Profesyonel eğitimci olmasak da, bazı durumlarda bilgilerimizi karşı tarafa aktarmak, bir şeyler öğretmek durumunda kalabiliyoruz. İşimiz ne olursa olsun, bir ürünün satışını yaparken bile, ürünün özelliklerini müşteriye anlatırken, bir şeyler öğretirken buluyoruz kendimizi... Ya da akşam yemeğine davet ettiğimiz misafirlerimiz yaptığımız keki çok beğenip tarifini istiyorlar. Burada bile eğitici oluyoruz.
Yaşamımız öğrenerek ve bazen de eğitici rolünü üstlenerek geçiyor.
Peki eğitim etkinliklerimizi daha verimli hale getirmek için neler yapabiliriz? Beyaz Yayınları'ndan 'Öğrettin-öğrenmedim, öğrendik-öğrendim' adlı bir kitabı çıkan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sülen Sarıoğlu, günümüzde herkesin birilerine bir şeyler öğretmek durumunda olduğunu ve bu nedenle eğitim alanına ışık tutması amacıyla kitabını yazmaya karar verdiğini belirtti.
Herkes için gerekli
"Birine bir şey öğretmek çok kolay değil. Öğretmek, tutum ve davranış değişikliğine neden olmuyorsa bir anlamı yok. Eğitim programı, eğitimi alan kişiyi doğal yaşamda sorunlara yönlendirip zorlamıyorsa, toplumdan kopuksa, kişiyi bilimsel düşünceye zorlamıyorsa geliştirilmesi gerekir" diyen Sarıoğlu, "Hangi işte çalışırsak çalışalım, dönem dönem farklı roller üstlenebiliyoruz. Uzmanlık alanlarımızın dışında birçok iş bizden bekleniyor, bunlardan biri de eğiticilik" dedi. Her meslekten kişilerin seminer, sunum vb. durumlarla zaman zaman eğitim verme zorunluluğunun dışında, yapılan işle ilgili olarak da karşı tarafa anlatmakla yükümlü olunan bazı noktaların olduğunu da anlatan Sarıoğlu, bu nedenle iyi bir 'öğretici' olmanın mesleği ne olursa olsun herkes için çok önemli olduğunu vurguladı. "Örneğin satış temsilcisisiniz ve herhangi bir ürün için müşterinize bazı bilgiler vermeniz gerekiyor" diyen Sarıoğlu, "Eğer satın alınan ürünle ilgili müşteriye ayrıntılı ve karşı tarafın anlayacağı şekilde bilgi veremiyorsanız, ürün çok iyi ve kaliteli de olsa müşteri o ürünü beğenmez. Bu da olumsuzluk olarak size geri döner" dedi. Hayatımız boyunca çok çeşitli kişilerden eğitim aldık. Herkesin unutamadığı ve öğrettiklerini uzun zaman geçse de dün gibi hatırladığı eğiticilerin yanında, unutulmaz olsalar da içerik açısından eksik kalan eğiticilerimiz de olmuştur.
Bazı eğiticiler ise öğrenciler üzerinde öyle etkiler yapar ki, öğrenmeden ziyade, sınıfın yarısının zayıf not alması uzun yıllar unutulmaz. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite ve hatta özel kurslar ve eğitimleri de sayarsak farklı eğiticilerin eğitime yaklaşımlarının çok farklı olduğunu görürüz.
Unutulmaz eğitimler
Unutulmaz eğitimcilerin dışında, unutulmaz eğitim programları da vardır. Katıldığımız bazı kursları herkese öneririz, bazılarını ise yarıda bırakırız. Okullarımızın bazılarını çok keyifle hatırlarken, bazılarının adını bile duymak istemeyiz. Bazı eğitim programları ise çok yoğun içeriklidir ve hem eğitimciler hem de katılımcılar bitkin düşer. Bazıları dikkatsizce hazırlanmıştır, program zamanında başlamaz. Uygun eğitim programı hazırlanırken; süre planlaması, içerik seçimi, interaktif eğitim yöntemlerinin uygun kullanımı, iletişim, grup dinamikleri gibi birçok konunun göz önünde bulundurulması gerekiyor.
"Eğitim programlarının hazırlanmasında temel, öğrencilerin eğitime gereksinimi olması, güdülenmesi, eğitimi aldıklarında bir kazanımlarının olması ve öğrendiklerini uygulama olasılıklarının bulunmasıdır. Bunun gerçekleşmesi için eğiticinin, eğitim programının gereğine inanması ve yapılandırılmasına katkıda bulunması da önemli" diyen Sarıoğlu, "Eğitimin başında konu, amaç ve öğrenme hedeflerinin eğitim alan kişilerle paylaşılmasında yarar var" dedi.
