
Doğadaki bütün bitkiler, büyük bir mucizeye sahiptirler. Kendine özgü koku ve tadıyla dozunda kullanıldığı takdirde, mutlaka her bitki bir şifa kaynağıdır. Yakın bir gelecekte ise tarımın en fazla kazanç getiren sektörü tıbbi ve aromatik bitkiler olacaktır. BM Gıda ve Tarım Teşkilatı tarafından 1970'li yıllarda yapılan araştırmalara göre dünyada 422 binden fazla bitki çeşidi bulunmasına karşın bilim bunun 270 binini tanımlayabilmiştir. İnsanoğlu binlerce yıllık tarihi ve kültür birikim sonucunda bu büyük kaynağın 3 binini gıda, 5 binini endüstri ham maddesi, 15 binini süs bitkisi olarak kullanmayı başarabilmiştir. Bunlara ilaveten bilinen 70 bin çeşit tıbbi ve aromatik bitkinin, 21 bini tedavi amaçlı kullanılmaktadır. 5 bin tıbbi değer taşıyan bitki çeşidinin ticaretinin yapıldığı dünyada bu bitkilerin pazar büyüklüğü 110 milyar dolara ulaşmıştır.

TARIMDA YÜKSELEN DEĞER
Yakın bir gelecekte tarımın en fazla kazanç getiren sektörü tıbbi ve aromatik bitkiler olacaktır. Gittikçe değer kazanan bu alanda ülkemizin potansiyelinin akıllıca kullanılması, aşırı kullanılarak yok olmasının önlenmesi, destekler ve bilimsel yöntemlerle tarımının geliştirilmesi, dünya piyasalarında rekabet edebilecek kalitede ürün üretilebilmesi hatta bunun mamul maddeye çevrilerek değerinin arttırılabilmesi geleceğimiz açısından kritik öneme sahiptir. Bu bitkilerin çok geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Günümüzde "tıbbi" ve "aromatik" bitkiler terimi genellikle birlikte kullanılıyor. Tıbbi ve aromatik bitkiler, hastalıkları önlemek, sağlıklı yaşamak veya hastalıkları iyileştirmek için ilaç olarak kullanılan bitkilerdir.

MUAZZAM BİR ZENGİNLİK
Doğal bitki örtüsü açısından yaklaşık 12 bin çeşit ile küresel anlamda büyük bir potansiyele sahip ülkemizde, iklim ve toprak şartları açısından yöreye özgü yetişen yaklaşık 4 bine yakın endemik tür ve çeşit bulunmaktadır. Bunlardan 500 kadarı geleneksel şifalı bitkiler olup; 350 tanesinin iç piyasalarda, 100 tanesinin de dış piyasalarda ticareti yapılmaktadır. Dünyada en çok satılan tıbbi aromatik bitkiler içinde ülkemiz özellikle kekik, defne, kimyon, çay, haşhaş tohumu, morfin ve gül yağı gibi ürünlerde ön sıralarda yer almaktadır. Bu ürünlerin 100 ülkeye ihracatı yapılmasına karşın, yıllık sadece 300 milyon dolar gelir elde edilebilmektedir. Dünya ticaretinde ancak yüzde 0,21'lik paya denk gelen bu miktar, büyük bir potansiyele sahip ülkemiz için küçük bir orandır. Ülkemiz sahip olduğu ekolojik koşullar sebebiyle birçok bitki türünün anavatanı konumunda. 11 binin üzerinde bitki çeşitliliği ile büyük bir zenginliğe sahip Türkiye'de, tıbbi ve aromatik bitkiler, bu zenginliğin önemli bir parçası.

DIŞ TİCARETTE BÜYÜK ÖNEMİ VAR
Tıbbi ve aromatik bitkilerin dış ticaretinde onlarca bitki yer alıyor. Bu bitkilerden bazıları hem endüstri bitkileri sınıfında yer alırken hem de tıbbi ve aromatik bitki olarak kabul ediliyor. Tıbbi ve aromatik bitkilere ilişkin özel bir sınıflandırma ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon numarası olmamakla birlikte, Türkiye'nin tıbbi ve aromatik bitkiler ihracatı yaklaşık 303,6 milyon dolar, kahve hariç ithalatı ise yaklaşık 267,1 milyon dolar düzeyinde gerçekleşiyor. İhracatta en önemli bitkiler; kekik, haşhaş, defne, çay, anason, kimyon, adaçayı, mahlep, kırmızı biber ve bitkisel çaylar. Türkiye dünyanın en önemli kekik, defne ve haşhaş ihracatçısı dır. İhracatta kekik yüzde 25'lik payla ilk sırada yer alıyor. Dünya piyasalarının istediği kalite ve miktarda, güvenilir tıbbi ve aromatik bitki üretiminin artırılması için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yeni bir destekleme politikası uygulanmaya başlandı. Bu çerçevede iyi tarım uygulamaları kapsamında tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiren çiftçilere işletme büyüklüğü toplam 5 dekar veya altında tıbbi-aromatik bitki yetiştiriciliği yapan küçük aile işletmelerine dekara mazot ve gübre desteği olarak organik tarım yöntemi ile üretim yapan üreticilerimize ise ürün kategorilerine bağlı olarak değişen destekleme ödemesi yapılması planlanıyor.
DEVLETİN DESTEKLERİ ARTIYOR
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının proje uygulamaları kapsamında uzun süredir üretimi yapılan tıbbi ve aromatik bitkilerin yanı sıra yeni üretime alınan tür ve çeşitler de mevcut. Yapılan proje ve destekleme çalışmaları ile kekik üretimi 12 bin tondan yüzde 11 artarak 14 bin tona, Anadolu adaçayı 80 tondan 6 kat artışla 596 tona, lavanta 400 tondan yüzde 11 artışla 845 tona, çörekotu 425 tondan 6 kat artışla 3 bin tona, rezene bin 500 tondan yüzde 38 artışla 2 bin tona ulaştı. Bu ürünlerin yanı sıra oğul otu, safran, şevketi bostan, rezene, ekinezya, safran, sarı kantaron, portakal nergisi, fesleğen, sakız, şeker otu, salep orkidesi, defne, kinoa, karabuğday, stevia gibi tür ve çeşitler ile proje illerinde çiftçi şartlarında demonstrasyonlar şeklinde üretim çalışmaları yapılmakta.