Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Çeşme'nin bakir kıyı alanlarından biri olan Altınkum'daki boş arazinin "afet riski" kılıfıyla lüks konut alanına dönüştürülmesine sert tepki gösterdi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan ve 11 Eylül 2026 tarihine kadar askıda kalacak olan imar planının, halkın serbest erişimine açık son kıyı alanlarını yok edeceğini belirten dernek yönetimi, kamu kurumlarının olumsuz görüşlerine ve yargı iptallerine rağmen adım atılmasını "hukuki kurgu" olarak niteledi. Çiftlik ve Musalla mahallelerini kapsayan 13,6 hektarlık kıyı alanının 6306 sayılı Afet Kanunu kapsamına alındığını hatırlatan ÇEŞÇEP yetkilileri, arazide dönüştürülecek herhangi bir bina veya riskli yapı bulunmadığını vurguladı. Hazırlanan plan raporunun dahi alanın büyük ölçüde boş olduğunu kabul ettiğine dikkat çeken dernek, riski dönüştürülecek bina yokken alanın rezerv bölge ilan edilmesini, 4 özel şahsa ait 43 bin metrekarelik parsel ile Hazine arazisini lüks konuta çeviren adrese teslim bir kurgu olarak değerlendirdi.

İZSU TAŞKIN UYARISI VERDİ
Tepki çeken imar planına kamu kurumları ve yargı da vize vermedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi hazırlanan plana açıkça olumsuz görüş bildirirken, bölgeye ilişkin önceki imar planları da TMMOB'un açtığı davalar sonucunda İzmir İdare Mahkemelerince 2017 ve 2019 yıllarında iptal edilmişti. Ancak konut oranının daha da artırılarak planın onaylanması büyük tepki topladı. Askıya çıkarılan planın yüzde 55,5'i gelişme konut alanı, yüzde 10,1'i ise Ticaret- Turizm-Konut alanı olarak belirlendi. Karma kullanım alanında dahi konut oranının yüzde 94'e ulaştığını ve bölgeye turizm süsü verilerek lüks villalar inşa edileceğini açıklayan ÇEŞÇEP, İZSU'nun bölgeden geçen dere yatakları sebebiyle taşkın riski uyarısı yapmasına rağmen sürecin hızla işletildiğini kaydetti. Altınkum'un rant uğruna feda edilemeyeceğini vurgulayan ÇEŞÇEP yetkilileri, 11 Eylül 2026 askı süresi sona ermeden gerekli yasal itirazları yapacaklarını ve konuyu bir kez daha yargıya taşıyarak kıyı alanlarını savunmayı sürdüreceklerini ifade etti.