BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast hazırlığı iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 2 albay ve bir binbaşının ifadeleri Çukurambar'daki sır perdesini araladı ama kuşku bulutlarını dağıtmadı. Üç asker serbest bırakıldı ama soruşturmanın "silahlı örgüt kurmak ve yönetmek", "örgüt faaliyeti çerçevesinde hükümete karşı suça teşebbüs" suçlamalarını kapsaması, olayın çok daha büyük boyutlu olabileceğine işaret etti. Soruşturmanın bundan sonraki yönünü, Seferberlik Bölge Komutanlığı'nda yapılan ve tutanağa geçirilen belgelerin içeriği belirleyecek. Serbest bırakılan üç askerin ifadelerinden yansıyanlar ana hatlarıyla şöyle:
SÖZLÜ EMİRLE
Çukurambar'da yakalanan iki subayın, bilgi sızdırdığından şüphelenilen Genelkurmay Eğitim Doktrin Komutanlığı'nda görevli kurmay albay Baki K'yı şifahi emirle izlediklerini söyledikleri öğrenildi.
Seferberlik Bölge Başkanı Albay Yusuf A'nın "Arkadaşlar bilgi sızdıran bir arkadaşı takip ediyorlardı. 1 yıldan beri izlememize rağmen ya bu süre içerisinde ya bilgi sızdırmadığından ya da bilgi vermediğinden sonuç alamadık. Bu izleme görevini bizzat ben verdim. Bu emri de ben üst komutanlarımdan aldım" dediği öğrenildi.
POLİSLER KOYDU
Çukarambar'da ihbar üzerine yakalanan Albay Erkan Y.B'nin, Arınç'ın evinin adresinin bulunduğu pusula için şu iddiada bulunduğu öğrenildi: "Olay yerinde biz polisler ile beklerken başım üşüdüğü için cebimden beremi çıkarmak istedim. Çıkarırken üzerinde 1424 Cadde Feza A. yazan not cebimden düştü. Ben eğilirken polis benimle birlikte eğildi. Ben yerden kağıdı alıp notu da polise gösterdim. Hava karanlık olduğundan kağıdın niteliğini tam göremedim. Benden düştüğü için alıp cebime koydum. Sonra elim cebimdeyken elimi cebimden çıkardığımda kağıt da elimdeydi. Su içmek için kapağı açtım. Kapak ve kağıt sağ elimdeydi. Polis 'aç elini' dedi. Hatta 'yutacak' diyerek üzerime atladılar. Bulunan bu pusula bana ait değildir. Kime ait olduğunu bilmiyorum. Montumun sağ yan cebime nasıl girdiğini bilmiyorum. O ana kadar üzerimde böyle bir not yoktu. Polisler bizi arabadan çıkardığında ellerimi arkaya çevirip kelepçelediler. O anda üst araması da yaptılar. Bu kağıdı kesinlikle polisler cebime koymuştur. Kanaatimce polisler ihbarın devamında bu soruşturmayı derinleştirebilmek için benim cebime böyle bir kağıt koymuşlardır."
Albayla birlikte yakalanan Binbaşı İbrahim G'nin ise olay anını şöyle anlattığı belirtildi: "Erkan albayın elinden tuttular. 'Elinde bir şey var' diye birisi bağırdı Sonra elini açıp elinden bir şey aldılar. Ben ne olduğunu göremedim. Erkan albayım bu şeyi yemeye çalışmadı."
Albay Erkan Yılmaz B.'nin ayrıca "İzlediğim kurmay albay Baki K'nın evini biliyorum. Böyle bir adresi taşımama gerek yok. Pusuladaki adreste kimin oturduğunu ve adresin neresi olduğunu da bilmiyorum" dediği kaydedildi.
İbrahim G.'nin ilginç bir iddiada bulunduğu öğrenildi. İbrahim G'nin, "Erkan Albay'dan çıktı söylenen adresin aynısı polis arabasında da başka bir kağıtta vardı" iddiasında bulunduğu öğrenildi. İbrahim G.'nin "Bunu niye tutanak tutulurken söylemedin" diye sorulunca, "Aklıma getiremedim" yanıtını verdiği öğrenildi.
