Şarkının sözlerini yazarken organ bağışı bekleyip okula gidemeyen öğrencilerini düşünüp empati yaptığını belirten İzmir Tireli müzik öğretmeni Berkant Koşar, "Yaşadığım içsel coşku inanılmazdı. Sözler dudaklarımdan dökülürken gözyaşlarımı tutamadım" dedi. Eli öpülesi öğretmen Koşar şarkıyı bestelemeden önce ise tüm organlarını bağışladı...

Röportajın sonunda söyleyeceğim durum tespitini hemen yapayım. Organ bağışın önemi bu kadar çarpıcı şekilde anlatılamazdı. Yani bir bestenin sözleri ancak bu kadar anlamlı ve duygu yüklü olabilirdi. Şüphesiz, 42 yıllık meslek hayatımda haberin en inanılmaz halleriyle karşılaştım. İçimin acıdığı, fotoğraf makinesinin vizörünün gözlerimde akan yaşlarla ıslandığı zamanları yaşadım. Yaşları ne olursa olsun organ bekleyen insanların umutsuzluğu ve çaresizliği ise beni her zaman çok derinden etkiledi. Çoğu kez kendime şu soruyu sordum, "Şu anda sağlıklıyım ancak ilerleyen zamanlarda ben de birinin bağışlayacağı bir organ muhtaç olabilir miyim?' Sorunun yanıtı çok net... Evet... Ben dahil hepimiz belki de ömrümüzün bir döneminde başkasının bağışladığı bir organa muhtaç olabilir ve onunla yaşama tutunabiliriz.
'YAŞA YAŞAT, UMUT OL İNSANA'
Toplumda bazı insanlar vardır fark yaratır... İşte onlardan biri de 53 yaşındaki Tireli müzik öğretmeni Berkant Koşar. Organ bağışının önemini anlatan bestesi ile gündem yaratan Koşar kısa sürede herkesin gönlünde taht kurdu. Şarkının sözlerini yazarken organ bağışı bekleyip okula gidemeyen öğrencilerini düşünüp empati yaptığını belirten Koşar, duygularını ise "Yaşadığım içsel coşku inanılmazdı. Sözler dudaklarımdan dökülürken gözyaşlarımı tutamadım" şeklinde dile getirdi. Koşar, şarkıyı bestelemeden önce ise tüm organlarını bağışladığını ifade etti. Gelin, Berkant Koşar öğretmenimizi birlikte tanıyalım... Kendinizi tanıtır mısınız hocam? -1972 yılında Gökçen köyünde doğdum. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarını bitirdikten sonra İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nde 'dini musiki' tezli yüksek lisansımı tamamladım. TRT İzmir radyosunda sözleşmeli ses sanatçısı olarak görev yaptım. Bornova Belediye Konservatuarı'nda musiki dersleri verdim. Bornova TSM, Tire TSM belediye, Tire Öğretmenevi ve Gaziemir TSM korolarını yönettim. 30'dan fazla TSM çocuk şarkıları, halk müziği fantezi ve farklı müzik türlerinde birçok bestem var. Yöremizde, Kurtuluş mücadelesine katkıda bulunan Gökçen Hüseyin Efe adlı bestem hafızalardaki yerini koruyor. 'Öğretmenler Günü' için özel bir besteyi de kısa süre önce hayata geçirdim. Müziğe neredeyse bir ömür adamışsınız değil mi? -Evet, müzik benim her şeyim... Şu anda Fatih Ortaokulu'nda müzik öğretmeni olarak görev yapıyorum. Bu güne kadar ulusal ve bölgesel bazda birçok müzikli programda yer aldım. İki çocuk babasıyım. Öğrencilerim benim kendi çocuklarımdan farksız. Müziğin dışında, öğrencilerimin doğa ve hayvan sevgisini geliştirmek için sosyal farkındalık projelerinde gönüllü olarak yer alıyorum. Organ bağışı ile ilgili beste yapma fikri nasıl gelişti? -Hemşire olan eşim Sevinç hanımdan organ bağışını yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar yapıldığını öğrendim. Ben de hiç zaman kaybetmeden tüm organlarımı bağışlayarak ilk adımı attım. Öğrencilerime ve aileme örnek olmak istedim. Bu arada öğrencilerimin organ bağışı ile ilgili çok fazla bilgilerinin olmadığını fark ettim. Onlara her fırsatta organ bağışının önemini anlattım.

Öğrencilerime, "Unutmayın çocuklar, bir bağış, birden fazla hayat kurtarabilir" şeklinde bilgilendirmeler yaparken, bir öğrencimin "Öğretmenim bende organlarımı bağışlayabilir miyim?" diye sorması beni çok duygulandırdı. O an gözlerim doldu. Besteyi yaparken zorlandınız mı? -Hayır. Aslında, beynimde organ bağışı ile ilgili tüm altyapı hazırdı. Her şey şekillenmişti. Önceliğim, organ bağışı ile ilgili toplumda yanlış inanışları ortadan kaldırmak ve daha fazla insanın bu konuda bilinçlenmesini sağlamaktı. Bunun için beste yapma fikri ağır bastı. Bağış bekleyen her hastaya umut olmak istedim. Organ bağışı bekleyen çocuklar sizi derinden etkilemiş değil mi? -Organ bağışı bekleyen çocuklar özgürce sokakta oynayamıyor. Eğitim alamıyor, çoğu okula gidemiyor. Empati en güçlü silahtır. Kendimi onların yerine koydum. Organ bekleyen hastaların dilinden onlar için bir şarkı yazdım. Duygu yoğun anlar yaşadım. Şarkıyı klip haline getirip, çocuklara izletmek ve onların ailelerine ve sevdiklerine bu mesajı ulaştırmayı arzuladım. Bu farkındalık en temelden yani çocukların organ bağışı konusunda eğitimi ile başlamalıydı. Bestelediğim şarkıyı öğrencilerime vücut dili eşliğinde öğrettim. Çok olumlu geri dönüşler aldım. Toplumsal mesaj içerikli besteler yapmayı sürdüreceğim.