KONUK YAZAR SELAHATTİN GEZER YAZDI...
Dünyayı bir gökdelene benzetmiştik; her katı ayrı bir hikaye, her penceresi farklı bir manzara... Ama asıl mesele, o gökdelenin içindeki devasa kütüphaneyi okuyabilmekte. Bugün, o kütüphanenin rafları arasında dolaşırken zihnime bir çivi gibi çakılan o kadim hakikati konuşalım: "Bir harf katibsiz olmaz." Sokakta yürürken ayağınıza takılan bir kağıt parçasında tek bir harfi görseniz, "Bunu rüzgar rastgele çizmiş" diyebilir misiniz? Mantığınız isyan eder. Bir kalem, bir el ve bir irade ararsınız. Peki, nasıl oluyor da; her bir "harfi" içinde koca bir kitap barındıran şu kainat kitabını katibsiz, sahipsiz zannedebiliyoruz?

ACZİYETİN SERVETİ
Dillerin birer "yaşayan hologram" olduğunu, her kelimenin aslında bir kimlik kartı taşıdığını daha önce konuşmuştuk. Ancak bugün Kur'an'ı ve onun bu asırdaki sarsılmaz tefsiri olan Risale-i Nur'ları okudukça, aslında hiçbir şey bilmediğimi daha derinden kavrıyorum. Okudukça küçülüyor, okudukça hayran kalıyorum.
İnsan, o sonsuz ilmin karşısında ne kadar aciz ve fakir bir kul olduğunu anladıkça, aslında bu acziyetin ne büyük bir nimet olduğunu keşfediyor. Kainatın Halık'ını tanımak ve anlamaya çalışmak, bir insanın sahip olabileceği en büyük servetmiş meğer. Bu zerre kadar anlayışımla; hakikati ne güzel anlamış, ne güzel kul olmuş başta Habib-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) olmak üzere, Ehli Sünnet alimlerine ve Risale-i Nur'lara ve de Allah dostlarına binlerce kez maşallah, barekallah diyorum. Onların izinde, kulluğun ne büyük bir onur olduğunu görmek ruhuma şifa veriyor.
Ramazan'ın Feyzi ve Nurdan Hissedâr Olmak Mübarek Ramazan ayının bu manevi ikliminde Kur'an'la hemhal olmak, onun feyzinden ve nurundan hissedar olabilmek ne büyük bir lütuf... Zamanın ne büyük bir nimet olduğunu, okumanın ise ruhun nefes alması demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Rabbimden "ilmimi artır" diye niyaz ederken, bu hakikat yolculuğunda bir nebze de olsa yol alabilmenin şükrü içindeyim.
Allah, Kur'an ve iman hizmetinde bulunanlara, elinde tesbih Allah'ı zikredenlere ve Kur'an sevdalısı peygamber aşığı bütün ehl-i sünnet cemaatlere güç kuvvet versin, hepsinden ebediyen razı olsun.
SON SÖZ
Mesele aslında delil yokluğu değil, niyet meselesi. Eğer hakikate niyetimiz yoksa, güneş balçıkla sıvanmaz ama biz gözümüzü kapattığımız için dünyayı kendimize karanlık ederiz. Oysa kainat kitabının her bir harfi bir Katib'i haykırıyor.
Bugün bir itirafla bitireyim: Kur'an'ın o eşsiz mucizeliğini keşfettikçe, neden daha çok okumadın diye duyduğum o tatlı pişmanlık, yerini büyük bir şevke bırakıyor. Çünkü biliyorum ki; ne bir yaprak sahipsiz ne de bir harf katibsiz... Semavatın kapıları, kalbiyle okumak isteyen her yolcuya ardına kadar açık. Allah'a sonsuz şükürler olsun.
Tüm müslümanların Ramazan bayramını tebrik ediyorum...

