SAĞLIKLI yaşam derken kendimizi sürekli değerlendirdiğimiz bir noktaya geldik. İyi uyuduk mu? Yeterince protein aldık mı? Bugün hedeflenen adımı tamamladık mı?... Tam da bu noktada wellness dünyasında başka bir fikir yükseliyor: anti-optimization. Yani hayatın her alanını daha verimli, daha sağlıklı ve daha kusursuz hale getirmeye çalışmaktan biraz vazgeçmek. Wellness kültürünün son yıllardaki en belirgin özelliklerinden biri, sağlığı ölçülebilir hale getirmesi oldu. Bunun elbette faydalı tarafları var.
KISA BİR MOLA VERİN
DÜZENLİ hareket etmek, uyku düzenini fark etmek veya beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek için veriler işe yarayabiliyor. Fakat bir noktadan sonra sağlıklı yaşamak, sağlıklı hissetmekten çok iyi skor almakla ilişkilendirilmeye başladı. Sekiz saat uyudunuz ama uygulama uykunuzun verimsiz olduğunu söylüyor. Spor yaptınız ama günlük hareket hedefiniz tamamlanmadı. Sağlıklı bir yemek yediniz ama protein hedefinizin altında kaldınız. Derken oldukça sıradan bir salı günü bile performans değerlendirmesine dönüşebiliyor. Anti-optimization tam olarak bu noktaya itiraz ediyor. Anti-optimization, sağlıklı yaşamın bütün kurallarını çöpe atmak ya da hiçbir şeyi önemsememek anlamına gelmiyor. Daha çok, her şeyi sürekli iyileştirmeye çalışma fikrine mesafeli durmak demek. Bu yaklaşım, vücudun her gün aynı performansı göstermesinin mümkün olmadığını kabul ediyor. Bazen sekiz saat uyuyup yine de yorgun uyanabilirsiniz. Bazen spor yapmak yerine koltuğa uzanmak isteyebilirsiniz. Bazen de beslenme uygulamasına hiçbir şey girmek istemeden akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz. Ve bunların hepsi hayatın normal parçaları. Akıllı saatler ve yüzükler hayatımıza girdiğinden beri bedenimiz hakkında hiç olmadığı kadar çok veri görüyoruz.
ANTİ-OPTİMİZASYON
BU veriler doğru kullanıldığında oldukça işe yarayabilir. Ancak her ölçümün bir hedefe, her hedefin de daha yüksek bir skora dönüşmesi gerekmiyor. Örneğin bir gece kötü uyuduğunuzu zaten hissediyorsanız, uygulamanın bunu 64 puanla onaylaması size gerçekten ne kazandırıyor? Anti-optimization yaklaşımı burada teknolojiyi tamamen reddetmiyor. Sadece teknolojinin hayatı yönetmesi yerine hayatı anlamaya yardımcı olması gerektiğini savunuyor.

