SELİN ŞANLI
İlk durağımız Pontedera, burası yatık kulesi ile meşhur Pisa (okunuşu: piza) şehrinin bir ilçesi.
Araba ile Pisa şehrinden 15 dakika, Floransa'dan 35 dakika uzaklıkta. Pontedera'da 8 Aralık'tan itibaren çok ilginç bir sergi açıldı. Serginin adı "Herkes motora!" (orijinal adı: "Tutti in moto!") bunun İtalyan dilindeki diğer anlamı ise "Herkes harekete!" demek. Ünlü Deferrari+Modesti Stüdyosu tarafından iki önemli binada hazırlanmış olan sergide tekerleğin icadından günümüze kadar "hareket" fiilinin geçirmiş olduğu evreler tablo, fotoğraf ve motorsikletler ile anlatılıyor.
Pontedera'nın tam merkezinde bulunan Pretorio Sarayı'ndaki "Yüzyıllık sanatta hareket efsanesi" isimli serginin küratörleri Daniela Fonti ve Filippo Bacci Di Capaci. Bu sergide hareket fiili aralarında Tato, Fortunato Depero, Moses Levy, Primo Conti, Mario Sironi ve Gino Severini gibi 1900'lü yılların Futurist akımına ait önemli sanatçılarının birbirinden güzel tabloları ile anlatılıyor.
Aynı konulu tabloların bir kısmı serginin diğer durağı Piaggio Müzesi'nde (okunuşu: piyacco) sergilenmiş.
Piaggio Müzesi, Türkiye'de de bulunan aynı isimli Avrupa'nın en ünlü motorsiklet markasının müzesi. Bu müze, turistik bir yerde olmamasına rağmen, açılış yılı olan 2000 yılından beri 450.000 kişi tarafından ziyaret edilmiş ve İtalya'nın en ünlü 5 müzesinden biri haline gelmiş. Piaggio, İtalya'nın ilk motoru Vespa'nın üreticisi.
BİSİKLETTEN MOTOSİKLETE
Piaggio Müzesi'nde ilk bisikletten, dünya şampiyonu motosiklete kadar üretilmiş her model gösterilmekte.
Eski filmlerde kullanılmış Vespalar ve film afişlerinin yanında, 1950 yılından günümüze kadar dünya tarihindeki önemli gelişmeler o yıllarda yapılmış motor modellerinin yanına İngilizce olarak da yazılmış. Piaggio Müzesi bu özelliği ile de gezenlere yakın tarihimizi hatırlatıyor.
Bu müzede modern tabloların yanında bir de "Hız ve Fotoğraf" isimli, küratörlüğünü Giovanni Lista'nın yaptığı bir fotoğraf sergisi var. Her iki binadaki sergi de görülmeye değer. Eski araba ve uçakların ilk modelleriyle hız kavramını anlatan tabloların hepsi birbirinden güzel. Piaggio Müzesi'nde çocuklar için bir de oyun alanı düşünülmüş. Tek bilet ile her iki müzeyi de görmeniz mümkün, müzeler birbirlerine yakın yerlerde. "Herkes Motora!" sergisi son zamanlarda gördüğüm en ilginç, en eğlenceli ve öğretici sergilerden biri. 18 Nisan 2017 tarihine kadar açık olan bu sergiyi eğer İtalya'ya yolunuz düşerse mutlaka görün derim. Önemli not: Sergiyi birlikte gezdiğim italyan gazeteci arkadaşlarımdan güzeller güzeli İzmir'imiz ve Ege'miz ile ilgili birçok iltifat dinledim. Özdere'den Bergama'ya kadar Avrupalılardan ismimizi duymak gerçekten gurur verici, Egeli olduğumuz için çok şanslıyız.
NE YENİR?
Yemek için tavsiyem Madeleine Restoranı ya da Madeleine Gastronomi Salonu, adı gibi tam bir gastronomi merkezi olan restoran yerel italyan yemekleri ile fransız tatlıların sunulduğu çok güzel bir mutfağa sahip. Sabah 08.00'den gece 02.00'ye kadar açık. Roma'nın merkezinde Via Monte Santo 64 numara adresinde bulunan bu şık restoranda günün her saati güleryüzlü hizmet bulmanız mümkün.
Şefler çok yetenekli.
Madeleine Restoranı memnun kalacağınız bir seçim olacak.
Sergi için: www.pontederaperlacultura. com Restoran için: www.madeleinerome. com
MİNİ ROMA REHBERİ
Yılbaşını Roma'da geçirmeyi planlayan birçok Yeni Asır okuyucusundan aldığımız istek üzerine Roma ile ilgili notlarımıza geçelim. Havaalanından şehir merkezine otobüs ya da tren ile geçin derim. Otobüs 6, tren 15 euro. Taksiye göre daha ucuz ve hızlılar. Roma Termini tren istasyonundan metro ile Roma'nın her yerine ulaşmanız mümkün. Merkezin en meşhur meydanları olan Venedik Meydanı (Piazza Venezia) ile Halk Meydanı (Piazza del Popolo) arasını yürüyerek gezmenizi tavsiye ediyorum. Burası birçok mağaza ve kafe ile dolu ve her köşe başı sizi Roma'nın başka bir tarihi meydanına götürüyor.
Roma çok büyük olmasına rağmen merkezi yürüyerek çok kolay gezilen bir şehir. Bu iki meydan arasında Türkçe'de "Aşıklar Çeşmesi" olarak bilinen ancak asıl adı "Trevi Çeşmesi" (Fontana di Trevi) olan çeşmeyi ve biraz ötesindeki İspanyol Merdivenleri'ni (Piazza di Spagna) mutlaka görmelisiniz. Roma tam anlamıyla bir açıkhava müzesi. Vatikan'ı da görmek isterseniz metro ile ulaşım çok rahat. Roma çizmenin daha alt kısmında bulunduğu için genelde yumuşak bir iklime sahip. Küçük çocuğunuz varsa şehrin içinde otobüs ile ulaşabileceğiniz bir de büyük bir hayvanat bahçesi var.
