İkinci Bahar, Türkan Şoray ile Şener Şen'in başrollerini paylaştıkları uzun soluklu güzel bir diziydi. Dizide, yaşları 65'i bulmuş iki insanın yaşantısından kesitler vardı. Onları beğeniyle izlemiştik, Ertan'ların Narlıdere'deki evlerine gittik, Şinasi Ertan ve eşi Özcan Hanım'ın, bırakın 65'leri, 80'in üzerindeki yaşlarıyla nasıl bir 'saadet çemberi' içinde "Üçüncü Baharı" nasıl yaşadıklarının hayranlıkla ve gıptayla tanığı olduk. Onların, sağlıklı yaşamla 100 yaşına kadar yürünebileceğinin mesajlarını aldık. Niye Şinasi Ertan'ı örnek gösteriyorum? Çünkü, çoğumuz 70'li yaşlarda, "Yaş 70, iş bitmiş"i oynarken, 85 yaşındaki bu ekonomi ve spor devi, Dünya Veteranlar Gülle Atma Şampiyonası'nda 9.23'lük derecesiyle Türkiye'ye altın madalya kazandırdı. Basketbol Milli Takımımızın formasını giydiğini de ekleyelim.
İLKOKULDAN BELLİ
Kentler yetiştirdikleriyle övünür. Şinasi Ertan da İzmir'in sembolü, ekonomi ve sporda duayeni. Ekonomide nereye el attıysa, Batı Anadolu Çimento ve KİPA başta, zirveye çıkardı, sporda da her zaman zirvede kaldı. 85 yaşında ama, hala şampiyonlukları kovalıyor, yıllara meydan okurcasına... Basketbol ve atletizmde milli formayı giydi, şimdi de Veteran Atlet olarak Dünya Şampiyonlukları için yarışıyor. Şinasi'deki cevher, daha Çeşme Namık Kemal İlkokulu'nda ortaya çıkmıştı. Sınıf öğretmeninin gözdesiydi. Sorulan her soruya parmak kaldırır, zekasıyla geleceğin "Büyük adamı" olacağının sinyallerini verirdi.
Devrim Ortaokulu ve Birinci Lise'yi (şimdiki Namık Kemal Lisesi) bitirdikten sonra, "Vali olacağım" diye tutturdu. Ama babası Rıdvan Bey (merhum), "Oğlum, bak zeytinyağ imalathanemiz var, diğer ürünleri de işliyoruz. Bırak şu 'siyasal bilgiler' tutkusunu, geç işletmenin başına" diye Ankara yolundan çevirdi, o zamanlar İzmir'deki tek ekonomi üniversitesi olan Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu'na yazdırdı. Hayalinde devlet katı olan Şinasi Ertan'ın nasibinde ekonominin devi olmak varmış.
Şinasi Ertan, 1950 yılında kurdukları Rıdvan Ertan ve Evlatları Zeytinyağı ve Tarım Ticareti firmasıyla ticarete adım atarken odalarda görev almayı 13 yıl hiç mi hiç düşünmediğini söylüyor. Sonra yakınlarının ısrarıyla ve üstün yönetici kişiliğiyle vazgeçilmez unsuru olduğu meslek odalarındaki tırmanışını ve başarı öyküsünü şöyle anlatıyor:
"İlk kez 1963'te Ticaret Odası Meslek Komitesi Üyesi oldum, 1966'da Yusuf Tanık başkanlığındaki yönetime girdim, 1967'de Cenap Egeli döneminde başkan vekiliyken Egeli'nin çekilmesiyle başkanlığa getirildim. Benim bu göreve getirilişimi hazmedemeyen Selçuk Yaşar yönetimden istifa etmişti."
DEV ADIMLAR
Ertan, Ticaret Odası'ndan 1968'de Sanayi Odası'na transfer olmuş. Uzun yıllar EBSO Meclis Başkanlığı yaptıktan sonra 1970-78 arası Odalar Birliği Konsey Başkanlığı'nı, TÜSİAD'da Sakıp Sabancı'nın başkanlığında 7 yıl vekilliğini yürütmüş. ESİAD'ın kuruluşunda fikir babalığı yapmış. Çeşitli dernek ve kuruluşlarda, özellikle, Batı Anadolu Çimento Sanayii'ni en sorunlu dönemde zirveye çıkarmış. KİPA'nın dev hipermarketler arasına girmesinde başrolü var. Dokuz Eylül Üniversitesi, ekenomodeki parlak başarıları nedeniyle ona fahri doktora unvanı vermiş.
Şinasi Ertan, atletizm ve basketbolda Türk spor tarihine geçen başarılar elde etti. 1947'de Atina'da gülle ve disk atmada milli formayla yarıştı. 1955'te Budapeşte'deki Avrupa Şampiyonası'nda Basketbol Milli Takımımızda 5 kez oynadı. Altınordu'nun sembol sporcuları arasında yer alan Ertan, bu kulübe öylesine gönül verdi ki, kaleci bulunamadığı maçlarda üç kez futbol takımının kalesini korudu. Ertan, "Altay'ın ünlü forveti Yağlı Orhan'ın penaltısını kurtarışımı hiç unutamam" diye övünüyor ve bir konuya açıklık getirerek tarihe ışık tutuyor: Benim Demirspor'dan 12 gol yediğimi öne sürüyorlar, doğru değil. Ben o maçta oynamadım.
UZUN YAŞAMIN SIRRI
Şinasi Ertan gerçek bir spor aşığı. Yaşı 85'e vardığı halde yarışmaktan vazgeçmiyor, bu yaşta uluslararası başarılar elde ediyor. Son Dünya Veteranlar Şampiyonası'nda gülle atmada 8.34 metreyle birinciliği kazandı. Atletizme o kadar tutkun ki, Narlıdere'deki villasının bahçesine gülle atmak için bir pist de yaptırmış. Ertan, "Allah'ın verdiği ömrü kimse değiştiremez ama insanların spor yaparak 100 yaşına kadar kadar yaşamaları mümkün" diyor.
Şinasi Ertan'a çok yaşamanın sırrını sorduk, şu yanıtı aldık: "Önce Allah'ın takdiri, sonra zeytinyağı. Biz evimize sadeyağı ve tereyağı sokmayız. Pilav ve makarnayı bile zeytinyağıyla yapıyoruz. Bu ilahi bitki insanın yaşam iksiridir..." Ardından ekledi: "Sonra mutlu bir yaşam. Özcan ile 53 yıldır evliyiz, sanki yeni evlenmiş gibi birbirimize sevgi ve saygıyla bağlıyız. Evlenmeden önce bana az çektirmedi. O zaman Hukuk Fakültesi birinci sınıftaydı. Üç yıl mezun olmasını bekledim, hasretle..."
90'DA DA VARIM
Şinasi Ertan yaşam ağacı'nda hep yukarılara tırmanmayı hedeflemiş. Şimdi de 90 yaşında da atletizmde bir dünya şampiyonu olmaya çıtayı koymuş. "100 olur mu ?" diyorum, "Allah bilir. Rahmetli babam Rıdvan Ertan 94 yaşında ayakta ölmüştü, hiç yatmadı" diyerek insanların yaşama bağlılığı hiçbir zaman kesmemesini öneriyor.
Spor yapmanın hayatta başarının en önemli unsuru olduğunu belirten Şinasi Ertan, "Sporun kazandırdığı hırs ve başarı azmi, iş aleminin de önemli anahtarıdır. Şahsen ben bu anahtarla pekçok kapıyı açtım. Herkese de öncelikle spor yapmayı öneririm" diyor.
