
Kısa sürede kilo vermek isteyenlerin son dönemde en çok başvurduğu yöntemlerden biri olan zayıflama iğneleri, milyonlarca kişiye umut oluyor. Ancak uzmanlar, bu ilaçların tek başına "mucize" olarak görülmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ergin Arslan ile Diyetisyen Sinem Paker, tedavinin ancak doğru beslenme, düzenli hareket ve kalıcı yaşam tarzı değişikliğiyle başarıya ulaşacağını vurguladı. Obezitenin estetik değil, kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken uzmanlar, yalnızca ilaçla verilen kiloların kalıcı olmayacağını, tedavi sürecinin mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

TEK ÇÖZÜM DEĞİL
Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ergin Arslan, son dönemde büyük ilgi gören kilo verdirici iğnelerin doğru hastalarda etkili sonuçlar verebildiğini ancak tek başına kalıcı çözüm sağlamadığını belirtti. "Bu ilaçlar iştahı azaltarak kilo kaybını destekliyor. Ancak tedavi boyunca beslenme alışkanlığı değişmez, düzenli egzersiz yapılmazsa ilaç bırakıldıktan sonra iştah yeniden artıyor ve verilen kilolar geri alınabiliyor" diyen Arslan, tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi. Obezite cerrahisinin son seçenek olduğunun altını çizen Arslan, ameliyat öncesinde sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve ilaç tedavisinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Cerrahi kararının hastanın vücut kitle indeksi ve ona eşlik eden hastalıklarına göre verildiğini belirten Arslan, "Her fazla kilolu kişi ameliyat edilmez. Öncelikli olan hedef, yaşam tarzını değiştirebilmektir" şeklinde değerlendirmede bulundu.

STANDART MODEL YOK
Diyetisyen Sinem Paker ise zayıflama iğnesi kullanan birçok kişinin aşırı tokluk hissi nedeniyle günde tek öğün beslenmeye başladığını, bunun ise doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi. "Beslenme programı kişinin sağlık durumu, kan değerleri, yaşam biçimi ve günlük enerji ihtiyacına göre hazırlanmalı. Herkese uygun tek bir diyet modeli yok. Dolayısıyla standart bir diyet modeli de yok. Standart listelerle kalıcı başarı sağlanamaz" ifadelerini kullandı. Kalıcı kilo vermenin kişiye özel planlamayla mümkün olduğunu belirten Paker, "Her bireyin metabolizması farklıdır. Başkasında işe yarayan bir beslenme modeli size zarar verebilir. Biz buna 'parmak izi beslenmesi' diyoruz" dedi. Sosyal medyada hızla yayılan diyet listelerinin büyük risk oluşturduğunu belirten Paker, "Kalori saymaktan önce doğru beslenmeyi öğrenmek gerekiyor. Kulaktan dolma bilgiler uzun vadede hem sağlığı hem de kilo kontrolünü olumsuz etkiliyor" dedi.

OBEZİTE İRADESİZLİK DEĞİL
Toplumda obezitenin hâlâ "iradesizlik" olarak görüldüğünü belirten iki uzman da bunun yanlış bir bakış açısı olduğuna dikkat çekti. Doç. Dr. Arslan, obezitenin genetik yatkınlık, yanlış beslenme ve hareketsiz yaşamın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu söylerken, Diyetisyen Sinem Paker ise hastalığın görünmeyen yönüne vurgu yaptı. Paker, "Obezitenin temelinde çoğu zaman duygusal açlık, stres, değersizlik hissi ve yanlış baş etme yöntemleri bulunuyor. Görünen kısmı kilo olsa da, görünmeyen tarafında ciddi bir psikolojik yük var" dedi.

KAS KAYBI KOLAY GELİŞMEZ
Zayıflama sürecinde en çok konuşulan konulardan birinin kas kaybı olduğunu belirten Paker, doğru beslenme uygulandığında gerçek kas kaybının kolay kolay yaşanmayacağını söyledi. "Vücut analizlerinde görülen değişimlerin önemli bölümü kas dokusundaki su miktarının azalmasından kaynaklanıyor. Gerçek kas kaybı ağır hastalıklar dışında kolay gelişmez."

HIZLI KİLO VERMEK DE RİSKLİ
Uzmanlar, kısa sürede fazla kilo vermenin de sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirterek, kilo kaybının kontrollü ilerlemesi gerektiğini ifade etti. Özellikle kalp, karaciğer ve metabolizma üzerinde ani değişimlerin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyleyen uzmanlar, tedavi sürecinin mutlaka hekim gözetiminde yürütülmesini önerdi. Doç. Dr. Ergin Arslan, tedavi ettikleri hastalar arasında 280 kilogram ağırlığında bir hastanın önce mide balonuyla kilo verdiğini, ardından gerçekleştirilen cerrahi müdahale sonrası bugün 100 kilogramın altına düştüğünü anlatarak, doğru tedaviyle obezitenin kontrol altına alınabileceğini söyledi.

ZAYIFLAMA İĞNESİ KULLANANLAR DİKKAT!
İlaç tek başına kalıcı çözüm sağlamaz. TEDAVİ doktor kontrolünde uygulanmalı. DİYET ve egzersiz birlikte yürütülmeli. GÜNDE tek öğün beslenmek yanlıştır. SOSYAL medyadaki diyet listelerine güvenilmemeli. İLAÇ bırakıldıktan sonra yaşam tarzı değişmediyse verilen kilolar geri gelebilir. OBEZİTE hastalığı estetik değil, kronik bir hastalıktır.