Günümüzde yaşamın her alanında sıklıkla karşılaşılan 'kumar bağımlılığının artık sadece bir alışkanlıktan ibaret olmadığı biliniyor. Yapılan çalışmalar ve araştırmalar bu durumun zararlarının sadece maddi kayıplar olmadığını ve etki alanın da sadece eylemi gerçekleştiren kişi olmadığını da ortaya koyuyor.
TÜKENMİŞLİK RİSKİ
Prof. Dr. Kültegin Ögel, "Bilimsel olarak söyleyecek olursak; beynin striatum beklentisinde dopamin beklentisi artar, bunun sonucu prefrontal korteks'de öncelikleri belirleme bozulur. Bu değişiklikler; kumar bağımlılarının yüzde 90'unda görülür. Bunu ölçen psikolojik testlerde, kumar bağımlılarında kumar bağımlısı olmayanlara oranla yüzde 40 daha fazla bozulma saptanıyor. Beynin aktivasyonunda ise yüzde 30 düşüş gözleniyor" dedi. Klinik Psikoloğu Elif Sena Özata ise kumar bağımlılığını çok boyutlu bir bozukluk olarak tanımlıyor: "Kumar oynama sürecinde artan maddi ve manevi kayıplar, kişiyi tek başına bir kördüğümü çözme mücadelesi içinde hissettirir. Dışarıya karşı 'her şey yolunda' maskesi için harcanan yoğun bir zihinsel çaba görülür. Bu durum, zamanla bireylerde duygusal tükenmişlik ve yorgunluğa yol açar. Beraberinde, uyku sorunları, kaygı bozuklukları, depresyon, duygu dalgalanmaları ve kimi zaman intihar düşünceleri görülebilir."

