• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C

’i İzmir yapan LEZZETLER

İzmir’i İzmir yapan LEZZETLER

17.01.2018, 17:32

Nasıl İstanbul'la, gevrek mi simit mi tartışmamız sürüp gidiyorsa, midyede de İzmir mi, İstanbul mu rekabeti yoğunlukla devam ediyor. İzmir midyesi, İstanbul'dakilere oranla daha küçük ama daha lezzetli. İzmir midyesini açtığnız zaman beyaz ve sarı etli, berrak. İçine çok fazla bir şey katılmıyor, sadece karabiberleniyor.

Günde 300 bin midye, 100 milyon lira

İstanbul midyesine ise köfte baharı katılıyor, berbat ediyor. Ayrıca dolma yapar gibi, kuşüzümü ve fıstık koyanlar da var, gereksiz. Midye sevdalıları zaten iki kentin midyelerini tartıya çıkardıklarında, "İzmir 10 basar. İstanbul, İzmir'in yerini hiçbir zaman tutamaz. İstanbul'un midye kralı Ahmet, İzmir'deki sokak satıcılarıyla bile lezzet bakımından yarışamaz" diyor. Üstelik midye yiyenlerde bulunan, "Civa taşıdığı söyleniyor, sağlığa zararlı mı acaba?" sorusuna uzmanlar, "İstanbul'dakiler tehlikeli, civa oranı yüksek ama İzmir'dekiler için endişe yok" diyor. İzmir, midyecilik sektörü ön plana çıkan illerin başında. İzmir'de merdivenaltı üretilen midyenin, çiftliklerde üretilinlerle birlikte 100 milyon TL'lik pazar yarattığı hesaplanıyor.
İzmir'de aileleriyle birlikte 10 bin kişinin geçimini midyecilikle sağladığı belirtiliyor. İzmir'de günde 500 bin midye çıkarılıyor ve işleniyor.
Bunun 200 bini Anadolu'ya gönderiliyor. Geri kalan 300 bin midye ise İzmir'de tüketiliyor. İzmir, midyecilik sektörü ön plana çıkan illerin başında.
İzmir'de merdivenaltı üretilen midyenin, yıllık 100 milyon TL'lik pazar yarattığı hesaplanıyor. İzmir'de aileleriyle birlikte 10 bin kişinin geçimini midyecilikle sağladığı belirtiliyor. İzmir'de günde 500 bin midye çıkarılıyor ve işleniyor. Bunun 200 bini Anadolu'ya gönderiliyor.
Geri kalan 300 bin midye ise İzmir'de tüketiliyor.

Midye dolması bazıları için tutku

Midye dolması tüketmek, bazen insanlar için günlük bir gıda gibi değerlendiriliyor. Ben günde bir oturuşta 50-60 tane yiyenleri biliyorum. Alsancak'ta ünlenen seyyar Beyti İşçi'nin kışın İzmir'de, yazın da Çeşme'de günübirlik 500-1000 arasında midye sattığını ve seçkin müşterileri olduğunu da belirteyim. Midye müdavimleri en lezzetli midyenin de seyyarlarda olduğunu, çünkü günübirlik tüketildiğini vurguluyor.

Mardin'den geldiler, 'Midye kralı' oldular

Mardin nire, İzmir nire. Mardin'de deniz var mı, yok. Ama "iş bilenin, kılıç kuşananın" demişler. Mardinliler, İzmir'de çalışkanlıklarıyla midye piyasasını ele geçirdiler. Yüzme bilmiyorlardı ama çizmelerle midye toplaya toplaya, dolmasını yaparak sata sata artık bu işin patronu oldular. En renkli sima Şehmuz Özay, 16 yaşında Mardin'den İzmir'e geldiğinde, bu kara kabuklu şeyin neye yaradığını sormuş, ilgilenerek bu işin kralı olmuş. Türkiye'nin ilk midye restoranını açan Şehmuz usta, midyeden olağanüstü yemekler yapıyor. İzmir'de, Bodrum'da restoranları var. Çocuklarını yurtdışına göndererek midye ile yapılan tüm yemekleri öğretmiş.

100 çeşit midye yemeği

Tepside midye satarak işe başlayan Şehmuz Özay, evlatlarının Avrupa'dan taşıdığı çeşitlerle midyeden 1001 çeşit yemek yapıyor.
Domates soslu, makarnalı, kıymalı, fırında ve kaşarlı olarak spesiyaliteler üretti.Şimdi İzmir-Çeşme- Bodrum üçgeninde büyük iş yapıyor.

İzmir midyesi kültürlendi

Bugüne kadar denizden doğal yolla toplanarak tüketime sunulan midye, kültür balığı çiftliklerinde yetiştirilmeye başlandı. Levrek, çipura ve orkinosun ardından İzmir'in vazgeçilmezlerinden biri olan midye de artık "kültürlü" oldu. Ege Bölgesi'nde kültür balıkçılığı tesisleri midye üretimi için çalışma başlattı. İzmirli Akgerman ailesine ait AKG Grubu da Mordoğan'daki Ertuğ Balık isimli şirketi ile kültür balığı çiftliğinde midye üretimine geçti. Ertuğ Balık A.Ş'nin yanı sıra, Balıkesir Erdek'te Kocaman Balıkçılık ve Bandırma'da Misya Su Ürünleri A.Ş. Türkiye'deki midye üretiminde söz sahibi markalar olarak ön plana çıktı.

Akgerman:"Kültür midyesi yararlı

AKG Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Akgerman, "Doğadan kaçak avcılık yolu ile temin edilen midyeler sağlık açısından risk taşıyor. Bu nedenle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı doğadan midye toplanan sahaların tamamına yakınında avcılığı yasakladı. Bu yüzden sağlıklı ve uygun koşullarda üretim yapan yetiştiricilik firmalarının önemi arttı" dedi. Akgerman, "Ülkemizde ön yargılar olmasına rağmen kontrollü şartlarda üretilen, analizleri yapılmış, menşei belli olan ve üretici firmanın etiketine sahip bulunan kültür midyesini tüketmekte hiçbir sakınca yok" diye konuştu.

Midyenin faydalarI

Denizlerin kıyıya çok yakın bölgelerinde ve genellikle kayalıkların arasında tutunarak yaşayan midyeler bir istiridye türü yumuşakçalardır, tadı hafif tuzludur. Midye, özellikle de sokak lezzetleri arasında en yaygın olarak tüketilen bir besin kaynağıdır. İçeriğinde az miktarda da olsa civa elementi bulunduran midye, hamile kadınların ve çocukların tüketimi için güvenlidir. Çoğu kişinin severek tükettiği midye; protein, demir, selenyum, manganez, potasyum, fosfor, çinko, A vitamini, B-12 vitamini, C vitamini ve folik asit bakımından zengin bir besin kaynağıdır. Fakat aşırı derecede tüketilmesi halinde, vücutta ağır metal (civa) birikimi gerçekleşeceğinden, zehirlenme vakaları yaşanabilmektedir. Midyedeki protein, vücuttaki hücrelerin olması gereken biçim ve yapıda olmasını sağlamakta, hücreler arası enerji ve iletişim akışını desteklemekte ve hücrelerin metabolik süreçlerine katılmaktadır. Midyede yaklaşık 18 gram protein vardır. Bu da, yaklaşık 66 kilogram ağırlığındaki bir yetişkin insanın, günlük ihtiyacı olan protein miktarının hemen hemen % 30'unu karşılamaktadır.

BAĞIŞIKLIK GÜÇLENİYOR

Midye ayrıca selenyum ve manganez kaynağıdır da. Midyenin içinde zenginleşmiş olan manganez, vücutta cinsellik hormonlarının salgılanmasına yardımcı olmakta, kan şekeri seviyesinin düzenlenmesini sağlamakta ve kan pıhtılaşmasını kontrol altına almaktadır. Aynı şekilde, midyenin içeriğinde bulunan selenyum ise, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir şekilde işlev göstermesine yardımcı olmakta ve bir antioksidan gibi hareket ederek, hücrelere zarar veren yabancı maddeler ile mücadele edilmesini sağlamaktadır.

Kokoreç özel bir yiyecektir

Evimizde pek fazla yapmasak da Türk toplumunun en güzel lezzetlerinden biri olan kokoreç, tutkunları için vazgeçilmeyecek derecede önemli bir yiyecektir. Birçok kişinin bayılarak yediği kokoreçin nasıl yapıldığını ve nasıl pişirildiğini sizlere anlatalım istedik. Evde yapmaktansa dışarıda yemeyi tercih edebilirsiniz, ancak yine de evinizde hazırlama imkanınız da var. İşte, kokoreçin yapılışı;

Evde nasıl pişirilir?

Kuzunun bumbarı ve bağırsaklarını içli dışlı iyice yıkayıp tuzlayın. Daha önceden hazırladığınız şişlerin üzerine bu malzemeleri bir ucundan diğer ucuna kadar sarıp, uçlarını bağlayın. Son olarak da kuzunun karın zarını güzelce hazırladığımız şişin üzerine sarmalayın. Kokoreç, kuzu barsağı, mumbarı, uykuluk ve gömlekten yapılıyor. Önce uykuluk dizilir şişe, sonrasında sütte bekletilen mumbar ve yine sütte bekletilen bağırsak sarılır, şiş hazır hale getirilir. Pişirmesi ise şöyle: "Önce kokoreçler 3 santim kalınlığında dilimler halinde kesilip ister tavada, ister ızgarada iyice pişirilir, sonra tahta üstünde iyicene doğranarak ufaltılır ve zevke göre sade ya da domates, sivri biber, çarliston kırmızı biber ayrı bir lezzet vermektedir.
Eğer sebzeli yapacaksanız kokoreç tam pişmeden domatesleri koyun, domates suyunu çekmeye başlarken biberleri ekleyin. 5 dakika kadar pişirin ve sonra kekiğini ve pul biberini ekleyin. Birkaç kez karıştırıp ateşi söndürün ve ekmek arası yaparak sevdiklerinize servis edin. Not: Kokoreçin yanında içilecek en güzel içecek şalgam suyudur.

Sakatatı tanıyan bilir, sever

Sakatat kelimesini duyanların bazılarının gözleri parlar, bazılarının rengi yeşile döner. Ekmek arası kokoreç yemek, ızgaraya böbrek atmak, tabakta koca bir kelle durması, bizim mutfağımızın alt seviye kültürleri gibi algılansa da, aslında dünyada sakatat işi, ciddi gurme bir iştir.

Temizlik elbette şart

Sakatatta en kritik nokta tabii ki hijyendir. Eğer doğru koşullarda temizlenmiş ve saklanmışsa hayvanın diğer yerlerinden daha az temiz olduğunu söylemek mümkün olmaz.


İZMİR'İ İZMİR YAPAN LEZZETLER- GÜRKAN ERTAÇ

İzmir’i İzmir yapan LEZZETLER haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN