Irak'ın kuzeyindeki bağımsızlık referandumu ve Türkiye'nin bölgeye askeri müdahele seçeneğini gündeme alması Birinci Körfez Savaşı yıllarında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Musul ve Kerkük'le ilgili yaptığı girişimleri akla getirdi.
Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, o dönem yaşananlarla ilgili Yeni Asır'a konuştu. "Rahmetli babam, 1991 Körfez krizinde Musul ve Kerkük ile ilgili zamanın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay'a, TSK'nın Musul ve Kerkük konusunda bir senaryosu olup olmadığını sordu.
Ancak, bu soru üzerine Torumtay Paşa istifa etti. O dönemde ABD bu girişime asla karşı değildi. ABD Başkanı destek de vermişti. Rahmetli babamın planı oraları harple almak değildi. Sadece bir tabur askerin gönderilmesi planı vardı. Zaten Barzani de buna karşı değildi. Aksine Bağdat değil Türkiye ile birlikte olmak istiyordu ve uzun yıllar da böyle istedi" diye konuştu. TBMM'nin babasının bu konudaki çalışmalarına destek vermediğini hatırlatan Özal, şöyle konuştu: "O gece Köşk'e gelen babam bize 'Türkiye bu yapılan hatanın bedelini 20-25 sene sonra çok ağır öder' dedi. Türkiye, bunu bugün ödüyor. '1991 savaşı sonrası masada oturabilmemiz için bir tabur göndermemiz lazım. Yoksa bizi sonra masaya oturtmazlar' demişti öyle oldu. Ayrıca '1 koyup 3 alacağız' lafı babama ait değildir. Bu laf eski ABD Büyükelçisi Abramovitz tarafından Süleyman Demirel'e söylenmiştir. Bunun böyle olduğunu Mehmet Ali Birand'ın kitabından da görebilirsiniz. Babamın söylediği şudur: Atatürk Lozan'dan sonra İsmet Paşa'ya 'Musul-Kerkük her zaman Türkiye'nin başını ağrıtacak ve ilk fırsatta çözülmeli' demişti. Bu vasiyet İsmet Paşa'dan Bülent Ecevit'e aktarılmış bir gerçektir. Rahmetli o gün masada oturabilseydi bugün ne DEAŞ ne PKK olmazdı."
FATİH ŞENDİL
