Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da 2. İletişim Şurası'nda önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan, "Erdoğan, "Aziz milletim, akademi, medya ve iletişim camiamızın kıymetli mensupları, sivil toplum kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler; hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. "Türkiye Yüzyılı İletişimin Yüzyılı" temasıyla düzenlenen İkinci İletişim Şurası'nın açılışında sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Özgün ve yenilikçi fikirleriyle şuranın içeriğini zenginleştiren, ufkumuzu ve muhayyilemizi genişleten genç kardeşlerime bilhassa şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
'SIKIŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR'
Başkan Erdoğan, "Sizlerin de çok iyi bildiği gibi günümüzde olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitleler "algoritma faşizmi" denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bu süreçte en fazla zarar gören kavram ise hiç şüphesiz hakikat oluyor. Oysa iletişimin temel amacı; doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır. Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor. Şimdi bakınız değerli dostlarım, biz bu acı gerçekle özellikle COVID-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde hem çok yakından yüzleştik. O süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısına muhatap olduk. Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık" ifadelerini kullandı. "Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi" diyen Başkan Erdoğan, "Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte, sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına dahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük" dedi.
'YARGIMIZ HESABINI SORUYOR'
Başkan Erdoğan, "Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken, diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık. 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim: Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız, bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın, bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz" ifadelerini kullanarak net mesajlar verdi.
IRAK'TAN TÜRKİYE'YE GÜNLÜK 1 MİLYON VARİL PETROL AKACAK
Başkan Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile ortak basın toplantısında konuştu. İki ülke arasındaki enerji iş birliğine dikkat çeken Erdoğan, "Sayın Başbakan diyor ki; 'Başka yere muhtaç olmayın, günde 1 milyon varil petrol verebiliriz" ifadelerini kullandı. Başbakan ez-Zeydi de Erdoğan'ın sözlerini onaylarken, salondan alkışlar yükseldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'a dönen Erdoğan, "Evet sayın bakan, sağan sola muhtaç olmaya gerek yok. Komşumuz Irak'tan 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettiğimiz zaman ihtiyacımızı karşılar" dedi. Konuşmasında görüşmede ele alınan konulara değinen Erdoğan, "Yanı başımızdaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerimizde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konuları bir hayli yer tuttu. Terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkaracağız. Öte yandan Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

