Buca'nın kırsal mahallelerinde önce tek katlı bağ evleri ya da depo şeklinde başlayan yasa dışı yapılaşmalar, şimdilerde yerini denetimsizlikten güç alanların çok katlı apartmanlar veya devasa depolar yaptıkları rant alanlarına dönüştü. TBMM 25. Dönem AK Parti İzmir Milletvekili ve Buca Belediyesi eski Başkanı Cemil Şeboy, mantar gibi türeyen kaçak yapılarla ilgili Yeni Asır'a konuştu. İZSU ve Buca Belediyesi'nin kaçak yapılaşmaların önüne geçmediği gibi, yasanın etrafından dolanarak yapılara inşaat aşamasında değil, bina bittikten sonra mühür zaptı (Yapı tatil tutanağı) uyguladığını iddia eden Şeboy, "Sorumlular göz yumuyor, koruma havzasına apartmanlar dikiliyor" dedi.

İZSU'NUN SORUMLULUK ALANI
Kentin en önemli su kaynaklarını barındıran koruma havzaları ve tarım arazilerindeki kaçak betonlaşmalar hem vatandaşı hem de çevreyi doğrudan tehdit ediyor. AK Parti İzmir eski milletvekili ve Buca Belediyesi eski Başkanı Cemil Şeboy, sayısı her geçen gün artan tek katlı binaların yerini şimdilerde çok katlı apartmanların aldığının altını çizdi. Aynı zamanda tarım arazilerine havuzlu villaların yanı sıra devasa depolar yapılarak fahiş fiyatlardan kiralama yapıldığına da dikkat çeken Şeboy, Buca Belediyesi ve İZSU'nun sorumluluk alanlarındaki doğa katliamına göz yumduğunu öne sürdü. Kaçak yapılaşmada denetim mekanizmasındaki boşluk ve suistimallere değinen Şeboy, "Hadi 1-2 kat kaçak yapıyorsun ama burası İZSU koruma havzası. Şimdi tek katlı kaçak yapıları bırak 4-5 katlı apartmanlar dikmeye başladılar. Yetkililer kaçak inşaatlara temelde ya da birinci katta neden işlem yapmıyor? Kaçak bina bittikten sonra en üst kata tek bir mühür zaptı tutuyorlar. Çünkü binaya inşaat sürecinde ikinci kez mühür zaptı tutsalar, o erteleme kararı iptal olacak ve işin ucu hapis cezasına gidecek. Bunu bildikleri için binayı bitirtip tek mühürle cezayı para cezasına çevirip süreci geçiştiriyorlar" diye konuştu. Yıkım kararlarının uygulanmaması konusunda belediye ve yapı kontrol ekiplerini de eleştiren Şeboy, savcılığın ve mahkemelerin de bu konuda yanıltıldığını dile getirdi.

BAĞLANTILARDA USULSÜZLÜK
Yıkım işlemleri için öne sürülen 'Araç/ kepçe yetersizliği' gerekçesini sert bir dille eleştiren Şeboy, "Kendi araçları yoksa 1 saatliğine kiralarsın, gider o kaçağı yıkarsın. 'Kepçemiz yok' yalanının arkasına sığınarak süreci uzatıyorlar. Mahkemelerin de 'Neden temelde veya 1. katta bu mührü vurmadınız da en son katta vurdunuz?' diye sorması lazım" dedi. Kaynaklar ve 29 Ekim mahalleleri civarında sadece kaçak apartmanların değil, devasa kaçak depoların da türediğini belirten Şeboy, bu yapılara usulsüz şekilde altyapı hizmeti sağlandığını iddia etti. Belediyeden verilen belgelerle geçmişe dönük evrak düzenlendiğini öne süren Şeboy, "Kaçak yapı inşa edenler kanunen 2024 yılı sonuna kadar olan yapılara verilen hakları kullanmak için belediyeden geriye dönük kağıt alıyorlar. Ancak uydu görüntülerine bakıldığında binaların 2026 yılında yapıldığı açıkça görülüyor. Ayrıca bu usulsüzlüklerle kaçak yapılara elektrik ve su bağlıyorlar. Talan edilen bu alanlar için yetkililerin derhal harekete geçmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.