CHP'li yerel yönetimlerdeki denetimsizlik ve liyakatsizlik, bu kez Bayraklı'da bir annenin 10 yıllık emeğini hedef aldı. Bayraklı'da yaşayan ve kendi işinin patronu olma hayali kuran iki çocuk annesi Aysel Çetin'in girişimcilik hikayesi, iddialara göre başlarına gelen dolandırıcılık vakası ile kabusa döndü. Yıllarca evinin çatısında pazardan aldığı saksılarda çiçek yetiştirerek hayat mücadelesi veren, hatta üniversiteyi bitiren 23 yaşındaki kızı Damla'ya da eğitim hayatında destek olan Çetin, bundan yaklaşık 1.5 yıl önce eşi ile birlikte çiçekçi dükkanı açmaya karar verdi.

TEK BAŞINA GERİ GELDİ
Çetin, kiraladıkları işyerine ilk kez ruhsat alabilmek için Bayraklı Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'ne başvurdu. Bir süre sonra belediyenin resmi plakalı aracı ile ruhsat bölümünden geldiklerini belirten biri kadın 3 kişi incelemeler yapıp, bazı değişiklikler gerektiğini belirtip, aileye süre verdi. Aile de belirtilen şekilde işyerlerinde düzenleme yaptı. İddiaya göre; ruhsatlandırma işlemi için belediyenin resmi plakalı aracı ile çiçekçi dükkanına gelen grup arasında yer alan Cafer K. isimli personel, incelemeden bir hafta 10 gün sonra belediyenin aracı ile tek başına Çetin ailesinin işyerine tekrar geldi. İlk kez ruhsat başvurusunda bulunduklarını, başvurudan sonra resmi prosedürün nasıl işlediğini bilmediklerini anlatan Aysel
Çetin, "Belediyenin aracı ile gelen Cafer K, ruhsat işlemler için belediyeye yatırılmak üzere kendisine ilk etapta 20 bin lira vermemiz gerektiğini söyledi. Biz de belediye personeli olduğu için prosedürün bu şekilde işlediğini düşündük" diye konuştu.

'KIZIMIN ALTININI BİLE VERDİM'
Belediye personeli kimliğine ve resmi araçla gelmesine güvendikleri Cafer K'nın 7 ay boyunca farklı zaman aralıklarında işyerlerine gelerek kendilerinden 'Ruhsat harcı', 'Pul parası' bahaneleri ile parça parça 50 bin lirası elden, 137 bin lirası da farklı tarihlerdeki banka havaleleri ile toplam 187 bin lira aldığını öne süren Aysel Çetin, "Her seferinde belediyeden geldiğini bildiğimiz için istediği parayı verdik. Yeri geldi, 13 yaşındaki kızımın küçük altını satıp verdim. Bir süre sonra kendisine 'Ruhsatımız nerede?' diye sormaya başladık, bizi sürekli oyaladı. Hatta bir keresinde cep telefonundan görüntülü arayıp 'Bugün ruhsatlar dağıtılıyor' diyerek elindeki işyeri ruhsatlarını gösterdi ama sonrasında bunun da doğru olmadığını anladık" ifadelerini kullandı.

'DİLEKÇEMİZE CEVAP GELMEDİ'
BAŞLARINA gelen olayı banka dekontları ile birlikte bir A4 kağıdına yazıp dilekçe şeklinde 9 Şubat'ta Bayraklı Belediyesi'ne teslim ettiklerini ancak işleme alınıp alınmadığı konusunda tereddütleri olduğunu da vurgulayan Aysel Çetin, "Dilekçemizi verdik ancak sonrasında olumlu ya da olumsuz bir cevap gelmedi. 1.5 yıllık süreçte 'Sizin burada işyeriniz var ama ruhsat işlemleriniz ne oldu?' diye de Cafer K. dışında hiçbir belediye görevlisi gelmedi. Belediye net bilgi vermiyor ancak üçüncü şahıslardan Cafer K'nın işten çıkartıldığını duyduk. Emeğimizi çaldılar, adaletin yerini bulmasını istiyoruz" dedi. Ailesine destek olmak için "Aysel'in Çiçekleri" isimli sosyal medya hesabından satış ve tanıtım yaptığını belirten Damla Çetin ise, "Annemin emekleri sayesinde çiçek satışı yaparak mücadele veriyoruz" diye konuştu. Çetin ailesi, yaşananlardan sonra Cafer K'nın yaptığı paylaşımlarla kendilerini hedef aldığını da iddia etti. Cafer K.'nın durum güncellemelerinde "Mecbur kalan biz olursak pişman olan siz olursunuz", "Bu saatten sonra kimseye acımam yok" gibi tehditkâr ifadeler kullandığı görüldü.