KONUK YAZAR BÜLENT ERANDAÇ
İYİ Parti'de Ümit Özdağ'ın FETÖ iddialarıyla başlayan kavga büyüyor. Partide dağılma süreci başlatan gelişmeleri aşama aşama şöyle değerlendirebiliriz: Ümit Özdağ, Teşkilat Başkanı Koray Aydın'ın çıkardığı kara liste ile devre dışı bırakıldı. Aday olmadığı halde Adana Milletvekili İsmail Koncuk da bu listeye konmuştu. Kongre devam ederken aniden, "İlk 75'te de olsa tercih edilmeyecekler" listesi dağıtılmaya başladı. O listede Hayrettin Nuhoğlu, Feridun Bahşi, Aytun Çıray, Yavuz Temizel, Ümit Özdağ, Aylin Cesur, Aydın Adnan Sezgin, Berna Biçer, İsmail Koncuk, Ayhan Erel yer aldı. Feridun Bahşi, Aytun Çıray, Yavuz Temizel, Ümit Özdağ, Berna Biçer ve İsmail Koncuk ne Genel İdare Kurulu'na ne de Merkez Disiplin Kurulu'na giremedi. Çizik yiyen diğer isimlerden Aylin Cesur, Hayrettin Nuhoğlu, Ayhan Erel ve Aydın Adnan Sezgin, Genel İdare Kurulu'na yedek üye seçildi. MORALİ BOZULAN ÜMİT ÖZDAĞ, parti içinde FETÖ bağlantılarını deşifre etti. Adana Milletvekili İsmail Koncuk ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray kongre sonrası yaptıkları paylaşımlarla duruma tepki gösterdiler.
OLAYLARIN PERDE ARKASI
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ'ın CHP-HDP-İP-SP arasında gizli şekilde 'Yeni Anayasa' hazırladıkları iddiası, siyasetin iç dinamiklerinde deprem etkisi yarattı. CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu'nun, "Bu çalışma yapıldı, dört parti de katıldı" sözleri, Millet İttifakı'nı yangın yerine çevirdi. Özdağ'ın arka arkaya yaptığı açıklamalar, CHP platformu üzerinde oluşturulan Millet İttifakı'nın perde gerisinde çok tehlikeli temaslar ve hazırlıklar yaptıklarını ortaya çıkarıyor. Özdağ, önce İYİ Parti içindeki FETÖ networkunu deşifre etti. Son yaptığı, "2018'de CHP, İYİ Parti, HDP ve Saadet Partisi'nin ortak anayasa çalışması yaptı' sözleri üzerine başlayan tartışmalar sürüyor. Millet İttifakı'nın sırları birer birer ortaya dökülüyor. Millet İttifakı'nın perde gerisindeki sırlarını anlatmadan önce, tartışmaların odağında bulunan, İHANET ANAYASASININ SENARYOSUNU yazan CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu'nu tanırsak, CHP-HDPİP- SP arasında hazırlanan yeni anayasanın, bir ihanet anayasası olduğunu daha doğru anlarız. Kaboğlu, CHP'nin dümenini ele geçiren 10 Aralıkçıların beyin takımından. 10 Aralıkçılar, 'CHP müze olsun. Kapatılsın, gerçek bir sosyal demokrat parti kurulması için CHP'nin kapatılması lazım' diyen bir kadronun önemli ismidir. OHAL kapsamında görevine son verildi. HDP'ye yakın fikirlere sahip. Kaboğlu, CHP'nin arka bahçesinde görünen Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı'nın (TUSES) çağrısı ile ortak ilkeleri belirlemek üzere toplandıklarını açıkladı. Bir gazeteye şu bilgileri verdi: Dört parti bir araya gelerek, anayasa çalışması yaptı ama ben vekil olmadan, 2018'in başında bu partilerin daha çok uzman temsilci-leri ile yapılan ortak bir yol haritası çalışmasıydı bu. Ben toplantılara başkan olarak öncülük yaptım. Toplantıda tabi ki siyasal destek de vardı. Ortak ilkeler çerçevesinde anayasa hukuku bilgi birikimiyle bir yanıt oluşturulması üzerinde çalışıldı. Şu anda sayıyı hatırlamıyorum ama böyle birkaç toplantı yapıldı. İYİ Parti bunu alıp parti içi hesaplaşmada kullandı.
İHANETİN YOL HARİTASI
CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP'nin "mahrem" yürüttüğü ve kamuoyuyla "örtülü biçimde" paylaşılacak çalışmaya dikkatle bakalım. Ümit Özdağ'ın deşifre ettiği, 4 parti tarafından hazırlanan 30 sayfalık metnin ismi, 'Anayasal Demokrasi Çalışması Yol Haritası'. İlk toplantısı 13 Ocak 2018'de yapılıyor. Bundan sonraki çalışmalar "mahremiyet ilkesine bağlı kalınarak" yürütülüyor. Yol haritasında 'Ortak İlkeler' başlığı altında "Dört siyasi partinin liderinin katılımıyla gerçekleştirilecek bilimsel bir anayasa toplantısı vesilesiyle kamuoyu ile örtülü veya açık olarak Prof. Kaboğlu başkanlığındaki komisyonun yol haritasında, 'başlangıç' metni şöyle: "Biz, Anadolu uygarlıklarının mirasçısı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin çocukları dahil kadın ve erkek yurttaşları olarak, özünde insan onurunun bulunduğu hak ve özgürlüklere dayalı, eşitlik ve barış içinde yaşayan bir toplum kurmak ve bunu gelecek kuşaklara emanet etmek amacıyla, bu Anayasayı hazırladık' gibi bir cümle ile başlamalıdır. Başlangıç, herhangi bir kişi, kurum ya da değere kutsallık atfetme ya da meşruiyet kazandırma kaygısı taşımaktan uzak, toplumu geleceğe yönelik hedeflerde birleştirici ve bütünleştirici temennilerle sınırlı, Anayasa'ya 'toplum sözleşmesi' ve ortak kimlik belgesi niteliğini kazandıracak bir içeriğe sahip olmalıdır." Burası çok önemli: 1982 tarihli, mevcut anayasanın, başlangıç bölümü şöyle: "Türk vatanı ve milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devleti'nin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkilap ve ilkeleri doğrultusunda dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde, Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milleti'ne ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı..." Kaboğlu'nun başkanlık ettiği komisyonun hazırladığı metnin ortak ilkeler bölümünde, "Türk, Türk Milleti, Yüce Türk Devleti, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk, Vatan gibi kavramlar yok...
MHP'DEN ÇOK SERT BİR AÇIKLAMA GELDİ
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman İYİ Parti'deki kriz üzerine yaptığı açıklamada, "Parti olarak zamanında dikkat çektiğimiz kirli ilişkiler ağının ortaya saçılmış olması haklılığımızın, partimize yönelik kirli operasyonların hangi eller tarafından tertip edildiğinin de bir kez daha ispatı mahiyetindedir. Türk Milliyetçilerini Kandil'in ve okyanus ötesinin piyonu haline getirme niyetlerinin ürünü olan İP'nin, PKK'nın siyasi ayağı olan HDP ile gerçekleştirdiği ittifak da gün gibi ortadadır. CHP'yi aradan çıkarttığınızda HDP ile İP baş başadır. Kirli ilişkiler ağındaki aracıları çıkarttığınızda FETÖ ile İP aynı masadadır. Kenti Genel Başkan Yardımcısının ifadesi ile "FETÖ'nün desteğini alan" hanımefendinin partisinden kötü kokular gelmektedir. Cenap Şehabettin ne de güzel ifade etmektedir: 'Gerçeğin en büyük dostu zaman, en büyük düşmanı tarafgirliktir.' Yani gerçekler zamanla anlaşılır" dedi.
İHANET TOPLANTILARININ SES KAYITLARI
İYİ Parti ile yollarını ayıran eski tanıtım ve medya başkan yardımcısı Adem Taşkaya'dan çağrı geldi. Taşkaya, Twitter'dan paylaştığı mesajda elinde ses kayıtları olduğunu öne sürdü. Taşkaya, "Buradan İYİ Parti'nin palavracı kurmaylarına sesleniyorum! Gizlice anayasa hazırladığınız yalansa beni savcılığa verin. Ses kayıtlarını ve daha vahim olan şeyleri yüce Türk mahkemelerine vermekten ve maskelerinizi düşürmekten şeref duyarım" dedi.

