
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü kutlamaları kapsamında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile birlikte Bitlis'in Ahlat ilçesinde düzenlenen törene katıldı. Çarho mevkisindeki Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'nde düzenlenen törende konuşan Erdoğan, önemli mesajlar verdi.
'YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR'
Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Erdoğan, "Ahlat millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin en güçlü işaretidir" dedi. Erdoğan, iki sene önce Ahlat'tan işaretini verdikleri 'Terörsüz Türkiye Süreci' hedefine ulaştığında milletin önünde yeni bir dönemin kapılarının açılacağını belirterek şöyle konuştu: "Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Alevi'siyle, Sünni'siyle omuz omuza verenler işte buradadır. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; büyük ve güçlü Türkiye'nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye'yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız."

'BİZİM DE HESABIMIZ VAR'
'Terörsüz Türkiye' ile ekonominin de güçleneceğini belirten Erdoğan, "Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak. Türkiye ile ve Türk milletiyle birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki; ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Biz bize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa, emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi alemlerin Rabbi olan Cenabıallah'ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybolacak, kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik, barış ve istikrar olacak, Türk milleti olacak" dedi. Erdoğan konuşmasını söyle sonlandırdı: "Tereddüdünüz olmasın; büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı sökmüştür. Türkiye yüzyılının inşası başlamıştır. Allah'ın izniyle önümüzde ufkumuz açıktır. Rabb'imiz yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferimiz 955'inci yıl dönümü şimdiden hayırlı, mübarek olsun diyorum. Buluşmamızı teşrif eden bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum."
FİLİSTİN DAYANIŞMASI
Etkinlik alanına uzanan yol boyunca ahşap direklere asılan sancaklar arasında Kayı boyu simgeleri, Selçuklu'nun çift başlı kartalı ve 16 Türk devletinin bayrakları yer aldı. Alanı çevreleyen tepelerden birinde yan yana sergilenen dev Türk ve Filistin bayrakları ise etkinliğin en dikkat çekici görsel unsurlarından biri olarak öne çıktı. Filistin bayrağının dalgalanması, alandaki tarihi atmosferin yanı sıra dayanışma mesajı olarak yorumlandı.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ GÜÇ KAZANDI"
Başkan Erdoğan, Ahlat'ta gerçekleştirilen Kabine sonrası açıklamalarda bulundu. Sözlerine "Anadolu'nun kapılarını açtığımız şanlı zaferin 955'inci sene-i devriyesinde şehitlerimizin huzurunda bulunmanın heyecanı içindeyiz" diyerek başlayan Erdoğan, "Gazi Meclisimiz 467 evet oyuyla Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul etti. Kanuna destek veren tüm milletvekillerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecimiz çok ciddi güç kazanmıştır" dedi. Erdoğan, "Bu mesele devlet meselesidir, 86 milyonun ortak meselesidir. Gelecek nesillere terörsüz bir ülke bırakmakta son derece kararlıyız. Bugün bir kez daha herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum. Gelin sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiyemizin üstünden hep beraber kaldıralım" ifadelerini kullandı. "Biz bakkal dükkanı değil, dünyanın en büyük ülkelerinden birini yönetiyoruz" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz 86 milyon vatandaşımızın emanetiyle birlikte dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca mazlumun da umudunu, mesuliyetini taşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti birilerinin lütfuyla kurulmuş, küresel güç odakları tarafından şımartılmış, hafızası olmayan bir devlet değildir. Binlerce yıllık köklü geleneğiyle, zaferlerle dolu geçmişiyle, dünyanın en kudretli devletlerinden biridir. Sadece Malazgirt gibi insanlık tarihine geçen askeri başarılarımızla değil, sanat tarihine, siyaset ve idare tarihine kattıklarımızla da büyük bir devletiz."