• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C

Çocuğa ‘hayır’ demeyi öğretin!

Çocuğa ‘hayır’ demeyi öğretin!

03.07.2018, 17:42

Çocuğa kötü, yanlış dokunmanın ne demek olduğu, hayır diyebilmeyi, istismar durumlarını tanımalarını, uygun bir yolla tepki göstermelerini ve böyle bir durumda güvendikleri bir erişkine olayı anlatmalarının öğretilmesi gerekiyor

Çocuğunun cinsel istismarla karşılaşması her anne babanın en büyük korkusu.
Çocuklar tam olarak dile getiremese de, istismarın etkilerini bir ömür boyu taşıyabiliyorlar.
Psikolog Seren Öztoprak, yaş kaç olursa olsun cinsel istismarın en zorlayıcı travmalardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Peki, istismara uğrayan çocukların davranışlarında ne tip değişiklikler görülüyor?
Bu durumla karşı karşıya kalan çocuklarda işaretler yaş gruplarına göre değişiyor.

İDRAR YOLU EN FEKSİYONU

Özellikle okul öncesi çocukların bilişsel ve dil gelişimleri yeterli olmadığı için değerlendirilmeleri de hem daha farklı hem de daha güç oluyor.
Psikolog Seren Öztoprak, cinsel organların çevresindeki değişikliklerden tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına kadar pek çok farklı tıbbi yakınmaların olabileceğini söylüyor.

KORUMANIN EN ETKİN YOLU ÖNLEM ALMAK

Bu anlamda, anne ve babalar, eğitimciler, çocuk bakımı ile ilgili kurum çalışanları, hukukçular, emniyet mensupları, sosyal hizmet uzmanları, hastanede çalışan tüm sağlık personelinin istismarın önlenebilmesi için eğitilmesi son derece önem taşıyor.
Ancak bu konuda bilinmesi gereken en önemli şey, cinsel istismardan çocuğu korumanın en etkin yolu oluşmasını önlemek. Öztoprak, bu anlamda, çocuğa kötü, yanlış dokunmanın ne demek olduğu, hayır diyebilmeyi, istismar durumlarını tanımalarını, uygun bir yolla tepki göstermelerini ve böyle bir durumda güvendikleri bir erişkine olayı anlatmalarının öğretilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

KORKU NEDENİYLE GİZLENİYOR

Cinsel istismara uğramış çocuk; kendisine inanılmayacağından, başının derde gireceğini düşündüğünden ve istismarcının tehditlerinden korktuğu için istismarcıyı koruma eğilimine gidebiliyor.
Çocuklukta cinsel istismara maruz kalanlar çoğunlukla bu durumu ifade etmenin yolunu arasalar da aile korkusu, utanç ve kaygı nedeniyle yaşadıklarını ailesi ile paylaşmaktan kaçınabiliyor. Hatta bu durumu yıllar sonra bile aile bireylerinden herhangi biriyle konuşmakta zorlanabiliyor.
Özellikle de erkeklerin paylaşma olasılığı kızlara göre daha düşük oluyor.

ÜÇ FARKLI DÜŞÜNCE MODELİ GELİŞTİRİYOR

Çocukların sonraki hayatlarında yaşadıkları bu duruma üç farklı biçimde tepki gösterdiklerini anlatan Psikolog Seren Öztoprak şu bilgileri veriyor:

"Kendi kendilerine 'Ben kurban oldum ve bütün hayatım boyunca kurban olarak kalacağım' diye düşünebiliyor. Ya da 'Yeniden kurban olmayacağım ve yaşam kurban ve tacizcilerden oluştuğuna göre ben tacizci olacağım' diyebiliyor veya 'Bu deneyimi yaşadığım diğer deneyimlerle bütünleştirebilirim ve ikisi de olmayacağım' kararını alabiliyor. Bu durumda doğru kararı alabilmeleri açısından destek çok büyük önem taşıyor. Çünkü çocuklar psikolojik destek almazsa bir ömür boyunca, kişilik bozuklukları, cinsel sorunlar, depresyon ve anksiyete açısından risk altında kalıyor."

MUTLAKA PROFESYONEL YARDIM GEREKİYOR

Aile desteği ve güçlü akran ilişkileri psikolojik destek açısından oldukça önem taşıyor. Ancak, cinsel tacize maruz kalan kişilerin yaşadıkları travmatik etki ve bunun sonucunda gelişen psikolojik sorunlar, psikolojik travma modeline dayalı psikoterapi yöntemleri ile ortadan kaldırılabiliyor. Psikolog Seren Öztoprak, bu nedenle mağdurların, yaşadıkları psikolojik problemlerden kurtulabilmeleri için mutlaka profesyonel yardım almaları gerektiğini belirterek, "Yaşanan cinsel taciz ile ilgili travma çalışması yapılmalıdır. Psikoterapi çalışması ile travmatik etki ve sonucunda oluşan psikolojik problemler kademe kademe azaltılabilir veya ortadan kaldırılabilir" diyor.

BU DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİKLERİNE DİKKAT EDİN

Bebeklik - 4 Yaş:
Tuvalet eğitiminde bozulmalar
Cinsel içerikli sözcükleri kullanmada artma
Cinsel organları ile fiziksel olarak aşırı uğraşma
Oyunlarında cinsel içeriğin fazla olması
Uyku bozuklukları

4 - 6 Yaş:
Korku (yetişkinlerden aşırı derecede korkma)
Cinsel içerikli sözcük ve davranışlarda artma
Cinsel ilişkiyi ayrıntılı bilme

7- 16 Yaş:
Okul başarısında düşme
Korku (özellikle yetişkinlerden)
Depresif belirtiler
Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri
Yaşa uygun olmayan davranışlarda artma (anne ya da abla davranışı gösterme)
Cinsel konularla aşırı uğraşma
Cinsel saldırganlık (başkalarını cinsel ilişkiye zorlama)
Aşırı veya açıktan mastürbasyon
Evden kaçma veya eve gitmede isteksizlik
Kendine zarar verme, intihar girişimleri

Çocuğa ‘hayır’ demeyi öğretin! haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN