Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen NextGen- COP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı'na katılan COP31 Başkanı ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, önemli değerlendirmelerde bulundu.
"FARKINDALIK OLUŞMALI"
Bakan Murat Kurum, "2030 yılına kadar iklim değişikliğinin eğitim müfredatına entegre edilmesini istiyoruz. Eylem gündeminden başlıklardan bir tanesi. Yine 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir iklim farkındalığının oluşturulmasını da hedefliyoruz. Biz COP31'e yalnızca dünyanın ne yapması gerektiğini anlatmak için hazırlanmıyoruz. Kendi bu anlamda ev ödevini yapan hedeflerini mevzuatla ve sahadaki uygulamayla destekleyen bir Türkiye olarak hazırlanıyoruz; bununla da gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
"COP31'İN FRAGMANIYDI"
Bakan Kurum, "Burada adeta COP31'in fragmanını görüyoruz. Bu aslında bizim COP31 için ortaya koyduğumuz yaklaşımı çok güzel özetliyor. Aynı masada konuşacağız ama kalıp durmayacağız. Hafta boyunca 6 müzakere bloğunun hazırladığı önerileri Genel Kurul'da ele alacağız. Nihai anlaşmayı da hep birlikte onaylayacaksınız. COP31'de 196 ülkenin geleceği 100 bini aşkın ziyaretçinin katılacağı, yıllardır yapılan müzakerelerle alınacak kararlara ilişkin, siz orada Antalya'daki Antalya antlaşmasına ilişkin metnin taslağını geleceğin karar vericileri olarak sizler oluşturacaksınız" şeklinde konuştu. Nepal'de yaşanan sel felaketiyle iklim krizinin geldiği boyuta dikkat çeken Bakan Kurum, "Bildiğiniz gibi, Nepal'de çok ağır bir sel felaketi yaşandı. Yüzlerce kayıp var; evler yıkıldı, ocaklar söndü. Ben tüm insanlığa baş sağlığı diliyor, geride kalan acılı ailelerin yanında olduğumuzu ifade ediyorum. Buradan çıkarılacak bir ders var. Bu sel felaketinin tek nedeni buzulların erimesi, kopan parçaların sıvılaşması ve taşkının kentlere doğru akması... İşte bizi bir araya getiren neden de bu... Çünkü o buzulları koparan ve felaketlere yol açan İklim değişikliği, hepimizin, tüm insanlığın ortak meselesidir" dedi.
DİYALOG, UZLAŞI VE EYLEM
"Adil iklim diplomasisi"ne dikkati çeken Kurum, "Bu olgu, farklı imkânlara sahip ülkelerin aynı hedefe, kendi koşulları içinde ilerleyebilmesini sağlayacak yolları sonuna kadar açmaktır. Ve inşallah biz, bu kapıları, o ülkeler için, cop31 sürecinde sonuna kadar açacağız. Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapacağız. İlk andan itibaren; Başkanlığımızın yaklaşımını üç temel ilke üzerine kurduk: Diyalog. Uzlaşı. Eylem. Paris Anlaşması'nın ikinci on yılında temel sınavımızın artık uygulama olduğuna inanıyoruz. Alınan kararları sahaya taşımamız, hedefleri yatırımlarla buluşturmamız ve insanların günlük hayatında karşılığı olan sonuçlar üretmemiz gerekiyor. COP31'de Türkiye, Başkanlığı ve Eylem Gündemini yürütecek; Avustralya ise müzakere sürecinde özel bir sorumluluk üstlenecek. Pasifik ülkeleri de bu sürecin önemli bir parçası olacak. Böylece Akdeniz'den Pasifik'e uzanan, farklı coğrafyaları ortak bir iklim iradesinde buluşturan özgün bir iş birliği modeli ortaya koyuyoruz. Türk diplomasisinin tarih boyunca güç aldığı nokta da budur: Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında; farklı sesleri dinlemek ve ortak bir yol açabilmek. Sizlerin buradan almasını istediğim diplomasi dersi şudur: Masada bir tarafı yenmek için uğraşmayın, masadaki herkesin kazanmasını sağlayın ve kardeşler olarak kalkın" şeklinde konuştu.

