
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında ve korunmasında Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte en büyük pay sahibi olan, askerî dehası ve diplomatik keskinliğiyle tarihe damga vuran o büyük devlet adamı: İsmet İnönü. Savaş meydanlarında kazanılan zaferleri masada tescilleyen, II. Dünya Savaşı'nın en fırtınalı yıllarında ülkeyi ateşten koruyan ve Türkiye'yi çok partili siyasi hayata taşıyan bu efsane lider, internet medyasının yakın tarih kategorisinde en çok okunan ve merak edilen portrelerin zirvesindedir.

İZMİR'DEN CEPHELERE: KURMAY SUBAYLIKTAN İNÖNÜ ZAFERLERİNE
1884 yılında İzmir'de dünyaya gelen Mustafa İsmet, askeri okullardan birinciliklerle ve kurmay subay olarak mezun oldu. Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'nın çetin cephelerinde üstün başarılar gösterdi.
Milli Mücadele'nin başlamasıyla birlikte tereddüt etmeden Anadolu'ya geçen İnönü, Batı Cephesi Komutanlığı'na getirildi. İnönü köyü yakınlarında Yunan ordusuna karşı kazanılan I. ve II. İnönü zaferleriyle düşmanın ilerleyişini durdurdu; zaferin ardından Mustafa Kemal Paşa tarafından kendisine verilen "İnönü" soyadı, onun askeri kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldi.

LOZAN: "SİZİ LOZAN'DA MASAYA GÖMDÜK!"
İsmet Paşa'nın askeri dehası kadar büyük olan bir diğer yönü de diplomatik keskinliğiydi. Kurtuluş Savaşı'nın ardından emperyalist devletlerin karşısına Türkiye'yi temsilen Lozan Barış Konferansı'na baş delege olarak katıldı.
Aylar süren çetin müzakerelerde, karşı tarafın baskılarına karşı gösterdiği demir irade ve tavizsiz duruşuyla yeni Türkiye'nin bağımsızlığını ve sınırlarını tüm dünyaya kabul ettirdi. Konferans çıkışında kendisine karşılık veren İngiliz heyetine karşı sergilediği kararlı duruş, Türk diplomasi tarihinin en parlak anı olarak tarihe kazındı.

CUMHURBAŞKANLIĞI VE ÇOK PARTİLİ DEMOKRASİ HAMLESİ
Atatürk'ün vefatının ardından CHP tarafından "Milli Şef" unvanıyla cumhurbaşkanlığına seçilen İsmet İnönü, dünyayı kasıp kavuran II. Dünya Savaşı'nın en zorlu yıllarında Türkiye'yi büyük bir ustalıkla savaşın dışında tutarak milyonlarca insanın hayatını kurtardı.
Savaşın sona ermesiyle birlikte dünyadaki değişim rüzgarlarını çok iyi okuyan İnönü, kendi rızasıyla Türkiye'yi çok partili parlamenter demokrasiye geçirdi. 1950 seçimlerinin ardından iktidarı devretmekten kaçınmayarak "Benim en büyük zaferim çok partili hayattır" sözüyle Türk demokrasi tarihinin en kritik eşiğini aştı. Asker, diplomat, başbakan ve cumhuriyetin ikinci cumhurbaşkanı olarak ömrünü devlete adayan İsmet İnönü, derin tarihî ve politik mirasıyla dijital okurların her zaman saygıyla ve merakla incelediği en büyük devlet figürlerinden biridir.