
'BU BİR PAZARLIK SÜRECİ DEĞİL TERÖRÜN TASFİYESİ SÜRECİDİR'
AK Parti Aydın Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş, seçim bölgesinde gerçekleştirdiği saha çalışmalarında vatandaşların "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik değerlendirmelerini ve beklentilerini gözlemledi. Sahadan edindiği izlenimleri Yeni Asır Gazetesi okurlarıyla paylaşan Savaş, vatandaşların ortak beklentisinin terörün tamamen sona ermesi ve Türkiye'nin daha güçlü bir geleceğe ilerlemesi olduğunu ifade etti.
KALKINMA VE ÜRETİM VURGUSU
Terörsüz Türkiye sürecini stratejik ve tarihi bir adım olarak nitelendiren AK Parti Milletvekili Savaş, "Öncelikle şunu ifade edebilirim ki; Liderimiz ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesi, Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşuyla şekillenen "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" vizyonu, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, yarım asra yakın süredir birliğimizi-dirliğimizi hedef alan terör yükünden kurtaracak tarihi ve stratejik bir adımdır. Terörsüz Türkiye, Stratejik Devlet Vizyonu ve Ülkemizin Gelecek Tasavvurunun adıdır. Terörsüz Türkiye devletin bekası ve milletin huzur ve güvenliğini kalıcı olarak sağlama iradesinin tescilidir. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, terörün ülkemizin kaderi olmaktan çıktığı yeni bir dönemin eşiğindedir" dedi. "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefi yalnızca bir güvenlik politikası değildir. Bu hedef, ülkemizin ve milletimizin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır" diyen Savaş, "Teröre harcanan kaynakların eğitime, teknolojiye, üretime, kalkınmaya ve gençlerimizin geleceğine yönelmesi demektir. Bir zamanlar terörle anılan yerler, turizm, üretim ve kalkınma merkezleri olacak. Bölgenin kalkınması ülkemizin ekonomisine de yansıyacak, Terörsüz Türkiye'den 86 milyonun her biri fayda görecektir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına, yani Türkiye Yüzyılı'na giren Türkiye, yalnızca ekonomik olarak büyüyen değil; toplumsal bütünleşmesini tamamlamış ve tarihten gelen kardeşliğimizi pekiştirmiş, milletimizin ortak geleceğini güvence altına alacak bir ülke olma hedefiyle yoluna devam etmektedir. Kamuoyunu yanıltmaya, dezenformasyonla süreci baltalamaya çalışanları da ibretle izliyoruz. Şunun altını çizerek ifade etmek gerekir ki, Terörsüz Türkiye hedefiyle bağlantılı olarak TBMM'de kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" raporunda ve Kanun metninde "ne umut hakkı ne de genel af" vardır. Bu nedenle düzenleme, bir genel af değil; belirli şartlara bağlı, kapsamı kanunla açıkça çizilmiş özel bir hukuki düzenlemedir. Yani müstakil ve geçicidir. Bu süreç bir müzakere ya da bir pazarlık olarak değil, devletin güvenlik ve hukuk kapasitesini kullanarak terörün tasfiyesini sağlamayı amaçlayan bir süreçtir. Asla şehitlerimizi incitecek, kahraman gazilerimizi üzecek bir hareketin içinde yer almadık, almayacağız" şeklinde konuştu.

ORTAK PAYDA ÜLKEMİZ
Amaçlarının kardeşliği güçlendirmek olduğunu söyleyen Savaş, "Bizim tek istediğimiz Türkiye'nin binlerce yıllık tarihi geçmişinden gelen kardeşliğimizi ve gönül coğrafyamızda kurulan manevi bağlarımızı güçlendirmektir. Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin tamamının ortak gelecek, güvenlik ve huzur talebidir. Türkiye'nin hiçbir evladının, terörün gölgesinde büyümesini, hiçbir gencimizin geleceğini şiddetin ve terörün belirlemesini istemiyoruz. Bizi güçlü kılan, ay yıldızlı bayrağın altında tek bir millet olarak ortak geleceği paylaşmamızdır. Allah'ın izniyle de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Bilge Lider Sayın Devlet Bahçeli'nin güçlü iradesiyle bu süreci de tamamlayacağız. Çünkü Terörsüz Türkiye, daha güçlü demokrasi, daha güçlü ekonomi, daha güçlü savunma sanayi, daha güçlü diplomasi, daha güçlü devlet ve daha güçlü millet demektir. Kazanan 86 milyon vatandaşımızın tamamı olacak, kazanan Türkiye olacaktır" dedi.

'ÜLKE OLARAK HEDEFİMİZE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTIK'
AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, "Terörsüz Türkiye" projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Muğla'nın 13 ilçesinde vatandaşlar, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldiklerini belirten Otgöz, toplumun farklı kesimlerinden sürece yönelik görüş ve beklentileri dinlediklerini ifade etti. Otgöz, özellikle şehit yakınları ve gaziler başta olmak üzere vatandaşların temel beklentisinin yeni acıların yaşanmaması olduğunu söyledi. Otgöz, "Bir daha kan akmasın, analar ağlamasın, gözyaşları dinsin, yeni şehitler gelmesin" şeklindeki taleplerin öne çıktığını belirtti. Sürecin yürütülmesinde şehit ve gazi ailelerinin hassasiyetlerinin gözetildiğini savunan Otgöz, Türkiye'nin onur ve itibarından taviz verilmediğini ifade etti. Otgöz, "Ülkemizin, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Bir al-ver pazarlığına da girmedik, girmeyiz. Türk milletinin başını öne eğdirecek hiçbir gelişmeye izin vermeyiz" dedi. "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" sürecinin toplumun farklı kesimlerinin görüşleri dikkate alınarak yürütüldüğünü belirten Otgöz, geniş bir uzlaşma zemini oluşturulduğunu söyledi.
'KARDEŞLİĞİMİZ DAİM OLACAK'
Terörün Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kaynakları üzerinde uzun yıllar ağır bir yük oluşturduğunu ifade eden Otgöz, sürecin başarıya ulaşması halinde ülke kaynaklarının yatırım, kalkınma ve refah için daha fazla kullanılabileceğini belirtti. Otgöz, "Bu süreçten sonra kan tüccarları ve terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. 86 milyon ferdimiz kazanacak. Kardeşliğimiz daim olacak" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye projesinin AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın yanı sıra diğer siyasi partilerin desteğiyle bir devlet politikası haline geldiğini savunan Otgöz, Türkiye'nin yaklaşık 40 yıldır terör nedeniyle önemli ekonomik ve sosyal maliyetlerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Muğla'nın 13 ilçesinde yürüttükleri çalışmalar kapsamında vatandaşların görüşlerini aldıklarını belirten Otgöz, özellikle annelerin terörün sona ermesi yönündeki beklentilerini dile getirdiğini söyledi. Otgöz, Muğlalıların ortak hassasiyetinin ise sürecin Türkiye'nin zarar görmeden, birlik ve beraberlik korunarak yürütülmesi olduğunu ifade etti.TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"a da değinen Otgöz, düzenlemenin bir af yasası olmadığını söyledi. Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini belirten Otgöz, düzenlemenin devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarını ortadan kaldırmadığını savundu. Otgöz, düzenlemenin ceza adalet sistemi ve infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliğinde olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye vizyonu sadece bir güvenlik meselesi değildir. Kardeşliğimizin pekişmesi, milli birlik ve dayanışmamızın güçlenmesi açısından da tarihi öneme sahiptir" dedi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin dış politikada daha etkin bir konuma geldiğini ifade eden Otgöz, "Türkiye, gelişmeleri tribünden takip eden değil, oyun kuran ve sözü dinlenen bölgesel bir güç haline geldi" değerlendirmesinde bulundu. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecinin bölgesel gelişmeler açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu savunan Otgöz, Suriye'deki gelişmelere dikkat çekti.Otgöz, Şam yönetimi ile PYD/YPG arasındaki görüşmelere ilişkin olarak da, PKK'nın Suriye'deki yapılanmalarının entegrasyon yönünde karar aldığını belirterek, bunun bölgede terörün sona erdirilmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Otgöz, Türkiye'nin terörle mücadelede attığı adımların yalnızca ülke sınırları içinde değil, bölgesel güvenlik açısından da sonuçlar doğurduğunu ifade etti.