Orta Doğu'daki kirli emelleri için bölgeyi ateşe sürükleyen siyonist İsrail'in Başbakanı Netanyahu Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı. Başkan Erdoğan'a yönelik küstah ifadeler kullanan Netanyahu siyonist orduyu 'dünyanın en ahlaklı ordusu' olarak niteledi ve alçak eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran yaptığı paylaşımla Netanyahu'ya tepki gösterdi:
"TAM ANLAMIYLA HADSİZLİKTİR"
Gazze'de ve Batı Şeria'da on yıllardır on binlerce sivili katleden, çocukları açlığa mahkûm eden, şehirleri yerle bir eden, uluslararası hukuku hiçe sayan, utanç ve ahlaksızlık dolu sicile sahip bir yönetimin ve yöneticinin Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkması tam anlamıyla hadsizliktir.
"TARİHİN EN BÜYÜK TUTARSIZLIKLARINDAN BİRİDİR"
Gazze'de soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılananların, insanlığın vicdanı olan Türkiye'ye çamur atmaya çalışması, mazlumların sesi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hadsizce hedef alması, tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir.

"TÜRKİYE MAZLUMLARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEK"
İftira ve propaganda, gerçekleri değiştiremez. İnsanlık vicdanında mahkûm olmuş bir zihniyetin iftiraları ne Türkiye'nin duruşunu ne de hakikati değiştirebilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, mazlumların sesi olmaya; hakikati savunmaya, zalimin karşısında durmaya devam edecektir.
BAŞKAN ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARI
"KARDEŞLERİMİZE YÖNELİK HİÇBİR SALDIRIYA GÖZ YUMMAYIZ"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin yer aldığı coğrafyada krizler ve savaşların ardı arkasının kesilmediğini, Gazze'den Lübnan'a mazlumların yürekleri dağlayan feryatlarıyla karşılaştıklarını belirtti.

İsrail'in, kurulduğu günden bu yana bölgede barışı, huzuru, refahı ve güvenliği mütemadiyen tehdit eden bir fonksiyon icra ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Filistin'e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Gazze'de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen hem katliam boyutuyla hem de insanlık dışı tecrit boyutuyla sürmektedir. İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail aynı anda İran'a saldırmış, yetmemiş, aynı anda Lübnan'ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail, Lübnan'dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da katledilenlerin sayısı 3 bin 700'e, yaralıların sayısı ise 11 bin 400'e ulaşmıştır."
İsrail'in eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz'i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girdiğini vurgulayan Erdoğan, siyonist yönetimin tam anlamıyla bir çıban başı ve fitne fabrikası olarak geniş bir coğrafyada sürekli huzursuzluk ürettiğinin altını çizdi.
İsrail'in kural, hukuk ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyanın gerekli reaksiyonu göstermediğini ifade eden Erdoğan, "İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye'yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır." diye konuştu.
Suriye ve Lübnan'ın müstakil, bağımsız iki devlet olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye'nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil Halep'ten başlar, Şam'dan başlar, Türkiye'nin güvenliği Beyrut'tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda, solda Türkiye'yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok. Biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz."

"KİMSE MACERA PEŞİNDE KOŞMASIN"
Başkan Erdoğan, Akdeniz'de özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söyledi.
"İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler." ifadesini kullanan Erdoğan, "Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur." dedi.
"İSRAİL DURDURULMALIDIR"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir." dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İsrail'in "uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak şımarıkça" bölgenin huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olduğunu söyledi.
İsrail'i hukuk çizgisinin içerisine çekmenin artık sadece belirli ülkelerin değil, insanlığın ortak meselesi haline geldiğini belirten Erdoğan, İran'a ve Lübnan'a yönelik saldırıların sadece bölge ülkeleri üzerinde değil küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturduğunu dile getirdi.
İsrail'in saldırgan tutumunun, bölgenin yanı sıra insanlığa yönelik de bir tehdit olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bundan 85 sene önce Hitler karşısındaki sessizlik ve tepkisizlik dünya genelinde 80 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Gözü dönmüş bir caninin çılgınlığının faturasını tüm insanlık ödemişti. Bugün aynı hata, tekrarlanmaktadır. Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımları da tıpkı Hitler'e yapıldığı gibi büyük bir sessizlik ve tepkisizlikle izlenmektedir. Şunu kimse unutmasın ki ateş büyüdüğünde sadece bölgeyi yakmakla kalmaz, kıvılcımlar dünyanın her yerine düşer. Nasıl bugün Hürmüz'deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa'da, İspanya'nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihi bir sorumluluktur. Bugün Gazze'de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline, yüzüne bulaşmıştır. İran'da, Lübnan'da başlayan, Suriye'yi, Akdeniz'i, Afrika'yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir."
Türkiye'nin İsrail'in tüm sabotajlarına rağmen, bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacağını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin komşularıyla, dost ve kardeşleriyle, barışa inanan tüm ülkelerle el ele vereceğini, akan kanın ve gözyaşının dinmesi için tüm kapıları zorlamaya, diplomatik tüm yolları denemeye sabırla devam edeceğini söyledi. Erdoğan, "Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimize de buradan dayanışma mesajlarımızı gönderiyor her zaman yanlarında olan Türkiye'nin bundan sonra da yanlarında olmayı sürdüreceğini tekrar vurgulamak istiyorum." ifadesini kullandı.