
Dünyada topraksız tarım uygulamaları, tarım yapılan toprakların hızla artan nüfusun gıda gereksinimini karşılamayacağı düşüncesi ile birlikte ortaya çıktı. Geleneksel yöntemlerle yapılan tarıma göre önemli üstünlükleri bulunan topraksız tarım uygulamaları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış gösteriyor. Topraksız tarım bitkilerin gelişimi için gerekli olan bitki besin elementi ve suyun kök bölgesinde, toprak dışında farklı katı veya sıvı ortamlar kullanılarak bitki yetiştiriciliğinin yapıldığı gelişmiş üretim tekniği olarak tanımlanabilir. Topraksız üretim modeliyle, yapay bir ortamda, bitkilere fiziksel desteğin yanında, kök bölgesinde en uygun hava, su ve besin maddesi dengesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Alışılmış tarım anlayışının dışında kalan topraksız tarım, bitkilerin ihtiyaç duyduğu su ve besinleri kontrollü şekilde sağlayarak farklı bir üretim modeli sunuyor. Gıda üretimi çeşitlenirken suyun ve besinlerin dengeli kullanımına odaklanan sistemler giderek daha fazla öne çıkıyor.

ÖNEMLİ BİR ALTERNATİF
Topraksız kültürün ortaya çıkması ve yaygınlaşmasının çok sayıda sebebi vardır. En önemlileri artan nüfus ve toprak kaynaklı sorunlardır. Dünyadaki hızlı nüfus artışı sonucu tarım topraklarının artan nüfusun gıda gereksinimini sağlayamayacağı düşüncesi ilk sıradadır. Günümüzde 6.5 milyar olan dünya nüfusunun, 2050 yılında 9 milyara ulaşacağı ve daha fazla gıda gereksiniminin olacağı tahmin edilmektedir. Ülkemizde olduğu gibi dünyada birçok ülkede tarıma açılabilecek topraklar son sınırına dayanmıştır. Toprakların erozyon, çoraklaşma ve yerleşim yeri olarak kullanılması gibi nedenlerle tarım dışına çıkarılması gittikçe yaygınlaşmaktadır. Özellikle toprak ve su kaynakları yetersiz ülkelerin gıda açısından dışa bağımlılıktan kurtulmak istemesi, gıda gereksinimini karşılamak, su ve gübre açısından daha az girdi ile daha yüksek verim almak amacıyla topraksız tarım önemli bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır.

YENİ ÜRETİM YAKLAŞIMI
Adı teknik bir kavram gibi dursa da topraksız tarım yöntemin temeli oldukça basit bir yapıya dayanıyor. Bitkiler için asıl önemli olan toprağın kendisi değil, içerdiği besinler oluyor. Bu yöntemde bitkiler, ihtiyaç duydukları tüm besinlere suyla zenginleştirilmiş bir ortam üzerinden ulaşıyor. Kökler toprağa temas etmiyor; doğrudan besin çözeltisi ile buluşuyor. Bu yapı, büyüme sürecinin daha dengeli ve kontrollü ilerlemesine imkân tanıyor. Böylece topraksız tarım, doğal kaynakları farklı bir düzen içinde değerlendiren yeni bir üretim yaklaşımı ortaya koyuyor.

KÖKLERDEKİ BESİNLE YETİŞİYOR
Bir bitkinin gelişiminde üç temel unsur öne çıkıyor: Güneş ışığı, su ve besin maddeleri. Geleneksel tarımda toprak, bu unsurların bitkiye ulaştığı doğal bir ortam görevi görüyor. Toprak hem suyu tutuyor hem de içeriğindeki besinleri bitki köklerine taşıyor. Topraksız sistemlerde ise bu düzen farklı bir şekilde işliyor. Bitkiler toprak yerine, köklere doğrudan ulaşan besin açısından zengin bir su çözeltisi içinde gelişiyor. Özel ekipmanlarla hazırlanan bu ortam, bitkinin ihtiyaç duyduğu temel besinleri doğrudan sağlıyor. Aynı zamanda suyun yeniden kullanıldığı döngüsel sistem sayesinde geleneksel tarıma kıyasla çok daha az su tüketiliyor.

BAHÇESİZ YETİŞTİRME OLANAĞI
Topraksız tarımda birçok bitki türü yetiştirilebiliyor ve bu çeşitlilik araştırmalarla birlikte giderek artıyor. Çilek, domates, salatalık, kavun, karpuz, biber ve marul en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor; seralarda yetişen sebzeler ve birçok kesme çiçek de bu yöntemle üretilebiliyor. Su tasarrufu, yüksek verim, kontrollü besin kullanımı ve daha az alan gereksinimi sayesinde topraksız tarım, sürdürülebilir üretim için önemli bir seçenek olarak görülüyor.

TÜRKİYE'DEKİ DURUM NEDİR?
Su kültürünün tarihi 1600'lü yıllara dayanmaktadır. İlk defa bitkileri oluşturan maddelerin saptanması amacıyla kullanılmıştır. Dünyada laboratuvar koşulları dışında, tarımsal üretim için 1930 yılından sonra uygulanmaya başlanmıştır. Ancak birçok ülkede 1960'lı yıllardan sonra ticari üretim amacıyla seralarda yaygın olarak kullanılmıştır. Ülkemizde topraksız tarım sistemi, ilk defa 1980'li yıllarda araştırma çalışmalarında uygulanmıştır. Ticari üretimde kullanımı ise 1990'lı yıllarda Antalya'da kurulan modern sera işletmelerinde başlamıştır.

ANTALYA İLK SIRADA YER ALIYOR
Topraksız tarım dünyada olduğu gibi ülkemizde de seralarda gerçekleştiriliyor. Ülkemiz 2018 yılı verilerine göre 77 bin 209 hektar örtüaltı alanı ile dünyada ilk 4'te, Akdeniz ülkeleri arasında ise ikinci sırada yer alıyor. Ancak yüksek teknolojiye sahip modern seralarda topraksız tarım tekniği kullanılıyor. Günümüzde ülkemiz sera varlığının (cam ve plastik sera) yaklaşık yüzde 3'ünde (bin 255 hektar) topraksız ortamda üretim yapılıyor. İllere göre incelediğimizde; seracılığın başkenti konumundaki Antalya bin 984 da ile ilk sırada yer alıyor.