Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sektör Kurulunca Kocaeli Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye'nin Deprem Direnci: 6 Şubat'tan Marmara'ya Dersler Paneli"nde konuşan Kurum, MÜSİAD'ın sadece iş dünyasında bir kuruluş olmadığını, yerli ve milli kalkınma iradesinin sivil alandaki en güçlü temsilcisi olduğunu söyledi.
Kurum, MÜSİAD'ın özellikle "asrın felaketi" sonrasında, hayatın yeniden canlanması için projede, sahada ve finansmanda aldığı inisiyatifin hafızalarında olduğunu kaydetti.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te yaşanan depreme değinen Kurum, bu büyük felaketin doğrudan 100 milyar dolar, dolaylı 150 milyar dolar maddi kayıp yaşattığını dile getirdi.
Kurum, dünyaya örnek olacak seferberlikle bu süreci yönettiklerini anlatarak, "Saatte 23, günde 550 konut üreterek yürüttüğümüz bu seferberlikte bugün geldiğimiz noktada tam 455 bin konutu milletimize teslim ettik." dedi.
Sadece konut üretmekle kalmadıklarını, çarşısıyla, meydanıyla, sosyal donatısıyla, altyapısıyla şehirlere can suyu olacak bütüncül yeniden inşa sürecini de hayata geçirdiklerini belirten Kurum, "İş insanlarımızın da büyük desteğiyle, milletimizin devletimize yüklediği mana olan 'devlet baba' benzetmesinin hakkını vererek milletimizin arkasında dağ misali dimdik durduk." ifadesini kullandı.

"BUNLAR ÇÖP KUTUSU GÖNDERMEYİ BALLANDIRA BALLANDIRA ANLATIYOR AMA 455 BİN KONUTU BEĞENMİYORLAR"
Şehirleri yalnızca yapı malzemeleriyle değil, vicdanla, adaletle, estetikle, inşa ettiklerinin altını çizen Kurum, şöyle devam etti:
"Sosyal donatılarıyla, güçlü altyapısıyla, afetlere karşı dirençli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir şehirleri, işte bu anlayışla afetzede kardeşlerimize kazandırdık. Tüm bu süreçte sistemli dezenformasyon süreciyle de mücadele ettik. Afetin hemen ardından bizim akıllarımıza milletimizin yarasına merhem olmaktan ve süratle işe koyulmaktan başka hiçbir şey gelmedi. Bizim aklımıza sadece işimize odaklanıp bir canı daha kurtarmaktan, bir yarayı daha sarmaktan başka ne gelebilirdi? Maalesef bir kısım muhalefet, milletin derdine derman olmak yerine burada kendi hesabını büyütmenin derdine düştü. Burada, deprem bölgesinde bize nasıl malzeme çıkar hesabıyla, acıyı siyaset malzemesine çevirmeye kalkıştılar. Oy için geldiler ama sandıktan umdukları sonucu bulamayınca, afetzede kardeşlerimize hakaretler ettiler, sahadan çekildiler ve inşa sürecinde asla ortalarda görünmediler."
Gece gündüz çalışarak konutları depremzedelere teslim ettiklerini belirten Kurum, "(Muhalefet) Bunlar, çöp kutusu göndermeyi ballandıra ballandıra anlatıyor ama bizim gece gündüz çalıştığımız, emek verdiğimiz 455 bin konutu beğenmiyorlar. 'Deprem bölgesine bir çivi çaktınız mı?' diyoruz. Kilit taşı gönderdik diye övünüyorlar. Vizyon bu, bakış bu. Sayın Özgür Özel, senin bize gelip görüştü diye kızdığın belediye başkanların var ya işte biz o başkanların hepsine veriyoruz zaten bu taşlardan, hiç de lafını etmedik çünkü senin övüne övüne anlattığın o taşlar, bizim en basit rutinimiz." diye konuştu.

Muhalefetin yıllarca mağduriyet edebiyatı yaptığını dile getiren Kurum, "'Hep kendi belediyelerini destekliyorlar' dediler. Şimdi kendi belediye başkanlarıyla görüşüyoruz diye başkanlarına küfrediyorlar. Ne oldu, elindeki malzemeyi mi aldık, mağduriyet yapacak konu mu kalmadı? Ne güzel, konutlar üzerinden 'Yapamazlar, edemezler' diye süreci istismar ediyordu. Yaptık mı? Yaptık. Bitirdik mi? Allah'ın izniyle, alnımızın akıyla bitirdik." ifadelerini kullandı.
Kurum, afet konutu ödemelerine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi o malzemeyi de elinden aldık ya bu kez sıra ödemelere geldi. 'Vatandaşa boş senet imzalatıyorlar, faiz alacaklar' yalanını ortaya attı. Özgür Bey, yine boş atıp dolu tutmak umuduyla her zaman yaptığı gibi çırpınıyor. Biz ne zaman milletimize faizle afet konutu ödettik? Milletimizi bugüne kadar mağdur ettik mi? Biz vatandaşımızı darda, yoklukta, zorda bırakmayız. 24 yıldır tüm afet alanlarında ne söz verdiysek, hangi koşulları sunduysak, yine aynısını yapacağız dedik. Aslında gidip kendi belediyelerine sorsa işin aslını öğrenecek ama işine gelmiyor. Yaptığımız 455 bin konutun 351 milyar liralık altyapı bedellerini tamamen biz karşılıyoruz, devletimiz karşılıyor. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Yani altyapı da dahil edildiğinde konut fiyatlarının yüzde 65'i devletimiz tarafından karşılanıyor. 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını aldıktan 2 yıl sonra bir sitenin aidatı olacak şekliyle ödemelerine başlayacak ve 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek ki taksidimiz 8 bin 750 lira. Bu taksitle vatandaşlarımız konut bedellerini aidat öder gibi 18 yıl boyunca ödeyecek."

Ana muhalefet partisi ne yaparsa yapsın, ne derse desin milletin, kimin iş yaptığını, kimin sadece konuştuğunu da çok iyi gördüğünü vurgulayan Kurum, "Milletimiz şunu da çok iyi biliyor ki 455 bin konutu eşi benzeri görülmemiş hızla bitirip teslim eden bu irade, şehirlerimizi her anlamda eskisinden çok daha iyi bir konuma getirecek kudrete de kararlılığa da sahiptir." dedi.
Kurum, kentsel dönüşümün önemine işaret ederek, "Bu acıları bir daha yaşamamak adına hep birlikte deprem dönüşümünü, kentsel dönüşümü gerçekleştirmeliyiz diyoruz. Vatandaşlarımız çoğu zaman, depremlerden sonra 'dönüşüm' dese de biz depremi beklemeden 'dönüşüm' diyoruz. Önce dönüşüm diyoruz çünkü gecikmenin bedelini maalesef telafisi olmayan kayıplarla hep birlikte ödüyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda kentsel dönüşümü milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini dile getiren Kurum, bu kapsamda çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini vurguladı.
Kurum, risk haritasına göre önceliklerini belirlediklerini, Marmara hattında da İstanbul'u ayrı bir yerde konumlandırdıklarını anlatarak, "Ülke genelinde bugüne kadar tam 2 milyon 252 bin konutu dönüştürdük ve milletimize sağlam, güvenli yuvalar sunduk. 258 bin konutumuzun burada dönüşümüne devam ediyor böylece kentsel dönüşüm kapsamına alınan 2 milyon 500 bin bağımsız bölümü, bir kısmını bitirdiğimiz, bir kısmını inşa sürecini yürüttüğümüz bir bakışla yürütüyoruz. İstanbul'da ise 924 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşümü tamamlandı, 175 bin bağımsız bölümün inşaatı da kararlı şekilde devam ediyor." diye konuştu.
"DEPREM KONUSUNU SİYASİ MALZEME OLMAKTAN ÇIKARALIM"
Dönüşüm seferberliği sürecinde vatandaşların da sorumluluk almalarını beklediklerini belirten Kurum, "Bunun dışında, yerel yönetimlerimizle, kentsel dönüşüm konusunda her zaman omuz omuza çalışmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Her ne kadar Sayın Özgür Özel bize gelen belediye başkanlarına kızsa da benim bütün belediye başkanlarına çağrımdır, gelin hep birlikte elimizi taşın altına koyalım. Deprem konusunu siyasi malzeme olmaktan çıkaralım." ifadelerini kullandı.

Kurum, bu meselenin, parti rozetinin değil, insan hayatı meselesi olduğunu vurgulayarak, "İstişaresiz, koordinasyonsuz, el ele vermeden yürütülen her adım emin olun eksik kalır ama şunu da açıkça ifade etmek istiyorum; bu hayati meseleyi hala siyaset malzemesi yapmayı tercih edenler varsa kimse kusura bakmasın, biz şehirlerimizin akıbetini, vatandaşımızın geleceğini kimsenin keyfine, hesabına, hevesine bırakacak değiliz. Onlar yaparlarsa beraber yaparız, yapmazlarsa nasıl 455 bin konutu 2 yıl içinde bitirdiysek yine biz yaparız. Cumhur İttifakı'mız yapar, bu kadrolar yapar." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Yüzyılın Konut Projesi'ni hayata geçirdiklerini belirten Kurum, bir yandan dar gelirlilerin ev sahibi olmasına imkan verirken diğer yandan üretimi, istihdamı canlandıracaklarını kaydetti.
"DEPREMLERİN ARDINDAN EDİNİLEN TECRÜBELERİN TİTİZLİKLE ELE ALINMASI GEREKİYOR"
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir de 6 Şubat depremlerinin milletin hafızasında çok derin izler bıraktığını dile getirerek, 11 ili etkileyen bu yıkımın sadece fiziki kayıplara yol açmadığını ekonomiyi, üretimi ve ticareti de etkilediğini söyledi.
MÜSİAD olarak depremin ilk anından itibaren tüm teşkilatlarla sahada olduklarını aktaran Özdemir, "Bölgeye 3 binden fazla yardım tırı gönderdik. Gıda, su ve temel ihtiyaç malzemeleri ile lojistik destek sağlamaya çalıştık. Kahramanmaraş'ta kurduğumuz 750 metrekarelik çadırda MÜSİAD Aşevi olarak günde 10 bin vatandaşımıza 3 öğün yemek hizmeti verdik. Bunun yanı sıra Elbistan'da 1200, Adıyaman'da 677 konteynerlik yaşam alanlarını tamamladık. Hatay Defne'de sahra hastanesi inşa ettik. Sosyal hayatın yeniden hayata kalkması için adımlar attık. Elbistan'da mescit, kütüphane ve Kızılay ile sağlık merkezi inşa ettik." ifadelerini kullandı.
Özdemir, ticari hayatın iyileştirilmesine katkı sunduklarını kaydederek, bölge ekonomisinin ayağa kalkmasının kalıcı toparlanmanın temel olduğunu, deprem bölgesine yardımı sürdürdüklerini belirtti.

Depremlerin ardından edinilen tecrübelerin titizlikle ele alınması gerektiğini vurgulayan Özdemir, Marmara Bölgesi'ndeki konutlar kadar sanayi tesislerinin de gözden geçirilmesi gerektiğini düşündüklerini kaydetti.
Programda, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, MÜSİAD İnşaat Yapı Malzemeleri Sektör Kurulu Başkanı Ömer Kandemir ve MÜSİAD Kocaeli Şube Başkanı İzzet Tanrıkulu da konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çekildi. Panelle sona eren programa, AK Parti Kocaeli milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Sadettin Hülagü ve Sami Çakır, ilçe belediye başkanları ve MÜSİAD üyeleri katıldı.