda personelin mevcut olduğunu ancak bu yetenekli insan kaynağını bir araya getirecek yöneticinin gerekliliğini dile getiren Prof. Dr. Kasman, "Üniversitemizin finansal ve kaynak yaratma ile ilgili sorunlarını, çalışma alanım olan işletme, finans ve ekonomi disiplinleri vasıtasıyla kısa bir sürede çözebiliriz. Çözüm için ilk adım, çözümü oluşturabilecek ekibi oluşturmak.
Bu ekibin liyakat sahibi, çalışkan ve kurumu öncelleyen insanlardan oluşması gerekiyor. Rektör geniş yetkilere sahip. En üst seviyedeki yönetici olarak uygun ekipleri oluşturmak, çalışmalarını izlemek, kontrol etmek yükümlülüğünde. Sorunların çözümü doğru yönetici ve iyi bir başlangıçla mümkün" dedi.

Hastanenin borçlarının sorumlusu Bakanlık değil

Hastanenin kaliteli hizmet üretmekten uzak hale gelmesinin ve borç batağına girmesinin tüm sorumluluğunu Sağlık Bakanlığı politikalarına bağlamanın insaf ölçülerine sığmadığını, şu anki kötü durumun üniversite yönetiminden kaynaklandığını vurgulayan Prof. Dr. Kasman, "Mevcut yönetimin, 2008 yılında yaklaşık 65 milyon lira artı bakiye ile devraldığı kurum, bugün net 240 milyon lira borçlu durumdadır. 8 yıllık dönemde, böylesine bir zarar Sağlık Bakanlığı politikalarına bağlanamaz. Diğer üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığı uygulamalarından bu ölçüde etkilenmediği açıkça görülmektedir" dedi.

"Öğretim üyeleri bilimsel araştırma için teşvik edilmiyor"

Üniversitenin önemli bir sorununun da öğretim üyelerinin üzerindeki ders yükünün önemli ölçüde artması olduğunu belirten Prof. Dr. Kasman, "Öğrenci sayısındaki artış öğretim üyelerimizin ders yükünü artırmış, bilimsel araştırma sayısını düşürmüştür. Bilimsel araştırma yapma isteği olan öğretim elemanları da yeterince teşvik edilmemiştir. 2015 yılında TÜBİTAK tarafından desteklenen proje sayısı 50'yi bile bulamamıştır. Son on yılda TÜBİTAK'tan aldığımız destek miktarı ise 50 milyon TL'nin altındadır. Köklü bir geçmişe, 3400 nitelikli araştırıcıya, güçlü yüksek lisans-doktora programlarına sahip üniversitemiz için bu göstergeler kabul edilemez niteliktedir. Eğitim, araştırma, hizmet alanlarında vizyon üretemeyen yöneticiler, Dokuz Eylül Üniversitesi'ni iddiası olmayan, renksiz bir üniversiteye dönüştürmüştür" diye konuştu.

TOLGA TEKİN

Dokuz Eylül hak ettiği yerde değil haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN