Konfor alanı, kişinin kendisini güvende, huzurlu ve rahat hissettiği psikolojik yaşam alanı olarak tanımlanabilir. İnsanlar genellikle alıştıkları rutinlere bağlı kalmayı tercih eder ve risk almayı gerektiren durumlardan uzak durmak isterler. Çünkü bu alanın dışına çıkmak, belirsizlik ve zorluklarla karşılaşma ihtimalini de beraberinde getirir. Bunun en önemli sebeplerinden biri, bilinçaltının güvenlik arayışıdır. Günlük hayatta tekrar eden davranışlar ve alışkanlıklar, bireye tanıdık ve kontrol edilebilir bir dünya sunar. Bu durum da kişinin stres seviyesini düşürerek kendini daha rahat hissetmesini sağlar. Ancak sürekli aynı sınırlar içinde kalmak, zamanla gelişimin önünde bir engel haline gelebilir. Konfor alanının dışına çıkamamak çoğu zaman bireyin potansiyelini tam olarak kullanmasını engeller. Yeni bir şey denemek, farklı bir ortama girmek veya alışılmışın dışında bir karar almak başlangıçta kaygı yaratabilir. Bu durum "kaygı alanı" olarak tanımlanır. İnsan bu alana girdiğinde riskli bir durumla karşı karşıya olduğunu düşünebilir ve stres yaşayabilir. Ancak düşük seviyedeki stresin insan vücudu için tamamen zararlı olduğu söylenemez. Stres hormonlarının salgılanmasıyla birlikte kalp atışları hızlanır, dolaşım sistemi daha aktif hale gelir ve vücut bir tür uyarılma durumuna geçer. Bu süreç doğru yönetildiğinde kişiye enerji ve motivasyon sağlayabilir. Kaygı alanını aşarak öğrenme aşamasına geçen kişi ise kendine olan güvenini artırır ve başarıya giden yolda önemli bir adım atmış olur.
NELER YAPILMALI?
Konfor alanından çıkmanın ilk adımı karar vermektir. Kişi önce hayatında değiştirmek istediği noktayı belirlemeli ve kendine ulaşılabilir bir hedef koymalıdır. Hedef belirlemek, insanın motivasyonunu artırır ve çabasını daha anlamlı hale getirir. Hedefsiz bir yolculuk çoğu zaman insanı kararsızlığa ve başarısızlığa sürükleyebilir. Bu nedenle amaç belirlemek, gelişim sürecinin en önemli aşamalarından biridir. Hedef belirlendikten sonra zihinsel hazırlık da büyük önem taşır. Olumlu düşünmek ve süreci sabırla yönetmek başarı ihtimalini artırır. Sonraki adım ise harekete geçmektir. Bu süreçte küçük başarısızlıklar yaşanabilir. Ancak önemli olan bu durumların motivasyonu kırmasına izin vermemektir. Örneğin kilo vermek isteyen bir kişi düşünelim. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak veya düzenli egzersiz yapmak başlangıçta zor gelebilir. Ancak küçük aksaklıklar yaşandığında pes etmek yerine kararlılıkla devam etmek, hedefe ulaşmayı mümkün kılar.

