(Muhyiddin İbnü'l- Arabi Hazretlerinin Nasihatlerinden-III)
1- Kuran okumaya devam et. Düşünerek, Allah'ın kelamını okuduğunu bilerek, oku. Kuran Hz. Muhammed'e gelmiştir. Sen, bu Allah kelamını okurken iyi kimselerin sıfatlarını görünce onlar gibi olmaya çalış. Kötü insanların sıfatlarını okuyunca onlar gibi olmamaya gayret et.
Kuran'ı okurken Kur'an ile, Kuran'da olanlar ile ol. Nasıl ki hafız olmuşsan, içindeki emrolunan amelleri de öyle hıfzet ve işle.
Kıyamet gününde en şiddetli azap, bir ayeti belleyip de sonra hükmünü öğrenir de onu nefsinde tatbik etmezse, o ayet, yarın mahşerde onun aleyhine şahitlik edecektir.
Allah'ı zikretmek isteyenler de Kuran'daki zikirlerle O'nu zikretmelidirler.
2- Dinine faydalı olan kimselerle arkadaş ol. İlmiyle ameliyle, güzel huylarıyla seçilmiş kimselerle sohbet insana fayda verir.
Tenha yerlerde Kur'an okumak, Allah ile olmaktır. Kur'an okumak en büyük zikirdir. Kur'an okuyanlar Allah'ın has kullarıdır. Kuran'da Allah'ın güzel isimleri vardır. Onlar Allah'ın ahlakını bildirir. Sen de onlarla ahlaklanmaya çalış.
Allah'ı zikreden insanların içine karışıp da onlarla olmayan bir kişi, Allah'ın rahmetine kavuştu. Artık sen düşün Allah ile, Allah'ın kitabı ile olanlar ne kadar rahmetine gark olur.
İyi dost, misk satan kimse gibidir. Üzerine kıvılcım sıçramasa bile dumanı gelir.
İyi olduğunu zannettiğin kimsenin kötülerle düşüp kalktığını görürsen, iyi zannettiğin kimseye kötü zanda bulunma da şöyle de: Benim kötü ve şerli gördüğüm adamlar, iyi adamlarmış ki iyi kimse ile düşüp kalkıyorlar. Ben onlara su-i zanda hata etmişim de. Yani münasebeti hayırda gör, şerde görme.
Allah-ü Zül Celal, hüsnü zandan dolayı kıyamette kimseye hesap sormayacaktır. Ama Su-i zanda sorgu vardır. İnsanların en çok gaflete düştükleri yer burasıdır. Allah'ı zikredenin hayatı muttasıldır (kesintisizdir). Ölümle sona ermez. O daima diridir. Harp şehitlerinden daha üstün bir makama ermiştir. Zikredenle etmeyenin benzeri, ölü ile diridir. Zikreden diri, zikretmeyen ölüdür.
3- Komşu ve yakınların haklarını koru. Kimin evi daha yakın ise onu tercih et. Çünkü Allah'ın sana ihsan ettiği nimetlerde komşularının hakkı vardır. Onlara ikram ederken en yakın komşundan başla. Komşularından zararı defet. İsterse kafir olsun onunda komşuluk hakkı vardır.
Acayip bir hikaye: Bir köylünün avlusuna çekirgeler iner. Başkaları çekirgeleri avlamak için gelirler. Onları ellerinde aletleriyle görünce 'Ne var' diye sorar. Onlarda latife tarzında 'Senin komşularını avlamaya geldik' derler. Hane sahibi, 'Mademki onlar benim komşularımmış, yemin ederim ki sizin onları avlamanıza müsaade etmem' diye karşı çıkar. 'Komşu' kelimesine riayetten yapar bunları.
Komşunun ezasını güzellikle karşılamalı. Bir köylü Resulullah'a geldi dedi ki: "Sana kuran geliyormuş. Dili en fasih (açık ve etkili) kullananlar bile onu muarefe edemiyorlarmış (söyleyemezmiş)." Benim sözlerimi dinle dedi ve iyi huylar üzerine üç beyit okudu. "Sana gelen Kuran'da da bunların benzerleri var mı" dedi. O zaman Resulullah, Fussilet suresinden şu iki ayeti okudu. Ayetlerin meali: İyilik kötülüğe müsavi olamaz. Sen kötülüğü en iyi huy ne ise onunla karşıla. O vakit görüsün ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile sanki senin en yakın dostun olmuştur.
Bu güzel huya sabırlı olanlardan başkası kavuşturulmaz. Buna büyük bir nasibe sahip olanlardan başkası eriştirilmez. O fasih köylü şair dedi ki: Bunma erişilmez bundan güzeli de olmaz. Bunu insan söyleyemez. Sen Resululllah'sın ben de iman ettim. Evet, Kuran-ı Hakimin icazını (mucizeviliğini) onlar anladılar.
Prof.Dr. MEHMET DEMİRCİ Şiirlerde Kadir Gecesi
Ramazan ayı içinde Kadir Gecesi, ruhaniyetin ve coşkunun zirveye ulaştığı gündür. Özel ibadet ve dualarla ihya edilir. Ramazan'la başlayan hatimler Kadir Gecesi'nden önce bitirilmeye çalışılır. Ve duası bu gece yapılır. Çünkü Kadir Gecesi duaların kabul olduğu bir zaman dilimidir.
Ramazan manileri içinde Kadir gecesinin özel bir yeri vardır:
"Olundu aleme müjde / Getirir alemi vecde / Ağaçlar ediyor secde / Mübarek Kadir Gecesi"
"Alem mesrur olur / Hep günahlar mağfur olur / Cümle yer gök pürnur olur / Mübarek Kadir Gecesi"
Kadr Suresi'nde şöyle buyrulur: "O gece ruh ve melekler Rablerinin izniyle iner de iner. O gece selamettir, esenliktir, nurdur, ta şafak sökene kadar."
***
Cemal Oğuz Öcal, semadan bu inişi ve nuru tasvir eder:
Nur yağar bu gece gökten toprağa
Arınır ruhumuz kir ile pastan
Bin aydan efdaldir bu gece dostlar
Kılalım sabaha kadar namaz.
***
Arif Nihad Asya da Kadr Suresi'ne tercüman olur:
Nur içinde dağ taş... Yuvadan kabre kadar
Yüksekten açılmış yere rahmet kapısı
Va'diyle göğün, açık kalır fecre kadar.
***
Kadir gecesi bilhassa dualarla ihya edilmelidir. Dua kişinin vasıtasız olarak doğrudan Tanrı ile baş başa kalmasıdır. O'ndan talepte bulunması, O'na yalvarıp yakarmasıdır. Dua Rabbe naz ve niyazdır. Peygamberimiz bu gecede çokça dua ve istiğfarda bulunmamızı tavsiye eder.
İlahi rahmetin bolca indiği anlarda yapılan duaların daha çok kabul görme şansı vardır. Bu gece ufukları ruhaniyet sarar. Melekler dalga dalga iner. Sabaha dek esenlik doludur bu gece. Dualarımızın da kabul edileceği bir kutsal zamandır.
***
Gelin, Kadir Soytürk'le birlikte biz de dua edelim:
Birliğine inandık, bizi yaratan sensin,
Bu makama getirip huzurda tutan sensin,
Sen gafursun, rahimsin, affetmeyi sevensin,
Affet Allah'ım bizi, affet Allah'ım bizi.
***
Gönlü yanık birisi Kadir Gecesi'ni şöyle anlatmış:
Ruhlarla buluşur kullar bu gece
Allah'la konuşur kullar bu gece
Bize Kur'an geldi Mevla katından
Mevla'ya kavuşur kullar bu gece
Saf saf iner gökten melek bu gece
Kanatları okşar bizi gizlice
Ruh denen o Rabbe yakın bilmece
Onu Allah bize yollar bu gece
Peygamber aşkına hak sevgisine
Tutulup da yanan erircesine
Bağlanan Kur'an'ın her hecesine
Mutlu olur işte onlar bu gece
Bizi rahmetine daldır ilahi
Kur'an'ından nasip aldır ilahi
Aradan perdeyi kaldır ilahi
Nasipsiz inmesin kollar bu gece
***
Mehmet Kantarcı'nın Kadir gecesine bakışını ve beklentilerini görelim. O, ellerin bu gece boş dönmeyeceğine inanır. Gök katlarının dualar için açık olduğunu söyler:
Kim varmak isterse, Allah katına,
Gitmeyen yol mKadir Gecesi...
Kim bakmak isterse, kevser tadına,
İçmeyen kul mKadir Gecesi...
Sağnaktan boşalır, ruhlar melekler,
Akmayan sel mKadir Gecesi...
Gider fecre kadar, bütün dilekler,
Boş dönen el mKadir Gecesi...
Ey kara düşleri, aklayan gece,
Nurunda günahlar paklayan gece,
Ey içinde bin ay saklayan gece,
Sende nazil oldu, Hazreti Kur
Kainat görmedi böylesi gufran
Ey yüzleri Hakka döndüren gece
Nurunda güneşler söndüren gece
Ey şerri şeytanı sindiren gece
Yedi kat semada bütün kapılar
Açıktır seninle, ta fecre kadar
Sen ki bir koca yıl özlenen gece
Yolları, aç susuz gözlenen gece
Sen ki on gecede gizlenen gece
Sarsılır seninle gökler dilekten
İğne atsam, yere düşmez melekten
***
Mümtaz Beğen, sözü uzatmamış, dört mısrada diyeceğini demiş:
Cümlenin içinde birçok kelime,
Kelimede ise nice hece var.
Ne mutlu ki kadir kıymet bilene,
Bin aydan hayırlı böyle gece var!
***
Hz. Ayşe sevgili Peygamberimize sormuş: Ya Resulellah, Kadir Gecesi'nde nasıl dua edeyim? Peygamberimiz şöyle dua et buyurmuş: "Allahümme inneke afüvvün kerimün tühıbbü'l-afve fa'fü anni". Yani: "Allah'ım sen kerem sahibisin affedicisin, affı seversin, beni affet!"
***
Hakkı mahlaslı bir inanmış insan bu duayı nakarat mısrası yapmış:
"Bin aydan hayırlı Kadir Gecesi
Onda deva bulur derdin nicesi
Rahman Rahim ey yüceler yücesi
Sen affı seversin affet Allah'ım
Gece baştan başa saadet huzur
Her anı bereket her saati nur
Gönül rahmetinle sükunet bulur
Sen affı seversin affet Allah'ım
Günahım sırrımdır edemem beyan
Gizlisi açığı katında ayan
Ben bir aciz kulum nefsine uyan
Sen affı seversin Affet Allah'ım
Lütfunla semaya çıkar dilekler
Ona eşlik eder ruhlar melekler
Günahkar kulların affını bekler
Sen affı seversin affet Allah'ım
Bu garip Hakkı'nın yaşlıdır gözü
Nedamet hissiyle yanıktır özü
Halini tarife yetmiyor sözü
Sen affı seversin affet Allah'ım
Bir Sure
Şüphesiz, biz onu (Kuran'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik.
Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!
Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.
O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. (Kadir Suresi)
Bir Hadis
Hz. Aişe (r.a.) şöyle dedi:
- "Ey Allah'ın Resulü! Kadir Gecesi'nin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?" diye sordum.
- "Allah'ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et" buyurdu.
(Tirmizi, Daavat, 84)
Bir Kıssa Bir Hisse Bir şeyi veya ihtiyaçsızlığı istemek
Bir adam bir şey istemek için Hz. Peygamber'in yanına gitti. Oraya ulaştığında Resulullah (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu duydu:
"Kim bizden bir şey isterse veririz, kim ihtiyaçsız olmaya çalışırsa Allah onu ihtiyaçsız kılar."
Adamcağız Resulullah (s.a.v)'in bu sözünü duyunca Cenabı Peygamber'den bir şey istemeden huzurlarından ayrıldı. İkinci defa yine Resulullah'ın yanına gelip bir şey istemeksizin evine geri döndü. Üçüncü kez yine Resulullah'tan aynı sözü duyunca bir şey istemeksizin evine geri döndü.
Sonra komşusundan bir balta emanet alıp çöle çıktı, bir miktar odun toplayıp pazara götürerek bir buçuk kilo arpaya odunları sattı. Elde ettiği arpayı, ekmek yaparak ailesiyle birlikte yediler. Adam yılmadan bu işine devam etti, ilk önce bir balta satın aldı, daha sonra elde ettiği kazançtan iki genç deve ve bir köle aldı, böylece durumunu düzeltip zenginleşti. Daha sonra Resulullah'ın yanına giderek macerasını O'na anlattı. Resulullah (s.a.v) onun sözünü dinledikten sonra şöyle buyurdular:
"Demedim mi, her kim bizden bir şey isterse ona veririz, ihtiyaçsız olmaya çalışırsa, Allah onu ihtiyaçsız kılar."
