Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 51'inci yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 51'inci yıl dönümü vesilesiyle Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın davetine icabetle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdikleri ziyareti tamamladıklarını belirten Erdoğan, "Lefkoşa'da 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamalarına katılarak, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin coşkusunu ve sevincini bir kez daha paylaştık" ifadelerini kullandı.
'OLUMLU BİR ADIM ATTI'
Erdoğan, "Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara orada dik bir duruş sergilemiştir. İsrail sürekli tüm bölgeyi ateşe atma gibi bir gayret içinde. Bu gayret karşısında ise Suriye'nin bu duruşuyla süreç, ihtiyatlı bir şekilde devam ettirildi. Suriye'nin bölgeyi 2 bin 500 kadar askeriyle kontrol altına alması söz konusu.
Son atılan adımlarla da kontrolü sağlamış vaziyetteler. İki gündür Amman'da toplantılar devam ediyordu. Aşiret reisleri, Ürdünlüler ve ABD Özel Temsilcisi bizimle sürekli temas halinde.
Süveyda'nın etrafı çevrilmiş durumda. Şu anda Dürzilerin malumunuz üç kolundan ikisi son derece uyumlu olduğu halde kollardan biri İsrail ile hareket ediyor.
Bunlar bozgunculuktan vazgeçmiyor.
İsrail, bildiğiniz gibi bölgede istikrar olmasını istemiyor" ifadelerini kullandı.

TERÖRSÜZ BİR GELECEK
"Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmak için gerekli adımların atıldığını vurgulayan Başkan Erdoğan, "Bu nihai hedef doğrultusunda ilerleme devam ediyor.
Sürecin provokasyonlardan etkilenmemesi için de son derece dikkatliyiz. Biliyorsunuz silah bırakma başladı. Bölgemizde yaşanan hadiseler, bir kez daha attığımız bu adımın doğruluğunu ortaya koyuyor. Şu anda İmralı bu konuyla ilgili her türlü desteği verdi, veriyor. Biz kararlıyız, Ahmed Şara'yı Suriye'de yalnız bırakmayacağız. Suriye'nin parçalanmasını istemiyoruz, Suriye'nin yeniden toparlanmasını biz ülkemiz için de olumlu görüyoruz" ifadelerini kullandı.
'BARİYERLER KALDIRILMALI'
Başkan Erdoğan, "Avrupa Birliği Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin canlandırılması ve ilerletilmesi için bir gün bile beklenmemelidir. Bu gelişmelerin herhangi bir yeni adım beklenmeden halihazırda olması gerekiyor. Avrupa Birliği'nden temas kurduğumuz bütün muhataplarımıza tam üyelik hedefimizi güçlü bir biçimde muhafaza ettiğimizi söylüyoruz.
Türkiye'ye karşı konulan siyasi bariyerler acilen kaldırılmalıdır.
AB ülkelerinden, ilişkileri adil ve eşitlikçi bir yaklaşımda sürdürmelerini bekliyoruz. Bugüne kadar çok defa gördüğümüz ikircikli bir tutumla ilişkileri ilerletmenin de mümkün olmadığını anlamalarını bekliyoruz.
Avrupa ve çevresinde yaşananlar, Birliğin Türkiye gibi dinamik ve çözüm odaklı bir üyeye olan gereksinimi görülecektir.
Daha önce de söylediğim gibi AB için köprüden önce son çıkış Türkiye'dir.
Biz Türkiye olarak tam üyeliğe hazırız" diye konuştu.
'ÇAMUR AT İZİ KALSIN'
Erdoğan, "Muhalefetin LGS iddiaları, İmam hatip okullarının akademik başarıları, özellikle fen ve sosyal bilimler alanında giderek artıyor. Bu durum da bazı kesimleri rahatsız etmiş görünüyor. Günlerdir yürütülen ahlaksız iftira kampanyasının tek bir açıklaması vardır; o da imam hatip düşmanlığıdır.
Hakikaten yenilir yutulur bir şey değil. Bir insan bu kadar pişkince yalan söyleyemez. LGS'de bu kadar başarı sağlamış olan bu yavrulara niye hakaret ediyorsun?
Şu anda Kartal Anadolu İmam Hatip'te, diğer imam hatiplerde bu kadar başarı grafiği yüksek olan bu yavruları, sen nasıl olur da böyle fotoğraf kareleriyle kalkıp hedef gösterirsin?
Çok büyük bir terbiyesizlik.
Ama bakıyorsunuz, daha 12-13 yaşındaki masum yavruların emeklerine kara çalınıyor.
Bakın bizim, "toksik siyaset" derken kastımız tam olarak buydu. Çamur at izi kalsın anlayışı ile siyaset yapılmaz; yapılsa da buna siyaset denmez" dedi.

'NÜFUS MESELESİ STRATEJİK BİR KONU'
(ÜÇ çocuk vurgusu) Şu anda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız bu konuyla ilgili yoğun bir çalışmanın, gayretin içerisinde. Doğurganlık hızımız şu anda 1,5'in biraz altına düşmüş vaziyette. Bu hayra alamet değil. Buraya 3'lü seviyelerden geldik. Halbuki bizim hedefimiz çok daha farklıydı. Ama şu an itibarıyla iyi bir yerde değiliz. Bunun için neler yapabiliriz? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş'a da bununla ilgili çalışmalarını yoğunlaştırma talimatı verdim. Bu konuyla ilgili bütün çalışmalarımızı artıralım istiyoruz. Bütün üniversitelerle irtibat haline girelim. "Ne yaparız ki biz şu anda yeniden bir toparlanmaya gireriz?" onun arayışı içindeyiz. Nüfus meselesi ülkemiz için stratejik bir konudur. Hükümet olarak nüfus artışını teşvik için adımlar atmayı sürdüreceğiz. Doğru teşviklerle doğurganlıkta yeniden artış sağlayabilecek bir toplumsal potansiyele sahibiz. "Aile ve Nüfus 10 Yılı" programımız, sadece maddi destek değil, aynı zamanda aile kurumunu güçlendiren sosyokültürel projeleri de kapsıyor. "Aile Yılı" kapsamında bu sene, aile kurumunu destekleyici adımlarımız hız kesmeden devam ediyor. Son olarak birkaç gün önce kadın ve erkek memurlara tanınan doğum veya evlat edinme sonrası yarı zamanlı çalışma hakkını kamuoyu ile paylaştık.

