GÖRKEM TÜRKYILMAZ
Sinema sektöründe büyük bir öneme sahip olan Toronto'da bu ödülü kazanan genç yönetmen Esra Vesu Özçelik'i yakından tanımak için biraraya geldi. Sinema eğitimini İngiltere'de olan Özçelik 2014 yılında kurduğu İzyapım şirketi sayesinde hayellerinin peşine düştü.
Genç yönetmen, senaryosunu kendi yazdığı Hicran ve Melek filmiyle almış olduğu ödül ile geleceğinin ne kadar parlak olduğu gösterdi. Toronto'da aldığı ödülüğün şokunu kısa sürede atlatan Özçelik, yeni filmi "Deep and Black"ı çekmek için çalışmalara şimdiden başladı.
Esra Vesu yeni filmini Londra'da çekmeye hazırlanıyor.
Esra Vesu Özçelik kimdir ve sinema tutkusu nasıl başladı?
Esra Vesu Özçelik ilk, orta ve liseyi İzmir Karsıyaka'da okudu. Yüksek öğrenim için İngiltere'ye gitti.
Ailesinin işletme okumak için gönderdiği İngiltere de okulu yarım bırakarak gizlice sinema eğitimi alma için London Film Academy'e girdi. Çocukluk tutkusu olan sinema okuduğunu okul süresince kimseye söylemedi.
Türkiye'den çıkıp uluslararası arenada ödül alan sinema eserlerimiz son yıllarda arttı. Siz de bunlardan biri oldunuz. Hicran ve Melek'i yazıp çekerken böyle bir başarıyı yakalayacağınızı tahmin ediyor muydunuz?
Hicran ve Melek'in hayata geçmesi için çok emek verdim.. Sabrettim.. Başta Didem Balçın olmak üzere tüm oyuncu ve ekip arkadaşlarım bana ve hikayeye inandılar.. Hep birlikte bu ödülü hakettiğimizi düşünüyorum.
Filmde iki ayrı kutupta yaşayan kadınların hayatlarını konu alıyorsunuz. Filminizi çekerken nerelerden esinlendiniz?
Türkiye'de doğup yabancı bir ülkede yaşarken ülkemdeki kadınların toplum içinde yaşayış ve bakış açılarına, kadınların birlikte yaşama arzularına rağmen erkek egemen toplumun bakış açılarını öne çıkarmak istedim.
Bundan sonraki filmlerinizde beyaz perdeye neler aktarmayı planlıyorsunuz?
Yine toplumun kanayan yaralarına parmak basacak konuları işlmeyi düşünüyorum. Kadın hakları ve onların sorunları konusunda çok hassasım. Ben de bir kadınım nihayetinde.
Besteci ve aranjör Atilla Özdemiroğlu'nun son eserine birlikte imza attınız. Bu nasıl bir duygu?
Atilla Bey ülkemizin bu alanda yetiştirmiş oldugu büyük bir değerdir. Sanata gönül vermiş büyük bir sanatçı olmasının yanında gerçek bir hümanist ve yol gösterendir. Onunla çalışmaktan onur duydum. Onu herkes gibi bende çok özlüyorum.
Yakalanan bu başarıda sizinle birlikte emeği olanlara neler söylersiniz?
Benimle birlikte bu filmde emeği geçen herkese tekrar teşekkür ederim. Sevgili Didem Balçı'nın en başından beri hem oyuncu olarak hem dost olarak yanımda durduğu içinde ayrıyetten teşekkür edrim. Ailem de bu süreç içinde hep yanımda oldu.
Seferihisar ve Çeşme'de çekildi
Hicran ve Melek filminin çekimleri Seferihisar ve Çeşme'de yapıldı. Başrolde ünlü oyuncu Didem Balçın oynadı. 9 Eylül mezunu Tilbe Taşlı da ilk kez kamera karşısındaydı. Özlem Tokaslan'ında yer aldığı filmde Emre Başer, Şevki Çepa, Aladdin Sakar, Güneş Özçelik ve Müzeyyen Kelly rol aldı. Hicran ve Melek filmi iki ayrı kültürde büyümüş iki çocukluk arkadaşının hayatını ortaya koyuyor. Yıllar sonra yolları kesişen dostların birbirlerini ötekileştirmeden arkadaşlıklarını sürdürmesi ve toplumdaki kadın üzerindeki baskı ve şiddeti farklı bir açı ve bakış ile beyaz perdeye aktarılışı.
