
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yolculuğunda en kritik virajlarda hem askeri hem de siyasi olarak en ön saflarda yer alan, ancak daha sonra devrim rüzgarları arasında muhalefette kalan o trajik ve görkemli figür: Hüseyin Rauf Orbay. Balkan Savaşları'nda efsanevi Hamidiye Kruvazörü ile düşman limanlarını birbirine katarak halkın gözünde "Hamidiye Kahramanı" olan, Mondros Mütarekesi'ni imzalayan ve Türkiye'nin ilk başbakanlık koltuğuna oturan bu büyük devlet adamı, internet medyasının yakın tarih kategorisinde en çok okunan portrelerinden biridir.

HAMİDİYE KAHRAMANI: DENİZLERDE YAZILAN DESTAN
1881 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Rauf Orbay, deniz subayı olarak Osmanlı donanmasında görev aldı. Balkan Savaşları sırasında Osmanlı donanmasının karamsar havasını tamamen değiştiren o cesur hamleyi gerçekleştirdi.
Komutasına verilen Hamidiye Kruvazörü ile düşman ablukasını yararak Akdeniz'e, hatta Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'na açıldı. Aylar boyunca tek başına düşman gemilerini ve ticaret yollarını tehdit eden, Osmanlı'nın moralini tek başına sırtlayan Rauf Bey, bu başarısıyla uluslararası medyada bile ün kazandı ve "Hamidiye Kahramanı" ilan edildi.

MONDROS ATEŞKESİ VE ANADOLU'YA GEÇİŞ
I. Dünya Savaşı'nın sonuna doğru Osmanlı hükümeti tarafından Bahriye Nazırı (Denizcilik Bakanı) yapıldı. Devletin çöküş sürecinde, yenilginin kaçınılmaz olduğu o acı günde, İngilizlerin Limni Adası'ndaki Agamemnon zırhlısında Mondros Mütarekesi'ni imzalayan heyetin başında yer aldı; bu imza ileride onun en çok eleştirileceği ama devama zorunluluktan imzaladığını savunacağı nokta olacaktı.
Mütarekenin ardından hemen İstanbul'dan ayrılarak Anadolu'ya geçti ve Erzurum Kongresi'nden itibaren Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın mesai arkadaşı, Milli Mücadele'nin kilit isimlerinden biri oldu. Sivas Kongresi'nde heyet-i temsiliye üyeliği yaptı.

İLK BAŞBAKANLIK VE SİYASİ AYRIŞMA
Cumhuriyet'in ilanından hemen önce Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk icra vekilleri heyeti reisliğine (Başbakanlık) seçildi. Ancak zaman içinde cumhuriyetin rejimi, hilafetin kaldırılması ve Atatürk'ün inkılapları konusunda kurucu kadroyla fikir ayrılıkları yaşadı.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer alarak muhalefete geçti. İzmir Suikastı davasında yargılandı ve beraat etmesine rağmen uzun yıllar yurtdışında yaşamak zorunda kaldı. Daha sonra Londra Büyükelçiliği yaparak devlete yine hizmet etti.
Askeri dehası, vatan sevgisi, fırtınalı siyasi hayatı ve dramatik kopuşlarıyla Türk siyasi tarihinin en büyük ikilemlerinden biri olan Rauf Orbay, dijital okurların merakla incelediği unutulmaz bir figürdür.