Kazadan kurtulan vatandaşların kaptanı uyardıkları ve geri dönülmesi gerektiğini söylemelerine rağmen inatla hiçbir önlem alınmadığına ilişkin ifadeleri, kaptanın olaydaki ihmalini gözler önüne sermişti.

İncelemelerde Mustafa Öz'ün kaptanlık ehliyetini Güney Amerika ülkesi Honduras'tan aldığı ve 2029'a kadar uzatıldığı belirlenmişti. Honduras'ın gemicilik sektöründe güvenilirliği en düşük ülkelerden biri olması kazanın arkasında yatan bir başka acı gerçeği de gün yüzüne çıkardı.
SABAH, kamuoyunda merak edilen "Herkes parayı verip bu ehliyeti alabilir mi?", "Bu belge onlarca canı emanet etmek için yeterli mi?" sorularını uzmanına sordu.

Kaptan Mustafa Öz
TÜRKİYE'DE 10 YIL ALIYOR
Uzak Yol Gemi Kaptanlar Derneği Başkanı Zafer Akbulut, kaptan olmanın aşamaları, Honduras'ta verilen belge ve suistimal sürecini anlattı. Akbulut, "Türkiye'de uzakyol gemi kaptanı olabilmek için 4 yıllık Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği bölümünden mezun olmanız gerekir. Mezuniyetin ardından stajınızı tamamlayarak 4. zabit olarak göreve başlarsınız. İstenen hizmet sürelerini doldurdukça ve gerekli sınavları başarıyla geçtikten sonra sırasıyla 3. zabit, 2. zabit, 1. zabit ve son olarak kaptan olabilirsiniz. Bu süreçte İngilizce yeterlilik gibi farklı sınavlara da tabi tutulursunuz. Özetle, üniversite mezunu bir denizcinin kaptanlık unvanını alabilmesi yaklaşık 10 yılını ve yüzlerce deniz seferini alır" dedi.

Görseldeki: Zafer Akbulut
Akbulut, "Ancak işler Honduras'ta Türkiye'deki gibi yürümüyor. Honduras'taki ilgili yapı, yetkili bir kurumdan ziyade bir ticarethane gibi çalışıyor. Denizcilik eğitimi almamış herhangi bir vatandaş, temel beş kursun ücretini ödeyerek "gemi adamı cüzdanı" denilen belgeyi alabiliyor. Ardından Honduras acentelerine belgelerini teslim edip 3 ila 5 bin dolar arasında bir ödeme yapıyor. Ülkeye gitmesine bile gerek kalmadan, bahsettiğimiz zabitlik aşamalarından geçmeden doğrudan gemi ehliyeti sahibi olabiliyor. "
"Gemici, yağcı hatta mühendisler bile bu yolla ehliyet edinebiliyor. Armatörler de bu durumu sıklıkla tercih ediyor; çünkü eğitimli bir denizci 10 birim ücrete çalışırken Honduras ehliyetliler 3 birime çalışmayı kabul ediyor. Armatörler, 'Nasıl olsa geminin sigortası var, bir şey olursa tazminatımızı alırız' mantığıyla hareket ediyor" diye konuştu.

BU EHLİYET TÜRKİYE'DE GEÇERLİ DEĞİL
Honduras'dan alınan ehliyetin Türkiye'de geçerli olmadığını anlatan Akbulut, "İnanın benim dahi denizci olmasam nerede olduğunu bilmediğim bu yerde ehliyete sahip olan kişiler, sektörde nitelik bakımından en alt seviyede görüldüğü için kritik konularda armatöre veya şirket sahibine karşı söz söyleme ya da inisiyatif alma şansına sahip olamıyor. Örneğin hava şartı kötü diyerek gemiyi kaldırmamaktan korkabilir. Koltukları sağlam olmadığı için yerleri hızla doldurulabiliyor." dedi.
Akbulut, "Türkiye'de bu tür ehliyetlerle çalışılmasına izin verilmiyor. Türkiye, denizcilikte "Beyaz Liste"de yer alan ve sürekli denetlenen üst düzey bir ülke konumunda."

"Ayrıca ülkemizde bu alanda görev yapan devlet yetkililerinin birçoğu denizcilik kökenli kişilerden oluşuyor. Dolayısıyla bu ehliyete sahip kişiler Türk bayraklı gemilerde çalışamıyor; ancak uluslararası anlaşmalar gereği farklı bayrak taşıyan gemilerde çalışan kişilere müdahale edilemiyor" ifadelerini kullandı.