İzmir'in antik zirvesi Pagos Dağı'nda yükselen Kadifekale, sadece surlarıyla değil; yerin metrelerce altındaki sarnıçları ve tünel efsaneleriyle de yüzyıllardır gizemini koruyor.

M.Ö. 4. yüzyılda kurulan kale, kenti savunmanın ötesinde olası kuşatmalara karşı devasa su depolama ve lojistik sistemleriyle donatıldı.
Roma ve Bizans dönemlerinde genişletilen sarnıçlar, özel su geçirmez sıva harçları ve tonozlu tavanlarıyla dönemin antik mühendislik yeteneğini sergiliyor.
SAHİLE UZANAN TÜNELLER GERÇEK Mİ?
Yüzyıllardır halk arasında anlatılan en popüler efsaneye göre, kaledeki sarnıçların altından başlayan tüneller Agoraya ve oradan deniz kıyısına kadar uzanıyor.

Arkeolojik bulgular, tünel efsanelerinin önemli bir kısmının Roma dönemine ait devasa kanalizasyon ve su kanalı altyapılarından beslendiğini gösteriyor.
Şirinyer Deresi üzerindeki antik kemerlerden getirilen sular, kilometrelerce uzanan kapalı kanallarla kaledeki sarnıçlarda depolanıyordu.

SADECE SU DEĞİL: KUŞATMA DÖNEMİNİN SIĞINAĞI
Kuraklık ve savaş zamanlarında kaleyi savunan askerlerin sığınacağı birer yeraltı karargahına dönüşen yapı, tonozlu galerileriyle erzak deposu olarak da kullanıldı.
Sözlü kültürde tünellerin Yeşildere vadisini aşarak İnciraltı kıyılarına kadar gittiği anlatılsa da, uzmanlar bu durumun jeolojik açıdan efsane kategorisinde kaldığını belirtiyor.

Son dönemde yürütülen temizlik çalışmalarıyla sarnıç tabanlarındaki bağlantı kanalları ortaya çıkarılırken, çöken tünel girişleri tespit edilmeye çalışılıyor.

KENT TURİZMİNİN GİZEMLİ DURAĞI
Tarihi Kemeraltı Çarşısı ve Agora ile bütünleşen Kadifekale sarnıçları, gizemini koruyan atmosferiyle İzmir'in görülmesi gereken en özel kültür duraklarından biri.