AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir'in kronikleşen deprem riski ve trafik sorununa ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı. İzmir'de kapsamlı bir 'Master plan' bulunmadığını belirten ve yerel yönetimleri 'İrade gösterememekle' suçlayan Kaya, kentin ciddi bir deprem tehdidi altında olduğuna dikkat çekti. Birinci derece deprem bölgesi olan İzmir'deki fayların 6,5-7 büyüklüğünde deprem üretebileceği uyarısında bulunan Kaya, "Tüm bilimsel gerçeklere rağmen yerel yönetim kentsel dönüşümde gerekli iradeyi ortaya koyamıyor. Zaman kaybediliyor, risk büyüyor. Bugün atılmayan her adım, yarın binlerce cana mal olabilir" dedi.

'ACİLEN GÜÇLENDİRİLMELİ'
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, kentin yapı stoğu ve her geçen gün içinden çıkılmaz hale gelen ulaşım sorununa dair çarpıcı veriler paylaştı. İzmir'in birinci derece deprem bölgesi olduğunun altını çizen Kaya, uzmanların 6,5-7 büyüklüğünde deprem üretebilecek fay hatları konusundaki uyarılarına dikkat çekti. 1999 Marmara Depremi sonrasında yürürlüğe giren 2007 Deprem Yönetmeliği ve 2018'de güncellenen Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ni hatırlatan Kaya, İzmir'de on binlerce binanın acilen güçlendirilmesi ya da yeniden yapılması gerektiğini dile getirdi.
BİNLERCE CANA MAL OLABİLİR'
Resmi raporlara göre İzmir'deki binaların yüzde 70'inin mevcut deprem yönetmeliklerine uygun olmadığını belirten Kaya, "İzmir'de on binlerce binanın acilen güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. Ancak tüm bilimsel gerçeklere rağmen yerel yönetim kentsel dönüşümde gerekli iradeyi ortaya koyamıyor. Zaman kaybediliyor, risk büyüyor. Bugün atılmayan her adım, yarın binlerce cana mal olabilir" diye konuştu. İzmir'in geleceğinin sağlam zemin, güvenli yapılaşma ve etkin yönetim anlayışıyla güvence altına alınabileceğini belirten Kaya, gecikmelerin ihmal anlamına geldiğini de sözlerine ekledi
'BU TAM BİR ZAMANLAMA FACİASI'
KAYA, açıklamasında İzmir'deki ulaşım sorunlarına da değindi. Kentin ulaşım sisteminin yönünü kaybetmiş' olduğunu dile getiren Kaya, alternatif yol ve köprülü kavşak projelerinin üretilmediğini aktardı. Özellikle belediyenin çalışma zamanlamalarını da eleştiren Kaya, çeşitli örnekler vererek, "Okullar açıldığında okul önünde, turizmin zirve yaptığı yaz aylarında ise Urla'da yol çalışması başlatılıyor. Bu tam bir zamanlama faciasıdır. Trafiği rahatlatmak yerine daha da kilitleyen, 'yaptık oldu' mantığıyla yürütülen vitrin projeleriyle İzmir yönetilemez" dedi.

TOPLU taşıma sistemindeki aktarma çilesine de değinen Kaya, Karşıyaka gibi yoğun bölgelerden üniversite odaklarına doğrudan ulaşım hattı bulunmamasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sanayi bölgelerinde üç şeritli yolların daraltılarak kapasitesi sınırlı tramvay hatlarına dönüştürülmesini de eleştiren Kaya, "Şehir içinde 10 kilometrelik mesafe, en az 2 aktarma ile yaklaşık 1 saat sürüyor. Ulaşım ideolojik tercihlerle değil; bilimle, veriyle ve doğru zamanlamayla yönetilir" ifadelerini kullandı.
