Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ziraat Bankası 4. Tarım Ekosistemi Buluşması'nda, "Bu yıl tarım ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi, depolanması ile bireysel sulamadan oluşan 7 bin 160 projeye 10,2 milyar lira hibe sağlayacağız" dedi. Tarihin en zor dönemlerinde çiftçinin, esnafın, tüccarın ve girişimcinin yanında yer alan bankanın milletin gönlündeki yerinin çok farklı olduğunu belirten Erdoğan, Ziraat Bankası'nın kullandırdığı tarım kredilerinin 700 milyar lirayı aştığını ifade etti.
10 YILA KADAR VADE İMKANI
Ziraat Bankasının sektörün kredi ihtiyacının yüzde 71'ini tek başına karşıladığına dikkati çeken Erdoğan, ihtiyaç duyulan her an çiftçinin, sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının yanında olmayı sürdüreceğine inandığını sözlerine ekledi. Bu yıl tarım ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi, depolanması ile bireysel sulamadan oluşan 7 bin 160 projeye 10,2 milyar lira hibe sağlanacağını müjdeleyen Erdoğan, "Bir başka kırsal kalkınma programı olan IPARD'la da şimdiye kadar toplam bütçesi 301 milyon avro olan 6 çağrıya çıktık. İncelenmesi tamamlanan 1408 projeye toplam 9,8 milyar lira hibe desteği vereceğiz. Sadece bu yıl 138 milyon avro bütçeyle 5 yeni çağrıya çıkacağız. 10 dekarın altındaki sera yatırımlarının finansmanı için 1 yıla kadar ana para ödemesiz toplam 10 yıla kadar vadeli 10 milyon lira kredi imkanı sunuyoruz" diye konuştu.
"İTİRAF ETMEYE BAŞLADILAR"
Başkan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturmasına ilişkin, "Yıllarca beraber yol yürüdükleri, iş tuttukları, belediyelerde üst düzey görev verdikleri arkadaşları, İstanbul'un imkanlarının nasıl yağmalandığını, nasıl birilerine peşkeş çekildiğini açıkça itiraf etmeye başladılar." dedi. Türkiye'deki toksik muhalefet anlayışına sık sık dikkati çektiğini, bunun Türkiye'ye verdiği zararlardan bahsettiğini anımsatan Erdoğan, Türkiye her alanda çağ atlarken muhalefetin bilhassa da ana muhalefetin kronikleşen kalite sorunundan rahatsız olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Yıllar geçiyor, aktörler değişiyor fakat muhalefetin zihniyetinde hiçbir şey değişmiyor. Rakamları çarpıtma, bir bardak suda fırtına koparma alışkanlıklarından maalesef vazgeçmiyorlar. Buna krediler meselesinde de şahitlik ediyoruz. Sürekli güncelledikleri rakamlarla, 'Çiftçinin şu kadar borcu var' diyerek güya ülke ekonomisini ve ekonomi programımızı kötüleme gayretindeler. Oysa çizdikleri karamsar tabloyla gerçekler arasında ciddi fark var" diye konuştu.
"DEMOKRASİ DİLENİYORLAR"
İBB'nin halka hizmet için harcaması gereken kaynakları siyaseti dizayn etmek için pervasızca kullandığının tek tek deşifre olduğunu dile getiren Erdoğan, "Heybedeki irili ufaklı turplar da ahtapotun farklı yerlere uzanan kolları da yine bizzat kendi arkadaşları tarafından birer birer ortaya çıkartılıyor. İstanbul'u zehir bir sarmaşık misali saran suç örgütünün kimleri haraca, kimleri maaşa bağladığı yavaş yavaş belli oluyor. Daha iki yıl öncesine kadar Türkiye'yi yönetmeye layık gördükleri şahısla ilgili söylediklerini duydukça 'Allah bu milletin yüzüne bakmış' diyoruz. Gündemlerinde ne millet, unutmayın ne çiftçi var. Şaibeyle yatıp butlanla kalkıyorlar" şeklinde konuştu. Erdoğan, "Meselenin daha hazin tarafı şudur: Lafa gelince Kuvayımilliyeci olmakla övünen partinin genel başkanı, yabancı siyasetçilerden demokrasi dileniyor, huzurlarında el pençe divan durup bizi sıkıştırmaları için onlardan ricada bulunuyor. Hasılı millete ve memlekete hiçbir faydaları olmadığı gibi bir de toksik siyasetleriyle Türkiye'ye ve ülkemizin ekonomisine zarar veriyorlar. Sonra da çıkıp Meclis kürsüsünde mazot bidonuyla halkçılık yapıyorlar. Ne diyelim, Rabb'im ülkemizi ve milletimizi bunların insafına bırakmasın" ifadelerini kullandı.

