Çoğumuz gün içerisinde pek çok insanla yakın iletişim içinde oluyoruz.
Her konuştuğumuzda veya yaklaştığımızda, kötü kokan bir nefesimizin olduğu düşüncesi ilişkilerimizi etkileyip sosyal bir sorun haline gelebiliyor.
Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Cansu Büyük, "Dünyada dört kişiden üçü ağız kokusundan şikayet etmektedir. Ağız kokusu bir hastalık değildir. Tüketilen sarımsak, soğan gibi yiyeceklere bağlı olarak ortaya çıkan ya da sabah uyanıldığında sindirim sisteminde biriken gazlar ve dil sırtında çoğalan bakterilerin oluşturduğu sülfürlü bileşenler nedeniyle görülebilen ağız kokusu; fizyolojiktir ve tedavi gerektirmez.
Dişler ve dil sırtının fırçalanması sonrasında ortadan kalkar. Yiyeceklerden ve zamandan bağımsız olarak uzun süredir devam eden, kişinin kendisi veya yakını tarafından fark edilen kötü ağız kokusu ise, bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu tip bir ağız kokusu ihmal edilmemeli, ağız gargaraları, spreyler ve sakızlar ile maskelenmemelidir. Altta yatan etken tespit edilmediğinde daha büyük sorunlarla karşılaşılabilmektedir" dedi.

