İLETİŞİM Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı'nda, düzenlenen 'Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli'nde konuştu. Dijital mecraların gençlere ve çocuklara toplumla doğrudan temas kurma imkanı tanımasının, sosyal medya mecralarını etik tartışmaların konusu yaptığını belirten Duran, "Sosyal medya mecralarında dezenformasyon yapılmaması, nefret söylemine katkı verilmemesi, cinsiyetçi kodları beslememesi, sınıfsal adaletsizliği pekiştirmemesi, teşhirci olmaması, çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimine olumsuz etki etmemesi gibi ilkeler üzerinde uzlaşmak zorundayız" dedi.

"RİSKLERİİ VAR"
KAPİTALİST sistemin ortaya çıkardığı rekabetçi piyasa koşullarının, tıklanma, etkileşim alma gibi kaygılar yarattığını belirten Duran, "Hem yetişkinlerin hem de gençlerimizin ekran başında dünyayla temasının azalmasını sağlamak amacıyla görünmez algoritmalar etkinleştiriliyor. Dijitalleşmenin getirdiği riskler arasında sosyal izolasyon riski de var. Bunun yanı sıra, dijital bağımlılık, bugünlerde en çok konuştuğumuz konular arasına girdi. Sebep; dijital mecraların sunduğu yapay mutluluk çerçevesinin, kurgulanmış kusursuz hayatların albenisinin bizlerin, gençlerin yetersizlik duygusunu beslemesi; kişinin kendini gerçekleştirmeyle ilgili çok sorunlu bir alanı açıyor olmasıdır" diye konuştu. Dijital dünyadan kopmanın mümkün olmadığını vurgulayan Duran, "Ancak bu dijital dünyayı bizim yönetmemiz gerekiyor. Kontrolün bizde olmalı. Dijital dünyanın içinde savrulmamak için kamusal bir sorumluluğun oluşturulması gerekiyor. Özgürlük-güvenlik dengesinin sağlandığı bir dijital dünyanın temini için çok yönlü bir iş birliği gerektiği kanaatindeyim. Devletimiz, oluşturulacak hukuki zemin çerçevesinde düzenleyici ve denetleyici rolüyle, ailelerimiz çocuklarının farkındalık düzeyini artırarak, dijital platformlar ise daha fazla sorumluluk yüklenerek güvenli bir dijital dünyanın tesis edilmesine katkı sunmak durumundadırlar" ifadelerini kullandı.

DİJİTAL TELİF YASASI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
TÜRKİYE'DE dijital platformların reklam pazarındaki payı son 10 yılda yüzde 20'den yüzde 76'ya yükselirken, düşen dijital hizmet vergileri, verilerin yurt dışına kaçırılması ve telif haklarının ödenmemesi nedeniyle 'Dijital Telif Yasası' ve yerli platform hamlesi çağrıları yapıldı. Uzmanlar, bu gelirin tamamının Türkiye'de yatırıma, istihdama ya da vergiye dönüşmeden yurt dışına çıktığına dikkat çekti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, 2020'de yüzde 7,5 olan dijital hizmet vergisinin kademeli olarak yüzde 2,5'e düşürülecek olmasının yerli medyayı rekabet edemez hale getirdiğini vurguladı. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu ise reklam gelirlerinin adil pay edilebilmesi için 'Dijital Telif Yasası' üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor.