Hatırlarsınız hani hepimizin diline pelesenk olmuş bir şarkı vardır ya... "Para para para, varlığı bir dert yokluğu yara" diye... Ticarette takas dönemi bitince medeniyetler bu kez parayı keşfetti ve tarih boyunca para günümüze kadar hiç ama hiç önemini yitirmedi. Gerçekten de kimine varlığı, kimine yokluğu yara oldu. Ama her zaman (sağlıktan sonra) para insanların birinci derdi oldu.
ALTINDAN KRİPTOYA
Fakir çok kazanmak istedi, zengin ise nasıl değerlendireceğini bilemedi. Para, tarih boyunca, altın gümüş ve bronz sikkeler olarak karşımıza çıktı. Sonra daha metal olanlar değersiz metallere bozuk paralara ve teknolojinin gelişimi ile kağıt banknotlara dönüştü. Günümüz dijital dünyasında ise para 'kripto' oldu adeta bir yerlere gizlendi... M.Ö VII. yüzyılda Tire'de Lidyalılarla başladığı düşünülen paranın serüveni ise Beylikler ve Osmanlı döneminde zirve yapmış. Kentte kurulan darphalenelerde uzun yıllar ticaretin kalbi altın ve gümüş sikkeler bu topraklarda basılmış... Kadim kent Tire'de paranın tarih boyunca ilginç serüvenini Yeni Asır okuyucuları için kaleme aldık.
DARP İLE YAPILDI
Tarihteki ilk madeni para basımının M.Ö VII. Yüzyılda Anadolu'da Lidyalı'lar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Araştırmalara göre, tarihteki ilk madeni para olma özelliği taşıyan Lidya parası, darp suretiyle basılmıştır. Sabit bir alt kalıp üzerine konan madeni pula hareketli bir üst kalıp yerleştirerek, bir
çekiçle vurmak suretiyle darp gerçekleştirilmiştir. Tarihteki ilk madeni para basım yerinin Anadolu olması özellikle uygarlık gelişiminin göstergesi olarak oldukça önemlidir. Anadolu bu üstünlüğünü sürekli devam ettirmiştir. Parayı keşfeden Lidya uygarlığının Tire'de ilk darphaneyi kurduğu bazı kaynaklar tarafından öne sürülmüştür.

HİTİTLERDEN ROMALILARA
Tire, çağlar boyu zengin coğrafyasının sağladığı olanakla birçok önemli uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bunlar, Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Hellen, Roma ve Bizans uygarlıklardır. Bu uygarlıklara ait bulgular şüphesiz ilçenin zengin kültürel değerleri arasında yer almaktadır. Türklerle başlayan dönem ise Tire için adeta dönüm noktası olmuştur. Beylikler ve Osmanlı dönemleri Tire'nin en ihtişamlı dönemleri arasında gösterilmektedir.
ÇİFT BAŞLI KARTAL MANGIRLARI
Dönelim paranın bu topraklardaki serüvenine... Tire'de, 120 yıl hüküm süren Aydınoğlu beyliği döneminde kurulan darphanede basılan paralara (bu paralar gümüş sikke şeklindeydi) 'Sire' adı verildi. Tire'nin adı o dönemde bazen 'Sire' şeklinde de anılmaktaydı. Beyliğin, Tire'de bastırdığı mangırlarda (paranın o dönemdeki adı) çift başlı kartal sembolü bulunmaktaydı. Çift başlı kartalın o dönemde kentin koruyuculuğuna bir atıf olduğu düşünülmektedir.

TARİH TALANI
Osmanlı'nın hüküm sürdüğü toplam 623 yılda farklı 36 Osmanlı padişahı farklı sikkeler darp ettirmiştir. Osmanlı sikkelerinin (paralarının) büyük bir bölümünde darp yerin üzerine yazıldığı bilinmektedir. Tire'de ise II. Murad, II Beyezit, II. Mehmed, I. Süleyman, I. Selim, III. Mehmed ve IV. Murad dönemlerinde sikke darp ettirilmiştir. Bazı sikkelerin ise Tire'de basıldığı bilinmesine rağmen hangi padişah döneminde olduğu bilinmemektedir. Unutmadan belirtelim, Dr. Şevkullah Bal'ın özel koleksiyonundan Tire Kent Müzesi'nde açılan 'Tire Darplı Sikkeler' adlı sergi meraklıların ilgisini çekti. Sergi, ziyaretçi akınına uğradı. Bu güzel sergiyi meraklıları ile buluşturan Dr. Şevkullah Bal koleksiyonuyla ilçe tarihine ışık tuttu. Üzücü olan ise define avcılarının Lidyalılardan günümüze uzanan darphanelerin yerini bulmak için yıllardır kaçak kazılarla giriştiği adeta yağma niteliğindeki talan...Eee ne demişler, "Para para para, varlığı bir dert yokluğu yara"...

