İzmir'in vitrini sayılan sahil ilçelerinde yaşanan altyapı trajedisi, 2026'da kentin en büyük ayıbı olarak tarihe geçiyor.

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya'nın sosyal medya üzerinden dikkat çektiği ve "Antik Roma'da bile kanalizasyon varken biz bugün fosseptiği konuşuyoruz" sözleriyle özetlediği durum, İzmir'in karşı karşıya olduğu durumu gözler önüne serdi. Özellikle doğası ve tarihiyle dünya ölçeğinde bir merkez olan Urla, ne yazık ki Türkiye'de fosseptik kullanımının en yaygın olduğu bölgelerin başında geliyor.
Urla, Çeşme, Seferihisar ve Karaburun gibi turizmin göz bebeği bölgelerde, milyonlarca dolara satın alınan modern villalar, lüksün değil koku ve sineğin merkezi haline gelmiş durumda. Kanalizasyon altyapısı olmayan mahallelerde atık sular doğrudan fosseptik çukurlarına, oradan da doğaya karışıyor. Toprağın kirlenmesi, dayanılmaz koku ve yazları artan sinek popülasyonu, bu güzide coğrafyada yaşayanların hayatını kabusa çeviriyor. Lüks bir yaşam hayaliyle buraları tercih edenler ise bu çağ dışı tabloyla baş başa bırakılıyor.

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, bir röportajında ilçenin en büyük sorunlarından birinin fosseptik olduğunu itiraf ederken 2026 Türkiye'sinde, dünyanın en değerli gayrimenkul projelerinin yükseldiği ilçede hala vidanjör sırası bekleniyor.