
AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu Ege Bölgesi'nde yürüttüğü saha çalışmaları sırasında vatandaşların Terörsüz Türkiye vizyonuna bakışını ve çerçeve yasa ile ilgili düşüncelerini Yeni Asır okurları için hazırladı. Ülkemizin yarım asra yaklaşan terör kamburundan kurtulma azminin, huzurlu ve müreffeh yarınlarımızı inşa etme hedefinin nişanesi olan Terörsüz Türkiye süreci; bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirmek, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek adına devletimizin ortaya koyduğu güçlü ve kararlı iradenin yansımasıdır. On yıllardır huzur ve güvenliğimize tehdit arz eden, ülkemizin vaktini ve kaynaklarını tüketen bu meselenin tümüyle bertaraf edilecek olması Türkiye'nin enerjisinin; kalkınmaya, üretime, teknolojiye, eğitime, yatırıma ve toplumsal refaha yönlendirilmesinin önünü açacaktır.

BU BİR REFAH HAMLESİ
Terörsüz Türkiye süreci kapsamlı bir demokrasi, refah, sosyal kalkınma ve adalet hamlesi olarak görülmelidir. Terör sorununu geride bırakmış bir Türkiye'nin tüm kaynakları; gençlerin istihdamı, milletimizin refahı ve gelecek nesillerin güçlü yarınları için harcanacaktır. Terörsüz Türkiye her şeyden önce gençlerin geleceğe güvenle, huzurla ve umutla baktığı Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye; daha güçlü, daha müreffeh ve daha huzurlu bir Türkiye'nin anahtarıdır. Bütün bir süreç millet iradesinin tecelligahı olan Gazi Meclisimizin çatısı altında, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülmüş, temsiliyet öncelenmiş ve sürecin demokratik zemini en güçlü biçimde tahkim edilmiştir. Süreç kapsamında farklı siyasi görüşlerin, kamu kurumlarının, uzmanların ve farklı toplumsal kesimlerin dikkatle dinlenmesi ve görüşlerinin rapora titizlikle yansıtılması sürecin en geniş toplumsal mutabakat zemininde yürütülme gayretinin yansımasıdır. Nitekim ülkemiz için tarihi ehemmiyete sahip bu süreç Gazi Meclisimizde 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi' ile 467 gibi rekor bir 'evet' oyuyla, son derece güçlü bir mutabakatla yasalaşmıştır. Milletimiz, temsilcileri aracılığıyla çözüm iradesini çok net ortaya koymuştur. Farklı toplum kesimlerini temsil eden siyasi partilerin ülkemizin geleceğine dair bir meselede aynı paydada buluşması her türlü takdirin üzerindedir.
İZMİRLİNİN ÇAĞRISI NETTİR
Bu süreç; ülkemizi ve milletimizi merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde, Türk demokrasisinin her türlü düğümü çözecek kapasite ve olgunluğa sahip olduğunun da müstesna bir örneği olmuştur. Gazi Meclisimizdeki tarihi mutabakatın yansımasını biz İzmir'in sokaklarında en güçlü şekilde görüyoruz. Güçlü ve müreffeh yarınlarımız için, evlatlarımız, gençlerimiz için, kardeşliğimiz, birliğimiz ve dirliğimiz için atılan bu adımın, bu güçlü iradenin, bu tarihi insiyatifin milletimiz idrakindedir. Sokakta, çarşıda, pazarda gönül sofrasını paylaştığımız, sohbetine mazhar olduğumuz hemşehrilerimizin mesajı net; "Türkiye artık bedel ödemesin, gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermesin. Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın!" Bu irfan dolu, samimi çağrı Terörsüz Türkiye sürecinin pusulasıdır.

SÜREÇ ŞEHRİMİZİN KAZANIMLARINI ARTIRACAK
BU süreç aynı zamanda bir istikrar ve kalkınma hamlesi. Ülkemizin sanayi, tarım, ticaret ve turizm başta olmak üzere pek çok alanda vites yükseltmesine, üreten şehirlerimiz için güçlü bir potansiyelin kapılarını aralamaya imkan tanıyacak. İzmir sanayide, endüstride, tarımda ülkemiz için güçlü bir üretim merkezi konumunda. Huzur ve güven ortamının perçinlenmesi İzmir'in üretim gücü için benzeri görülmemiş bir potansiyeli de içinde barındırıyor. Atılan bu güçlü adım güzel şehrimiz ve bölgemiz için bu yönüyle de tarihi bir fırsat penceresi niteliğinde.
AK Parti Aydın Milletvekili Ömer Özmen de "Aydınlılar, 86 milyonun terör ve tehditlerden uzak, kardeşce huzur, güven ve refah içinde geleceğe yürümesini açık yüreklilikle desteklemektedir. Ülkemize yeter ki huzur ve refah gelsin" dedi
AK Parti Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Ömer Özmen, seçim bölgesi Aydın'da gerçekleştirdiği saha çalışmalarında vatandaşların "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin görüş ve beklentilerini gözlemledi. Özmen, Aydınlıların yaklaşık 50 yıldır Türkiye'nin gündeminde olan terör sorununun artık tamamen sona ermesini, teröre ayrılan kaynakların milletin refahı ve geleceği için kullanılmasını istediğini belirterek, vatandaşların süreçle ilgili ortak beklentilerini Yeni Asır Gazetesi okurları için kaleme aldı. Meclis çalışmalarının sona ermesinin ardından Aydın'da saha ziyaretlerini sürdürdüklerini belirten Özmen, farklı kesimlerden vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti.
'İŞLEMLER HİÇBİR ZAMAN GİZLENMEZ'
Özmen şöyle söyledi: "Bu süreçteki temel gayemiz; silahlı PKK/KCK terör örgütünün ve bağlı tüm unsurlarının tamamen silahsızlandırılması, varlığının sona erdirilmesi ve böylece yaklaşık 50 yıldır ülkemize ve bölgemize musallat olan terörün ülkemizde ve dışında dış güçlerin kullanımına elverişli bir araç olmaktan çıkarılmasıdır. Şu hususu özellikle dile getirmek istiyorum; sürecin başından bu yana milletimizden gizli tutulan hiçbir işlem ve eylem olmamıştır. Süreç milletimiz ile beraber açık bir şekilde yürütülmektedir. 'Büyük ve Güçlü Türkiye' ve 'Daha Adil bir Dünya' hedeflerimizi gerçekleştirmek için önümüzdeki tüm engelleri kaldırmaya kararlıyız. Bu süreç teröre harcanan yaklaşık 2,3 trilyon kaynağın milletin refahına, eğitime, teknolojiye, üretime ve kalkınmaya yönelmesi demektir. Atılan adım, geçmiş acılarımızı sonlandırmak, ülkemizi engellerden ve tehditlerden kurtarıp Türkiye Yüzyılı'na giren ülkemizi, güvenliğini sağlamış, tehditlerden arınmış, demokrasisini güçlendirmiş, tarihten gelen kardeşliğimizi pekiştirmiş, milletimizin ve bölgenin ortak geleceğine güvenle yürüyecek bir süreci inşa etme amacı taşımaktadır.

TASFİYELERİ SAĞLANACAK
Bu süreç Devletin, güvenlik ve hukuk kapasitesini kullanarak terörün tasfiyesini sağlamayı amaçlayan bir süreçtir. Müzakere ya da bir pazarlığın olmadığı, silahların ve terörün tamamen devreden çıkarılmasını hedefleyen, demokratik siyasetin tek meşru zemin hâline gelmesini ve hukukun üstünlüğünün güçlenmesini hedefleyen bir süreçtir. Dünya ve bölgemiz ateş çemberinden geçiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye'nin önündeki en büyük engeli kaldırarak "iç cephemizi" güçlendiriyoruz. Milletimizin ve ülkemizin huzuru, geleceği ve birliği her şeyin üzerindedir. AK Parti olarak düşüncemiz, icraatımız, duruşumuz bu konuda nettir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği "Çözüm için her yola başvururuz. Gerekirse baldıran zehri içmekse, biz o baldıran zehrini de içeriz. Yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin." söyleminin anlamı budur. Bu, tamamen devletimizin güvenlik politikası ve Türkiye Yüzyılı'nın beka ve büyüme stratejisinin bir parçasıdır. Kuşkusuz MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin sürece sunduğu cesur katkıları da burada dile getirmek zorundayız. MHP Liderinin sürece güçlü ve kararlı desteği sürece çok olumlu katkılar sunmuştur.