Manisa'nın Demirci ilçesinde Beyazıt Mahallesi'ndeki evinin bahçesindeki 15 metrekarelik atölyesinde kalaycılık yapan 86 yaşındaki Ali Bilek, geleneksel usullere göre babasından öğrendiği mesleğini büyük bir tutkuyla yapmaya devam ediyor. Ali Bilek, "Mesleğim sayesinde 4 çocuk büyüttüm, onları ev ocak sahibi yaptım" diyerek kalaylanmış bir tencerede pişen yemeğin tadını bilenlerin hala müşterisi olduğunu söylüyor... Semerciliği zamanın ünlü ustası Rıza Kırda'dan öğrenen 90 yaşındaki Mehmet Ali Agaçcı ise artık ilgi azalmasına rağmen dükkanında mesleğini sürdürüyor. Yaşlı bedenine rağmen el emeği göz nuru semerlerini ilk günkü gibi büyük bir titizlikle hazırlıyor. Dostlukları çocukluk yıllarına dayanan her iki usta dün gibi hatırladıkları o günleri zaman zaman bir araya gelip konuştuklarını ve o zaman meslek sahibi olmak için bir ustanın yanında çıraklık yapmanın çok önemli olduğunu dile getirdiler. Bu elleri öpülesi iki çınarın hüzünle ifade ettikleri ortak söz ise, "Biz öldüğümüzde bu mesleklerde ölecek artık isteseniz de arasanız da mesleklerimizi bir daha bulamayacaksınız."
GELENEKSEL USÜLLER
Manisa'nın Demirci ilçesinde babalarından yadigar kalan meslekleri yaşatan ustalar geleneksel usuller ile sanatlarını yaşatırken, yıllara da meydan okuyorlar. Türkiye'de cami halıcılığı ve el halısı dokumacılığında merkez olan Manisa'nın Demirci ilçesi sanatkarları ve mesleğinin son temsilcilerinin yer aldığı ustaları ile de öne çıkıyor. 10 yaşında babasının yanında kalaycılığı öğrenen Kalaycı Ustası Ali Bilek 74 yıldır, Semerci Ustası Mehmet Ali Ağaçcı ise babası Halil Ağaçcı'dan öğrendiği mesleğini 73 yıldır yaşatıyor. Beyazıt Mahallesi'nde evinin bahçesindeki 15 metrekarelik atölyede kalaycılık yapan 86 yaşındaki Ali Bilek, geleneksel usullere göre babası Mehmet Bilek'ten öğrendiği mesleğini yapmaya devam ediyor. Kalaycılık mesleğine ilk başladığı yıllarda at sırtında Manisa ve ilçelerini gezerek seyyar kalaycılık yapan Bilek, eski yöntemleri kullanarak kalay yapıyor. Hem okula gittiğini hem de kalaycılığı öğrendiğini, kalaycılığın zor ve zahmetli bir meslek olduğunu belirten Bilek, şunları anlattı: "Kalay yaparken ilkin kabın üzerindeki kiri tuz ruhu ile temizliyorum. Kabın kambur yerlerini örs ve çekiç marifeti ile düzeltiyorum. Sonra kumda ayağımla yaklaşık 10 dakika işlem yapıyorum. Daha sonra ateşte ısıtıyorum. Bir kabı kalaylamak yaklaşık 1 saat sürüyor. Gelen sipariş yoğunluğuna göre günde 10'a yakın kabı kalaylıyorum. Şimdilerde yok olmaya yüz tutan bu meslekle hayatımı kazandım. 74 yıldır sürdürdüğüm mesleğim sayesinde 4 çocuk büyüttüm, onları ev ocak sahibi yaptım."

'YEMEK DAHA GÜZEL PİŞER'
Manisa ve bölgesinde seyyar kalaycılık yaptığı yıllarda gitmediği köy kalmadığı söyleyen Kalaycı Ali Bilek " Baba yadigârı bir atımız vardı. Kalay yapan malzemelerimi ona yüklerdim 1 ay boyunca Manisa ve ilçeleri başta olmak üzere gezerdim. Bazı zamanlar İzmir'in ilçelerine de giderdim. İlçeye ve köye geldiğim zaman kalaycı diye bağırdığımda kaplarını kalay yaptıracak olanlar gelirdi. Kalay yapılan kabın yemeği daha lezzetli olur. Bunu bilen birçok insan halen kapımı çalar" dedi.
'SON NEFESİME KADAR YAŞATACAĞIM'
Yük ve binek hayvanlarının taşıyacakları yükün sırtlarına zarar vermemesi amacıyla üretilen semerin, Demirci ilçesindeki son temsilcisi 90 yaşındaki Mehmet Ali Ağaçcı kaldı. "Allah'a şükür bu meslek sayesinde iki çocuk büyütüp, ev ocak sahibi yaptım" diyen Mehmet Ali Ağaçcı, 73 yılını verdiği mesleğini çok sevdiğini yineleyerek şöyle konuştu: "Eskiden Demirci'de yük ve binek işleri hayvanlarla görülürdü. Bu nedenle merkep ve atlarına semerler yaptırırdı. İlçede çok sayıda olan semerci ustalarının teknolojiye bir süre direnebildi. 40 yıl öncesine kadar ilçemizde 20'ye yakın semerci vardı. Bu işler arabalarla görülmeye başlayınca işler azaldı. İlçede bu mesleği devam ettiren tek azalben kaldım. Ağaçcı, "Yaşım 90. Fakat haftanın 6 günü işyerimi açarım. Semer tamirine gelenleri yapıyorum. Bazen yeni semer siparişleri de alıyorum. Son nefesime kadar semerciliği yaşatacağım" dedi.

