• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

"Mesleğinizi seçerken iç sesinizi dinleyin"

Mesleğinizi seçerken iç sesinizi dinleyin

23.06.2012, 18:07


Bölgemizin başarılı sanayicilerinden Mustafa Sarıgözoğlu, gençlere tavsiyelerde bulunarak, "Herkes en herkesten daha iyi tanır" dedi


Dünya devi otomotiv markalarına parçalar ve kalıplar üreterek bölgemizin gurur kaynağı işletmelerden biri olan Sarıgözoğlu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sarıgözoğlu ile konuştuk bu hafta. 1957 yılında İzmir Mersinli'de kurulan bugün 3 ayrı noktada ciddi yatırımları olan ve 700 kişiden fazla istahdam yaratan Sarıgözoğlu, sanayici kimliğiyle önemle bilgiler verdi, istihdam politikalarından bahsetti. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Sarıgözoğlu, 55 yıllık tecrübesini de anlatak gençlere önerilerde bulundu.
"Bizim sektörde risk alıp gelişmeyi sağlaymazsanız gerilemeye ve yok olmaya başlarsınız" diye sözlerine başlayan Sarıgözoğlu, "Yatırımları devam ettirdik. Dünya hızla hareket ediyor ve durursanız yok olursunuz. Otomotiv yan sanayiinde preslenmiş metal parça baskısı ve kaporta baskısı konusunda sektörde ilk 5'in içindeyiz. Sektörün diğer firmaları Bursa bölgesinde konuşlanmış durumda. Bi de Bursa yatırımına karar verdik" dedi. 30 milyon euro civarında bir yatırım gerçekleştiren firma, 30 bin metrekarelik kapalı alana sahip Bursa fabrikasında Tofaş, Ford Otosan ve Oyak Renault'un en büyük, en hassas dış metal kaporta parçalarının üreticisi konumuna geldi.

Yerli otomotiv üretimi
Yerli otomotiv üretimi konusunda görüşlerini aldığımız Sarıgözoğlu, bu konunun gündeme gelmesinin önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Sektörün hedefleri ilginç. 2023 hedefleri itibariyle 4 milyon araç üretiminden ve bunun 3 milyonunun ihraç edilmesinden bahsediliyor. Önümüzde 10 yıllık süreci düşündüğümüzde bunun yüzde 100 yabancı yatırımlara gerçekleşmesi yerine 1 ya da birden fazla yerli marka doğurması mümkün gözüküyor. Bu tartışmaları sağlıklı buluyorum. Bu ülkemizin özgüveninin göstergesi." Sarıgözoğlu'na göre yerli üretim, otomotiv sektörünün, tekstil sektöründe yıllar önce oluşan sadece fasoncu olma, marka yaratamama sorunlarını yaşamamak adına desteklediği bir konsept.
"İç pazar ayağı son derece önemli. Türkiye'de aç bir pazar var. Bu pazarın harekete geçmesi satın alma gücüne bağlı" diyen Sarıgözoğlu, komşu ülkelerle barış ortamının gelişmesi sonrasında interlandımızın çok genişlediğini belirterek şöyle konuştu: "Zaten şu an Türkiye'de yabancı markalarla üretilen araçların tasarımında Türk mühendisleri görev alıyor. Aracın fason üriticisi konumunda değiliz. O markanın global şemsiyesi altında dünyaya pazarlanıyor olmasının yarattığı bir sinerji var. Özel sektörün önünü açacak desteklerin büyük yararı olacağını düşünüyorum."
"İhracatta ana partnerimiz olan Avrupa pazarının daralıyor olması sektör açısından sıkıntı yaratır mı" diye sorduğumuz Sarıgözoğlu, "Tabii. Ancak bu konuda önlemler alınmış durumda" dedi. Sarıgözoğlu, 55 yıllık meslek yaşantısında başarının sırrını şöyle anlatıyor: "Biz de mutlaka hatalar yapmışızdır ama onların bize kazandırdıklarını önplana almasını bildik belki de... Biz yönetici ve çalışanlar olarak bir ekibiz ve bu ruhun devamı bizim için çok önemli. Alınan kararları aklın bileşkesi şeklinde hayata geçiririz. 55 yılda aslında yine şu anda gelmemezi gereken yerin gerisinde olduğumuzu itiraf edeyim. En önemlisi teknolojiyi, geleneksel kalıpçılık bilgiyisiyle baba mesleğiyle buluşturmamız oldu. En ileri bilgisayar teknolojilerini kullanarak kalıp ve parça tasarlama imkanına sahibiz. Bilgiye ve nitelikli işgücüne dayalı bir ürün ihracatı söz konusu. Dünya devi çok büyük marka araç kalıplarının üreticisi konumundayız. Bize olan güvenin yanında büyük bir sorumluluk üstlenmiş oluyoruz. Bunun gelip geçici bir defaya mahsus bir başarı değil, sürdürülebilir olması için sürekli eğitimin, teknolojik yatırımın Ar-Ge'nin, nitelikli işgücünün, girişimciliğin ve aile olmanın yararını görüyoruz.

Baba mesleği
Girişimcilik konusunda da görüşlerini aldığımız Sarıgözoğlu, eğitim alan gençlerin biran önce kendi işkollarında istihdam edilmeyi arzuladığını ancak tecrübe olmadan girişimcilik konusunda öne atılmayı beklemek biraz iddialı bir hedef olduğunu sözlerine ekleyerek, "Gençlerin dünyayı takip edip trendleri izlemeleri şart. Staj programlarının takip edilmesi ve staj sonunda o işyerinde bütün olanakları kullanıp yaz boyunca çalışmaya talip olmaları gerek" dedi.
Yapılan bir araştarmaya göre ülkemizde üniversitede okuyan gençlerin yüzde 67'sinin babalarının tercih ettiği mesleklerde okuyor. Kendisi de baba mesleğini devam ettiren Sarıgözoğlu, "Atatürk Lisesi'nde öğrenciydim. Okulumuzda mesleğinde duayen isimlerin konferansları olurdu. Rahmetli İzmir Baro Başkanı İskender Özturanlı bir konuşma yaptı. Kendimi kaybettim ve hukukçu olmaya karar verdim. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdim, stajımı yaptım. Babamın kurduğu, kardeşimle birlikte yürütmemiz gereken aile işi dolayısıyla avukatlık yapmadım. Bir şeyin de altını çizmek gerek: Meslek seçimi için bir lisans programını bitirmek çok yeterli veya gerekli değil, başka şeyler de yapmak gerekiyor. Üniversite kültürünün alınması sonucunda insanlar '4 yıl boşuna okudum' demeden kendilerini yetiştirebilir. Önemli olan, meslek seçerken özellikle kişisel özellikleri ve hayattan beklentileri ön plana almak. Meslek seçerken öncelikle kendi iç sesini dinlemeli insan. Herkes kendini herkesten çok iyi biliyor" dedi.
Sarıgözoğlu, yaygın olan okumuş işsizliğin dışında bazı poziyonlar için sanayinin çalışan bulmakta zorlandığını da anlattı. Gençlerin seçici olduğunu, çok uluslu yabancı sermayeli şirketlerde büyük maaşlarla işe başlama hedefleri olduğunu anlatan Sarıgözoğlu, "Gençlerin önü çok açık ama çok sabırsızlar, sebat edemiyorlar, kısa sürede hemen masa makam araba sahibi olmayı umuyorlar. Bunları bulamayınca da çok kısa sürede işlerini değiştiriyorlar" dedi.

İŞİ GERÇEKTEN İSTİYOR MU?

Şirketlerinde eleman seçiminde klişeleşmiş mülakat tekniklerinin mülakat tekniklerinden de yararlandıklarını ancak genellikle görüşmelerin samimi bir sohbet havasında olmasına dikkat ettiklerini anlatan Sarıgözoğlu, "Öncelikle kişinin bu işi ne kadar istediğini soru cevaplardan, referanslardan ve vücut dilinden sezinlemeye çalışırız" dedi.


"Mesleğinizi seçerken iç sesinizi dinleyin" haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN