Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından basın toplantısı düzenledi. Türkiye'de 22 yıl aradan sonra ikinci, başkent Ankara'da ise ilk defa tertipledikleri 36. NATO Zirvesi'ni başarıyla tamamladıklarını söyleyen Başkan Erdoğan, özetle şunları söyledi: Ev sahipliği yaptığımız bu tarihi zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. Daha güçlü bir NATO'nun temellerini Ankara'da atmış buluyoruz. Zirvemizde geçtiğimiz yıl Lahey'de verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Genel Sekreter Sayın Rutte de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifak'a yönelik çok boyutlu ve tedricen artırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. Zirvede müttefiklerin dayanışma ruhu açık biçimde tezahür etti.

TÜRKİYE'YE DUYULAN GÜVEN
Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye'ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz. Türkiye 1952'den beri İttifak'ın üyesi. Ama biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş büyük bir milletiz. NATO'ya üye olmakla, İttifak'a yalnızca üç kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil, aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan savaş sanatımızı da kazandırdık. Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir. Halihazırda NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği ülkemize emanet edilmiştir. Türkiye de bu emanete hakkıyla sahip çıkmıştır. Türkiye, İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olmuştur. NATO'nun harekat ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız.

TİCARET ENGELİ KALKMALI
Ülkemizin savunma sanayii alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği atılım herkesin malumudur. Türkiye olarak, kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayisi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz. Şurası bir hakikat ki, Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dahil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayisi ticaretine yönelik engellemeler, azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunlar amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılmalı.

GAZZE'DE ZULÜM BİTMİYOR
Zirvede Orta Doğu'da yaşanan güncel gelişmeleri de değerlendirdik. Her aşamasına destek verdiğimiz İslamabad Mutabakatı'nı büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız. Dünyanın beklentisi de barışa fırsat tanınmasıdır. Bir tarafta barış umutları yeşermekteyken öte tarafta 2 Mart'tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan'a yönelik saldırılar durmuyor. Çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze'de işgal ve zulüm hız kesmiyor. Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler, en küçük barış ışıltısını bile söndürüyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum. İnsanlık olarak hava gibi, su gibi hepimiz, barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz.

REUTERS'A F-35 MESAJI:
Bizi izlemeye devam edin! Basın toplantısının soru cevap bölümünde Reuters'a bağlı bir basın mensubunun, "Türkiye F-35 alabilmek için S-400'leri ne yapacak? Rusya'ya geri mi verecek? Başka bir ülkeye mi konuşlandıracak?" şeklinde soru yönelttiği Başkan Erdoğan, önce gülümsedi ve "Bizi izlemeye devam edin" dedi. Erdoğan'ın bu sözleri salonda uzun süre alkışlandı.
TÜRKİYE ÇELİK KUBBE'DE HER GEÇEN GÜN MESAFE ALIYOR
Başkan Erdoğan, Çelik Kubbe Projesi'nin NATO'nun hava savunma kapasitesini nasıl etkileyeceği yönündeki soruyu şöyle cevaplandırdı: "Çelik Kubbe Projesi aynı zamanda NATO'nun bulunduğumuz bölgelerdeki en güçlü bilek güreşidir. Çelik Kubbe konusunda Türkiye her geçen gün mesafe alıyor. Nitekim bunların da zaman zaman sergilemesini yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa, bizde de Çelik Kubbe var."
EGE SULARINDAKİ SORUNU ÇÖZMEK LİDERLERİN GÖREVİ
Yunanıstan'dan bir basın mensubunun, Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in "Türkiye ile deniz yetki alanları meselesini çözmemiz gerekiyor" açıklamasını anımsattığı Başkan Erdoğan, "Miçotakis'in Ege Denizi sorunlarını çözme konusundaki düşüncesini ben de aynen paylaşıyorum. İnşallah önce Dışişleri Bakanlarımız daha sonra biz masaya otururuz. Açık ve net söyleyeyim ki o suların sorununu çözmek birinci derecede liderlerin görevidir" dedi.

